Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
çoraklaştırmak fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Çorak duruma getirmek


çoraklık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Toprağın verimli olmama durumu

2. Suyun acı olma durumu


çorap

İlgili Kelimeler:

külotlu çorap, varis çorabı

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Pamuk, yün vb.nden örülen, ayağa giyilen giyecek

Örnek:

1. Varlıklı kadın ve erkekler naylon çorap giyiyorlardı.

1. Varlıklı kadın ve erkekler naylon çorap giyiyorlardı.


Lisan : Farsça cūrāb

çorap kaçmak
Anlamı:

1. çorabın bir teli kopup örgüsü uzunlamasına açılmak


çorap söküğü gibi gitmek (veya gelmek)
Anlamı:

1. başlayan bir iş veya birbirine bağlı birçok iş arka arkaya ve kolayca sürüp gitmek


çorapçı
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çorap ören veya satan kimse


çorapçılık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çorapçının yaptığı iş


çorba

İlgili Kelimeler:

çorba kaşığı, çorba tabağı, egzotik çorba, ekşili çorba, hazır çorba, terbiyeli çorba, bahçıvan çorbası, balık çorbası, borç çorbası, bulgur çorbası, dalyan çorbası, domates çorbası, düğün çorbası, ezogelin çorbası, hamsi çorbası, hamur çorbası, işkembe çorbası, karalahana çorbası, kış çorbası, köylü çorbası, kuskus çorbası, mantar çorbası, mercimek çorbası, patates çorbası, pirinç çorbası, sebze çorbası, süt çorbası, şehriye çorbası, tandır çorbası, tarhana çorbası, Tatar çorbası, toyga çorbası, un çorbası, yarma çorbası, yayla çorbası, yoğurt çorbası

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Sebze, tahıl, et vb. ile hazırlanan sıcak, sulu içecek

2. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , İçinden çıkılmaz durum


Lisan : Farsça şūrbā

çorba etmek
Anlamı:

1. karıştırmak


Ön Takı : (bir şeyi)

çorba gibi
Anlamı:

1. pek sulu (yemek)

2. karmakarışık


çorba içmeye çağırmak
Anlamı:

1. yemek yemeye çağırmak


çorba kaşığı
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Yemek yerken kullanılan tatlı kaşığından büyük kaşık


çorba olmak (veya çorbaya dönmek)
Anlamı:

1. bir iş karmakarışık duruma gelmek, içinden çıkılmaz bir durum almak


çorba tabağı
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çorba konmak için yapılan özel tabak


çorbacı
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çorba pişirip satan kimse

2. denizcilik , denizcilik , denizcilik , denizcilik , Tayfaların gemi sahibine verdikleri ad

3. tarih , tarih , tarih , tarih , Taşrada halkın Hristiyan ileri gelenlerine verdiği unvan

Örnek:

1. İstasyonda bir çorbacı ve köylü kalabalığı kaynaşıyor.

1. İstasyonda bir çorbacı ve köylü kalabalığı kaynaşıyor.

4. tarih , tarih , tarih , tarih , Yeniçerilerde bir birlik komutanı


çorbacılık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çorbacının yaptığı iş


çorbada tuzu (veya maydanozu) bulunmak
Anlamı:

1. bir iş veya görevde az da olsa emeği geçmiş olmak

Örnek:

1. Çorbada tuzum bulunsun diyen para, eşya yağdırmıştı.

1. Çorbada tuzum bulunsun diyen para, eşya yağdırmıştı.


çorbalık
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Çorba pişirmeye yarar

Örnek:

1. Çorbalık pirinç.

1. Çorbalık pirinç.


çorbaya sinek düşmek
Anlamı:

1. işin tadı kaçmak, yeteri kadar iyi ve güzel olmadığı anlaşılmak

Örnek:

1. Bu canım yolların, bu sevimli yapıların harcına dünyamızdan nasibini almamış yüz binlerce insanın alın teri karıştığı akla gelince çorbaya sinek düşüyor.

1. Bu canım yolların, bu sevimli yapıların harcına dünyamızdan nasibini almamış yüz binlerce insanın alın teri karıştığı akla gelince çorbaya sinek düşüyor.


çördek
Anlamı:

1. isim , isim , denizcilik , denizcilik , isim , isim , denizcilik , denizcilik , Gabya mantileri üzerine bağlanan palanga, flok ve yan yelkenleri kandilisası


çörek

İlgili Kelimeler:

çörek mantarı, çörek otu, ay çöreği, kandil çöreği, kül çöreği, paskalya çöreği, tandır çöreği

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Az yağlı, bazen şekerli ve yumurtalı, gevrekçe bir hamur işi

Örnek:

1. Kahve ile çörek yiyerek çok iştahlı bir kahvaltı yapmıştır.

1. Kahve ile çörek yiyerek çok iştahlı bir kahvaltı yapmıştır.

2. gök bilimi , gök bilimi , gök bilimi , gök bilimi , Kurs (I)


çörek mantarı
Anlamı:

1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Ormanlık alanlarda yetişen bir tür mantar


çörek otu
Anlamı:

1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Düğün çiçeğigillerden, çiçekleri sapının ucunda bulunan otsu bir bitki, karacaot, çöreotu (Nigella damascena)

2. Bu bitkinin hamur işlerine lezzet ve koku vermek için ekilen, susam iriliğindeki siyah tohumu, çöreotu


çörekçi
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çörek yapan veya satan kimse


çörekçilik
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çörekçinin yaptığı iş