Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
coşkulandırmak fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Coşkulu duruma getirmek


coşkulanma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Coşkulanmak işi


coşkulanmak fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Coşkulu duruma gelmek


coşkulu
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Coşkusu olan

Örnek:

1. Bir yandan da çaktırmamak için eskisinden daha da coşkulu bir sesle konuşmaya devam etti.

1. Bir yandan da çaktırmamak için eskisinden daha da coşkulu bir sesle konuşmaya devam etti.


coşkululuk
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Coşkulu olma durumu


coşkun
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Coşmuş olan

Örnek:

1. Hayır, sular ne kadar coşkun olsa ben giderim.

1. Hayır, sular ne kadar coşkun olsa ben giderim.

2. Coşkulu

Örnek:

1. Sevda, dedim, gönlümde bir coşkun ateş dalgalandı / Gözüm daldı, hayalimde yine binbir zevk uyandı

1. Sevda, dedim, gönlümde bir coşkun ateş dalgalandı / Gözüm daldı, hayalimde yine binbir zevk uyandı


coşkunca
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Coşkun

2. zarf , zarf , zarf , zarf , (coşku'nca) Coşkun bir biçimde


coşkunlaşma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Coşkunlaşmak işi


coşkunlaşmak fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Coşkun bir duruma gelmek


coşkunluk
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Coşkunca yapılan iş, cuşiş, cuşuhuruş

Örnek:

1. Yahya Kemal'in tarihimizi kucaklayan sevgisi, en büyük coşkunluğa İstanbul şehrinde varır.

1. Yahya Kemal'in tarihimizi kucaklayan sevgisi, en büyük coşkunluğa İstanbul şehrinde varır.


coşkusuz
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Coşkusu olmayan


coşkusuzluk
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Coşkusuz olma durumu


coşma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Coşmak işi, galeyan

Örnek:

1. Kadın bir izzetinefis coşmasına benzeyen öfke ile gözlerini açtı.

1. Kadın bir izzetinefis coşmasına benzeyen öfke ile gözlerini açtı.


coşmak fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Duygu ve düşünceleri güçlü bir tepki ile dışarı vurmak, galeyan etmek

Örnek:

1. Askerler sevgili efendilerinin yüzünü görür görmez coşuyorlar.

1. Askerler sevgili efendilerinin yüzünü görür görmez coşuyorlar.

2. Doğa olaylarından herhangi biri birdenbire çoğalıp hızlanmak

Örnek:

1. Coşan sele dur diyorsun sen, dadı.

1. Coşan sele dur diyorsun sen, dadı.

3. Heyecanlanmak, içten içe kaynamak, aşırı duygulanmak


coşturabilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Coşturabilmek işi


coşturabilmek fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Coşturma ihtimali veya imkânı bulunmak

2. Coşturmaya gücü yetmek

3. Coşturma becerisi bulunmak


coşturma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Coşturmak işi


coşturmak fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Coşmasını sağlamak, coşmasına yol açmak

Örnek:

1. Oralarda âşıklar, halkı coşturmak için ozanların kopuzlarını çalıyorlar.

1. Oralarda âşıklar, halkı coşturmak için ozanların kopuzlarını çalıyorlar.


coşturulma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Coşturulmak işine konu olmak


coşturulmak fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Coşma işi yaptırılmak


coşum
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Coşma işi


coşumcu
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Coşan kimse

Örnek:

1. Coşumculara vergi bir nitelikle, kurtuluşu içinde yaşadığı kentin düşsel zamanlarına yönelik bir tutkuda arar.

1. Coşumculara vergi bir nitelikle, kurtuluşu içinde yaşadığı kentin düşsel zamanlarına yönelik bir tutkuda arar.


coşumculuk
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Coşumcu olma durumu


coşuntu
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Coşku, heyecanlı davranış


coşuş
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Coşma işi