Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
bağırabilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bağırabilmek işi


bağırabilmek fiil
Anlamı:

1. -e , -e , nesnesiz , nesnesiz , -e , -e , nesnesiz , nesnesiz , Bağırma ihtimali veya imkânı bulunmak

2. Bağırma becerisi bulunmak


bağırdak
Anlamı:

1. isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , Beşikteki çocuğun düşmemesi için beşiğe sarılıp bağlanan, kumaştan yapılmış enli bağ, bağıldak

2. Kadınların âdet zamanında bağladıkları bez, bağıldak

3. Yaklaşık 30 santimetre eninde bir metre boyunda, uçlarında birer metre kaytanı olan, astarlı, ipek ve sırma işlemeli kumaş, bağıldak


bağırgan
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Bağırıp çağıran, tepkisini hemen ve sert bir biçimde dışa vuran

Örnek:

1. Şiirlerindeki mistik hava ile yaşamındaki bu bağırgan, çocuksu yaklaşım, çoğu kimseyi yadırgatırdı.

1. Şiirlerindeki mistik hava ile yaşamındaki bu bağırgan, çocuksu yaklaşım, çoğu kimseyi yadırgatırdı.


bağırganlık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bağırgan olma durumu


bağırıp çağırmak
Anlamı:

1. öfkeyle bağırmak


bağırış
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bağırma işi

Örnek:

1. Arada sırada bağırışların arasında küfürler savruluyordu.

1. Arada sırada bağırışların arasında küfürler savruluyordu.


bağırıverme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bağırıvermek işi


bağırıvermek fiil
Anlamı:

1. -e , -e , nesnesiz , nesnesiz , -e , -e , nesnesiz , nesnesiz , Ansızın, birdenbire bağırmak

Örnek:

1. Aileyi ilgilendiren bir konu tartışılırken amcasına bütün ömründe ilk ve son defa bağırıvermişti.

1. Aileyi ilgilendiren bir konu tartışılırken amcasına bütün ömründe ilk ve son defa bağırıvermişti.


Telaffuz : bağırı'vermek

bağırma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bağırmak işi

Örnek:

1. Beni durdurmak için bağırmaya başladı.

1. Beni durdurmak için bağırmaya başladı.


bağırmak fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , İnsan yüksek ve gür ses çıkarmak

Örnek:

1. Yaşasın hürriyet diye bağırsa ismi tarihe geçecekti.

1. Yaşasın hürriyet diye bağırsa ismi tarihe geçecekti.

2. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Kendini belli etmek

Örnek:

1. Kitap buradayım diye bağırıyor, sen onu görmüyorsun.

1. Kitap buradayım diye bağırıyor, sen onu görmüyorsun.

3. -e , -e , -e , -e , Yüksek sesle azarlamak


bağırsak

İlgili Kelimeler:

bağırsak askısı, bağırsak düğümlenmesi, bağırsak düşüklüğü, bağırsak gazı, bağırsak iltihabı, bağırsak ingini, bağırsak kazıntısı, bağırsak kurdu, bağırsak otu, bağırsak solucanı, bağırsak spazmı, ince bağırsak, kalın bağırsak, kör bağırsak, göden bağırsağı, onikiparmak bağırsağı

Anlamı:

1. isim , isim , anatomi , anatomi , isim , isim , anatomi , anatomi , Sindirim organının mideden anüse kadar olan, ince bağırsak ve kalın bağırsaktan oluşan bölümü


bağırsak askısı
Anlamı:

1. isim , isim , anatomi , anatomi , isim , isim , anatomi , anatomi , İnce bağırsağı karnın arka bölümüne bağlayan ve karın zarının bir bölümünden oluşan askı


bağırsak düğümlenmesi
Anlamı:

1. isim , isim , tıp , tıp , isim , isim , tıp , tıp , İnce veya kalın bağırsağın bir bölümünün bağırsak askısı çevresinde besin geçişini engelleyecek bir biçimde dönerek bükülmesi


bağırsak düşüklüğü
Anlamı:

1. isim , isim , tıp , tıp , isim , isim , tıp , tıp , Bağ gevşemesi sonucunda kalın bağırsağın aşağı doğru sarkma durumu


bağırsak gazı
Anlamı:

1. isim , isim , tıp , tıp , isim , isim , tıp , tıp , Yemek yerken yutulan havadan veya besinlerin sindirimi sırasında açığa çıkan gazlardan oluşan ve bağırsaklarda biriken uçucu madde


bağırsak iltihabı
Anlamı:

1. isim , isim , tıp , tıp , isim , isim , tıp , tıp , Sindirim organında oluşan iltihaplı durum ve buna bağlı hastalık


bağırsak ingini
Anlamı:

1. isim , isim , tıp , tıp , isim , isim , tıp , tıp , Çoğunlukla sürgün ve karın ağrısı ile beliren bağırsak iltihabı


bağırsak kazıntısı
Anlamı:

1. isim , isim , tıp , tıp , isim , isim , tıp , tıp , Kalın bağırsak hastalıklarında çıkarılan sümüksü madde


bağırsak kurdu
Anlamı:

1. isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , Omurgalıların ve de özellikle insanların bağırsağında yaşayan asalak solucan


bağırsak otu
Anlamı:

1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Farekulağı


bağırsak solucanı
Anlamı:

1. isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , Ortalama 25 santimetre boyunda, insanların, özellikle çocukların bağırsaklarında asalak olarak yaşayan yuvarlak solucan, askarit


bağırsak spazmı
Anlamı:

1. isim , isim , tıp , tıp , isim , isim , tıp , tıp , Bağırsak duvarındaki düz kasların çeşitli sebeplerle kasılı kalması durumu


bağırsakları bozulmak
Anlamı:

1. ishal olmak


bağırsaklarını deşerim
Anlamı:

1. argo , argo , argo , argo , `canına kıyarım, öldürürüm` anlamında korkutmak, gözdağı vermek için kullanılan bir söz