çöreklenmek

fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Yılan halka durumunda kıvrılıp toplanmak

2. Çökmek, çömelmek

Örnek:

1. Bir sıtma nöbeti içinde titreyerek olduğu yere çöreklendi.

1. Bir sıtma nöbeti içinde titreyerek olduğu yere çöreklendi.

3. alay yollu , alay yollu , alay yollu , alay yollu , Rahat bir biçimde yayılıp oturmak

4. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Bir yerde, orada yaşayanları rahatsız etme pahasına sürekli kalmak, yerleşmek

Örnek:

1. Geldi, çöreklendi, gitmek bilmedi.

1. Geldi, çöreklendi, gitmek bilmedi.

5. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Bir duyguyu güçlü ve sürekli olarak duymak

Örnek:

1. Yıllarca beklenen bir yolcunun gecikmesinden doğan sıkıntı, ağrılarıyla içime çöreklendi.

1. Yıllarca beklenen bir yolcunun gecikmesinden doğan sıkıntı, ağrılarıyla içime çöreklendi.