1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Yılan halka durumunda kıvrılıp toplanmak
2. Çökmek, çömelmek
1. Bir sıtma nöbeti içinde titreyerek olduğu yere çöreklendi.
1. Bir sıtma nöbeti içinde titreyerek olduğu yere çöreklendi.
3. alay yollu , alay yollu , alay yollu , alay yollu , Rahat bir biçimde yayılıp oturmak
4. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Bir yerde, orada yaşayanları rahatsız etme pahasına sürekli kalmak, yerleşmek
1. Geldi, çöreklendi, gitmek bilmedi.
1. Geldi, çöreklendi, gitmek bilmedi.
5. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Bir duyguyu güçlü ve sürekli olarak duymak
1. Yıllarca beklenen bir yolcunun gecikmesinden doğan sıkıntı, ağrılarıyla içime çöreklendi.
1. Yıllarca beklenen bir yolcunun gecikmesinden doğan sıkıntı, ağrılarıyla içime çöreklendi.