Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
coşuverme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Coşuvermek işi


coşuvermek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Çabucak veya ansızın coşmak


Telaffuz : coşu'vermek

çotanak
Anlamı:

1. isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , Üzerinde birçok fındık bulunan dal


çotira
Anlamı:

1. isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , Çotiragillerden, dikenli, sert pullu, kısa ve geniş, siyaha yakın esmer bir balık (Balistes capriscus)


Telaffuz : çoti'ra

çotiragiller
Anlamı:

1. isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , Örnek hayvanı çotira olan kemikli balıklar familyası


çotra
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Ağaçtan yapılmış küçük su kabı

Örnek:

1. Elime çotranın yanındaki bir balta geçti.

1. Elime çotranın yanındaki bir balta geçti.


Lisan : Rumca

Telaffuz : ço'tra

çotuk
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Dışarıda kalmış ağaç kökü

2. Kesilen ağacın topraktan yukarıda kalan bölümü

3. Asma kütüğü, tevek


çöven
Anlamı:

1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Kökü ve dalları, suyu sabun katılmış gibi köpürten, kir temizleyici bir bitki, sabun otu, helvacı kökü (Saponaria officinalis)

2. Çevgen


çöz

İlgili Kelimeler:

çöz yağı

Anlamı:

1. isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , Bumbar, bağırsak

2. Bumbarın yağı


çöz yağı
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Karın boşluğundaki sindirim organları üzerinde bulunan ve onların üzerinden sıyrılarak veya kesilerek alınan yağ


çözdürebilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çözdürebilmek işi


çözdürebilmek fiil
Anlamı:

1. -e , -e , -i , -i , -e , -e , -i , -i , Çözdürme ihtimali veya imkânı bulunmak

2. Çözdürmeye gücü yetmek


çözdürme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çözdürmek işi


çözdürmek fiil
Anlamı:

1. -e , -e , -i , -i , -e , -e , -i , -i , Çözme işini yaptırmak


çözdürülebilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çözdürülebilmek işi


çözdürülebilmek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Çözdürülme ihtimali veya imkânı bulunmak


çözdürülme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çözdürülmek işi


çözdürülmek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Çözülmesi sağlanmak


çözebilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çözebilmek işi


çözebilmek fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Çözme ihtimali veya imkânı bulunmak

Örnek:

1. Bu ipoteği çözmek sizin elinizde! Bir tek siz çözebilirsiniz onu!

1. Bu ipoteği çözmek sizin elinizde! Bir tek siz çözebilirsiniz onu!

2. Çözme becerisi bulunmak


çözelti
Anlamı:

1. isim , isim , kimya , kimya , isim , isim , kimya , kimya , Çözünme sonucu ortaya çıkan madde


çözgü
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Dokumacılıkta atkıların geçirildiği uzunlamasına ipler, arış (II)


çözgün
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Çözülmüş, dağılmış

2. Erimeye başlamış, yumuşamış (kar, buz)


çözgünlük
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çözgün olma durumu

Örnek:

1. Bırakılırsa her şey çözgünlüğe doğru gidecektir.

1. Bırakılırsa her şey çözgünlüğe doğru gidecektir.


çözme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çözmek işi

Örnek:

1. Bu çeşitten karmaşık soruları bir çırpıda çözmeye kalkışacak değilim buracıkta.

1. Bu çeşitten karmaşık soruları bir çırpıda çözmeye kalkışacak değilim buracıkta.

2. El tezgâhlarında dokunan, genellikle yatak, yorgan çarşafı yapmakta kullanılan ince bez