Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
çöplük horozu
Anlamı:

1. isim , isim , argo , argo , isim , isim , argo , argo , Güzeli, çirkini ayırt etmeyen kadın düşkünü erkek


çöplükçü
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çöplükleri satın alarak işe yarar madde ve malzemeleri yeniden değerlendirmek için hazırlayan kimse


çöplükçülük
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çöplükçünün yaptığı iş


çopra
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kayalıklarda yaşayan, iri bıyıklı bir tatlı su balığı

2. Balık kılçığı

3. Sık çalılık veya sazlık


Lisan : Rumca

Telaffuz : ço'pra

çöpsüz

İlgili Kelimeler:

çöpsüz üzüm

Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Çöpü olmayan


çöpsüz üzüm
Anlamı:

1. isim , isim , mecaz , mecaz , isim , isim , mecaz , mecaz , Sıkıntı vermeyen, kazançlı iş

2. Birlikte yaşayacak yakınları olmayan eş

Örnek:

1. Bugüne kadar Karayamuklar ailesi tekelinde kalmış bir çöpsüz üzüm bütün nakit parası, malı ve şerefiyle rastgele birine kaptırılamazdı.

1. Bugüne kadar Karayamuklar ailesi tekelinde kalmış bir çöpsüz üzüm bütün nakit parası, malı ve şerefiyle rastgele birine kaptırılamazdı.


çöpten çelebi
Anlamı:

1. isim , isim , mecaz , mecaz , isim , isim , mecaz , mecaz , Çok zayıf, güçsüz kişi


çopur
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Yüzü çiçek hastalığından kalma küçük yara izleri taşıyan, aşırı çiçek bozuğu olan (kimse), işkembe suratlı

Örnek:

1. Etrafıma bakıyor, bu kadar insan içinde çopur yüzü, yanık dudağı...

1. Etrafıma bakıyor, bu kadar insan içinde çopur yüzü, yanık dudağı...


çopurina
Anlamı:

1. isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , İzmarite benzer bir balık


Telaffuz : çopuri'na

çopurlaşma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çopurlaşmak işi


çopurlaşmak fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Çopur duruma gelmek


çopurlaştırma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çopurlaştırmak işi


çopurlaştırmak fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Çopur duruma getirmek


çopurluk
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çiçek bozuğu olma durumu


çor
Anlamı:

1. isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , Hastalık

2. Sığır vebası


çorak
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Verimli olmayan (toprak)

Örnek:

1. Biz geçtiğimiz zamanlar Sina Çölü, Peygamber Musa'nın geçtiği zaman kadar ıssız, boş, kuru ve çoraktı.

1. Biz geçtiğimiz zamanlar Sina Çölü, Peygamber Musa'nın geçtiği zaman kadar ıssız, boş, kuru ve çoraktı.

2. Acı (su)

3. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Verimsiz, kısır

Örnek:

1. Hayatımın en acı, en yaslı ve çorak zamanları başlamış oldu.

1. Hayatımın en acı, en yaslı ve çorak zamanları başlamış oldu.

4. isim , isim , isim , isim , Toprak damlara çekilen, su geçirmeyen killi toprak

5. isim , isim , isim , isim , Bazı toprakların yüzünde beyaz bir katman durumunda toplanan ve eskiden barut yapmakta kullanılan potaslı, sutlu tuz


çoraklaşabilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çoraklaşabilmek işi


çoraklaşabilmek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Çoraklaşma ihtimali bulunmak


çoraklaşma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çoraklaşmak işi


çoraklaşmak fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Çorak duruma gelmek


çoraklaştırabilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çoraklaştırabilmek işi


çoraklaştırabilmek fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Çoraklaştırma ihtimali bulunmak

2. Çoraklaştırmaya gücü yetmek


çoraklaştırılma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çoraklaştırılmak işi


çoraklaştırılmak fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Çorak duruma getirilmek


çoraklaştırma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çoraklaştırmak işi