Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
bağırtabilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bağırtabilmek işi


bağırtabilmek fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Bağırtma ihtimali veya imkânı bulunmak

2. Bağırtma becerisi bulunmak


bağırtı
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bağırırken çıkarılan sesin adı


bağırtkan
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Çok bağırıp çağıran (kimse)

Örnek:

1. Ak sakallı, uzun boylu, bağırtkan bir ihtiyardı.

1. Ak sakallı, uzun boylu, bağırtkan bir ihtiyardı.


bağırtkanlık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bağırtkan olma durumu


bağırtlak
Anlamı:

1. isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , Orta büyüklükte, eti sevilen bir cins göçebe ördek, bozkır tavuğu (Querquedula)


bağırtma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bağırtmak işi


bağırtmak fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Bağırmasına yol açmak

2. Bir haberi, bir isteği, birinin aracılığıyla duyurmak

Örnek:

1. Tellal bağırtmak.

1. Tellal bağırtmak.


bağırttırma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bağırttırmak işi


bağırttırmak fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Bağırtma işini yaptırmak


bağış
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bağışlanan şey, yardım, hibe, teberru


bağış yapmak
Anlamı:

1. yardım etmek


bağışçı
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bağış yapan kimse


bağışçılık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bağışçı olma durumu


bağışık

İlgili Kelimeler:

bağışık serum

Anlamı:

1. sıfat , sıfat , halk ağzında , halk ağzında , sıfat , sıfat , halk ağzında , halk ağzında , Herhangi bir ödevin veya yükümlülüğün dışında kalan, muaf

2. tıp , tıp , tıp , tıp , Bazı mikroplara karşı aşı veya doğal yolla direnç kazanmış olan

Örnek:

1. Çiçek aşısı, çiçek hastalığına karşı insanı bağışık kılar.

1. Çiçek aşısı, çiçek hastalığına karşı insanı bağışık kılar.


bağışık serum
Anlamı:

1. isim , isim , tıp , tıp , isim , isim , tıp , tıp , Bulaşıcı hastalıklara yol açan mikroorganizmalara veya zehirli maddelere karşı bileşiminde özgül etkili antikorlar bulunan kan serumu, antiserum


bağışıklık

İlgili Kelimeler:

bağışıklık bilimi, öz bağışıklık

Anlamı:

1. isim , isim , tıp , tıp , isim , isim , tıp , tıp , Bazı mikroplara karşı aşı veya doğal yolla kazanılmış direnç durumu


bağışıklık bilimci
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bağışıklık bilimi ile uğraşan, immünolojist


bağışıklık bilimi
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bağışıklık olaylarının ortaya çıkma şartlarını, gelişimini, alınabilecek önlemleri ve yapılabilecek tedaviyi inceleyen tıp dalı, immünoloji


bağışıklık bilimsel
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bağışıklık bilimi ile ilgili, immünolojik


bağışıklık kazanmak
Anlamı:

1. bazı mikroplara karşı aşı veya doğal yolla dirençli duruma gelmek

2. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , korunaklı olmak

Örnek:

1. Bu tehditlere karşı bağışıklık kazanmak hususunda şaşılası bir yetiye de sahiptiler.

1. Bu tehditlere karşı bağışıklık kazanmak hususunda şaşılası bir yetiye de sahiptiler.


bağışlama
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bağışlamak işi, mağfiret, gufran

Örnek:

1. Hoşgörü ve bağışlamadır o insanı günahtan arındıran duygu.

1. Hoşgörü ve bağışlamadır o insanı günahtan arındıran duygu.

2. Hibe etme


bağışlamak fiil
Anlamı:

1. -e , -e , -i , -i , -e , -e , -i , -i , Bir mal veya hakkı karşılık beklemeden birine vermek, teberru etmek

Örnek:

1. Ödünç aldığı parayı bile kendinden daha ihtiyaçlısına bağışlayan ancak bir masal adamıdır, değil mi?

1. Ödünç aldığı parayı bile kendinden daha ihtiyaçlısına bağışlayan ancak bir masal adamıdır, değil mi?

2. Herhangi bir kötü davranış için ceza vermekten vazgeçmek, affetmek

Örnek:

1. Çocuk elindeki çiçek demetini kumandanın ayağı altına atarak, babamı bağışlayınız, diyordu.

1. Çocuk elindeki çiçek demetini kumandanın ayağı altına atarak, babamı bağışlayınız, diyordu.

3. Görevden çekmek, almak

4. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Hoşgörmek

Örnek:

1. Sizleri meraka sokmamı aranızda bulunmamın sevincine bağışlayın.

1. Sizleri meraka sokmamı aranızda bulunmamın sevincine bağışlayın.


bağışlamalı
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Bağışlaması olan


bağışlamamak
Anlamı:

1. karşısındakinin yanlışından, kusurundan doğacak fırsatları kaçırmamak, acımadan değerlendirmek