Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
bağıtlanma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bağıtlanmak işi


bağıtlanmak fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Sözleşme ile sonuçlanmak


bağıtlaşma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bağıtlaşmak işi


bağıtlaşmak fiil
Anlamı:

1. -le , -le , -le , -le , Aralarında sözleşme yapmak


bağıtlayabilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bağıtlayabilmek işi


bağıtlayabilmek fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Bağıtlama ihtimali veya imkânı bulunmak


bağıtlayış
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bağıtlama işi


bağıtlı
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Sözleşme ile bağlanmış olan


bağıtsız
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Sözleşmesi olmayan


bağkesen
Anlamı:

1. isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , Makaslı böcek


Telaffuz : ba'ğkesen

bağlaç

İlgili Kelimeler:

bağlaç grubu, bağlaç öbeği, tekrarlı bağlaç

Anlamı:

1. isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , Eş görevli kelimeleri veya önermeleri birbirine bağlayan kelime türü, rabıt, rabıt edatı: Ve, ya, veya, ya da birer bağlaçtır


bağlaç grubu
Anlamı:

1. isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , Bağlaçla veya bağlaçsız birbirine bağlanmış olan, aynı nitelikte iki veya daha çok kelimeden oluşan öbek, bağlaç öbeği


bağlaç öbeği
Anlamı:

1. isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , Bağlaç grubu


bağlaçlı

İlgili Kelimeler:

bağlaçlı tamlama

Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Bağlacı olan


bağlaçlı tamlama
Anlamı:

1. isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , Adları, sıfatları arasına bağlaç alan ad veya sıfat tamlaması

Örnek:

1. Çalışkan ve terbiyeli öğrenci. Zeki fakat tembel çocuk.

1. Çalışkan ve terbiyeli öğrenci. Zeki fakat tembel çocuk.


bağlam
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Deste

2. Herhangi bir olguda olaylar, durumlar, ilişkiler örgüsü veya bağlantısı, kontekst

Örnek:

1. Uygarlık bağlamında Batı ve Doğu diye bir ayrım yapılmamakta bir bütün olarak düşünülmektedir.

1. Uygarlık bağlamında Batı ve Doğu diye bir ayrım yapılmamakta bir bütün olarak düşünülmektedir.

3. dil bilimi , dil bilimi , dil bilimi , dil bilimi , Bir dil birimini çevreleyen, ondan önce veya sonra gelen, birçok durumda söz konusu birimi etkileyen, onun anlamını, değerini belirleyen birim veya birimler bütünü, kontekst

4. edebiyat , edebiyat , edebiyat , edebiyat , Bent


bağlama

İlgili Kelimeler:

bağlama hattı, bağlama zarf-fiili, kemer bağlama, kuşak bağlama

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bağlamak işi

2. Üç çift telli olan ve mızrapla çalınan bir saz

3. Yapılarda duvarları birbirine bağlayan kiriş, putrel vb

4. dil bilgisi , dil bilgisi , dil bilgisi , dil bilgisi , Ulama


bağlama hattı
Anlamı:

1. isim , isim , fizik , fizik , isim , isim , fizik , fizik , İki ayrı sistemi birbirine bağlayan ve bu sistemler arasındaki enerji alışverişini sağlayan hat


bağlama zarf-fiili
Anlamı:

1. isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , Bağlaç olan ve görevinde kullanılarak kendinden sonraki çekimli fiile veya fiilimsiye zaman ve kişi bakımlarından uyan -ıp ekini almış fiil: Gelip gitti (Geldi ve gitti) Gülüp geçti (Güldü ve geçti) gibi


bağlamacı
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bağlama yapan veya satan kimse

2. Bağlama çalan kimse


bağlamacılık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bağlamacının yaptığı iş


bağlamak fiil

İlgili Kelimeler:

biçerbağlar

Anlamı:

1. -e , -e , -i , -i , -e , -e , -i , -i , Bir şeyi bir yere veya bir şeye tutturmak

Örnek:

1. Gemiyi iskeleye bağlamak.

1. Gemiyi iskeleye bağlamak.

2. Düğümlemek

Örnek:

1. İpi ipe bağlamak.

1. İpi ipe bağlamak.

3. -i , -i , -i , -i , Yaraya ilaç koyup bezle sarmak

Örnek:

1. Yarayı bağlamak.

1. Yarayı bağlamak.

4. -i , -i , -i , -i , Denk yapmak, paket yapmak

Örnek:

1. Yatakları bağlamak. Eşyayı bağlamak.

1. Yatakları bağlamak. Eşyayı bağlamak.

5. Anlaşma yapmak

Örnek:

1. İşleri bugün sözleşmeye bağladı.

1. İşleri bugün sözleşmeye bağladı.

6. -i , -i , -i , -i , Uyulması zorunlu olmak

Örnek:

1. Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır.

1. Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır.

7. -e , -e , -i , -i , -e , -e , -i , -i , Eklemek, bir araya getirmek, birleştirmek

8. Başka bir işle uğraşamaz durumda olmak

Örnek:

1. Bu iş beni bağladı.

1. Bu iş beni bağladı.

9. -i , -i , -i , -i , Sona erdirmek, bitirmek, tamamlamak

10. -i , -i , -i , -i , Geçişi engellemek

Örnek:

1. Bütün yolları bağlamışlar.

1. Bütün yolları bağlamışlar.

11. -i , -i , -i , -i , Birini söz veya yazı ile bağlamak, taahhüt etmek, angaje etmek

12. -i , -i , -i , -i , Büyü, muska vb.nin aracılığıyla birinin birtakım isteklerini veya yetkinliğini engellemek, yok etmek

13. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Gönlünü kazanmak

Örnek:

1. Bu davranışınız beni size bağladı.

1. Bu davranışınız beni size bağladı.

14. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Birinde bir şeye karşı ilgi, istek uyandırarak o şeye ilgi, yakınlık duymasını sağlamak

15. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Bütün ilgisini bir yerde yoğunlaştırmak

Örnek:

1. Kızım, ne yapsak da seni bu eve bağlayabilsek acaba?

1. Kızım, ne yapsak da seni bu eve bağlayabilsek acaba?


bağlamalık
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Bağlamaya yarayan

Örnek:

1. Bağlamalık ip.

1. Bağlamalık ip.


bağlamsal

İlgili Kelimeler:

bağlamsal anlam

Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Bağlam ile ilgili


bağlamsal anlam
Anlamı:

1. isim , isim , dil bilimi , dil bilimi , isim , isim , dil bilimi , dil bilimi , Bir sözün kullanılan veya amaçlanan bağlama göre anlam kazanması