Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
çöreklenebilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çöreklenebilmek işi


çöreklenebilmek fiil
Anlamı:

1. -e , -e , nesnesiz , nesnesiz , -e , -e , nesnesiz , nesnesiz , Çöreklenme ihtimali veya imkânı bulunmak


çörekleniş
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çöreklenme işi


çöreklenme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çöreklenmek işi

Örnek:

1. Onu çöreklenmeye başlamış dev büyüklüğünde bir boa yılanına benzetemiyor.

1. Onu çöreklenmeye başlamış dev büyüklüğünde bir boa yılanına benzetemiyor.


çöreklenmek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Yılan halka durumunda kıvrılıp toplanmak

2. Çökmek, çömelmek

Örnek:

1. Bir sıtma nöbeti içinde titreyerek olduğu yere çöreklendi.

1. Bir sıtma nöbeti içinde titreyerek olduğu yere çöreklendi.

3. alay yollu , alay yollu , alay yollu , alay yollu , Rahat bir biçimde yayılıp oturmak

4. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Bir yerde, orada yaşayanları rahatsız etme pahasına sürekli kalmak, yerleşmek

Örnek:

1. Geldi, çöreklendi, gitmek bilmedi.

1. Geldi, çöreklendi, gitmek bilmedi.

5. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Bir duyguyu güçlü ve sürekli olarak duymak

Örnek:

1. Yıllarca beklenen bir yolcunun gecikmesinden doğan sıkıntı, ağrılarıyla içime çöreklendi.

1. Yıllarca beklenen bir yolcunun gecikmesinden doğan sıkıntı, ağrılarıyla içime çöreklendi.


çöreklik
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Çörek yapmaya elverişli olan, çörek için ayrılmış olan

Örnek:

1. Çöreklik un.

1. Çöreklik un.


çöreotu
Anlamı:

1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Çörek otu


çörkü
Anlamı:

1. isim , isim , matematik , matematik , isim , isim , matematik , matematik , Sayı boncuğu


çorlu
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , halk ağzında , halk ağzında , sıfat , sıfat , halk ağzında , halk ağzında , Hastalıklı, dertli


Çorlu
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Tekirdağ iline bağlı ilçelerden biri


Özel: Evet

Telaffuz : ço'rlu

çörten
Anlamı:

1. isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , Dam çevresindeki yağmur sularını oluklardan alıp duvar temelinden uzağa akıtan, saçak kenarlarından dışarı doğru uzanmış ağaç oluk


çörten gibi
Anlamı:

1. oluk gibi, çok gür bir biçimde


çörtü
Anlamı:

1. isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , Değirmende buğday teknesi oluğu


corum
Anlamı:

1. isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , Balık akını

2. Uskumruların büyük balıklardan korkarak kıyıya sığınması durumu


Çorum
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri


Özel: Evet

Telaffuz : ço'rum

Çorumlu
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çorum ilinden olan kimse


Özel: Evet

Çorumluluk
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çorumlu olma durumu


Özel: Evet

coşabilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Coşabilmek işi


coşabilmek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Coşma ihtimali veya imkânı bulunmak

2. Coşma becerisi bulunmak


coşku
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Genellikle büyük bir istekle ortaya çıkan geçici hayranlık veya heyecan durumu

Örnek:

1. Valinin hızı ve coşkusu, yanındakilere de bulaşıcı bir hastalık gibi sirayet ediyordu.

1. Valinin hızı ve coşkusu, yanındakilere de bulaşıcı bir hastalık gibi sirayet ediyordu.

2. Sevinç gösterileriyle beliren güçlü heyecan

Örnek:

1. Gençlerin coşkusu coşkuda kalıyor, yaratıcı bir tutarlığa bir türlü dönüşemiyordu.

1. Gençlerin coşkusu coşkuda kalıyor, yaratıcı bir tutarlığa bir türlü dönüşemiyordu.

3. ruh bilimi , ruh bilimi , ruh bilimi , ruh bilimi , Salgı bezleri ve dinamik etkinliklerle kendine özgü ilişkileri bulunan iç veya dış uyaranların kamçıladığı güçlü duygu durumu

4. felsefe , felsefe , felsefe , felsefe , Bir düşünceyle, bir duyguyla dolarak yücelme, ruhun kendini aşıp yücelmesi, heyecan


coşkulanabilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Coşkulanabilmek işi


coşkulanabilmek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Coşkulanma ihtimali veya imkânı bulunmak


coşkulandırabilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Coşkulandırabilmek işi


coşkulandırabilmek fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Coşkulandırma ihtimali veya imkânı bulunmak

2. Coşkulandırma becerisi bulunmak


coşkulandırma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Coşkulandırmak işi