92406 kayıt bulundu.
1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Kişneme ihtimali veya imkânı bulunmak
kişniş şekeri
1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Maydanozgillerden, yaprakları maydanozu andıran, 20-60 santimetre yüksekliğinde, tüysüz, bir yıllık ve otsu bir bitki (Coriandrum sativum)
2. Bu bitkinin baharat olarak kullanılan kurutulmuş meyvesi veya tohumu
Lisan : Farsça kişnīc
kispet çıkarılması
1. isim , isim , spor , spor , isim , isim , spor , spor , Yağlı güreşte pehlivanların giydikleri, belden baldıra kadar uzanan, dar paçalı meşin pantolon
Lisan : Arapça kisvet
1. isim , isim , spor , spor , isim , isim , spor , spor , Yağlı güreşte yenilginin en kötüsü sayılan, kispetin hasım tarafından çekilip çıkarılması veya boydan boya yırtılması
1. isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , Dişi at
1. Kurt görmüş bir kısrak heyecanıyla haykıra haykıra kaçtı.
1. Kurt görmüş bir kısrak heyecanıyla haykıra haykıra kaçtı.
kıssadan hisse
1. isim , isim , eskimiş , eskimiş , isim , isim , eskimiş , eskimiş , Ders çıkarılması gereken anlatı, olay
1. Babam, beni ve kız kardeşimi yanına çağırıp birtakım mucize ve keramet kıssaları anlatmayı da severdi.
1. Babam, beni ve kız kardeşimi yanına çağırıp birtakım mucize ve keramet kıssaları anlatmayı da severdi.
Lisan : Arapça ḳiṣṣa
1. isim , isim , isim , isim , Anlatılan bir hikâyeden, olaydan alınacak ders
1. anlatılan bir hikâyeden, olaydan ders almak
1. O zaman diplomatlar bu kıssadan lazım gelen hisseyi çıkarmasını bilmişler miydi? Ne gezer!
1. O zaman diplomatlar bu kıssadan lazım gelen hisseyi çıkarmasını bilmişler miydi? Ne gezer!
1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Sporlu bitkilerde, özellikle mantarlarda, su yosunlarında görülen, bir veya birkaç hücreden oluşmuş organ
2. tıp , tıp , tıp , tıp , İçi koloit, yağ vb. sıvı veya yarı sıvı bir madde ile dolu 20 mm'den küçük patolojik torba, kitle
3. hayvan bilimi , hayvan bilimi , hayvan bilimi , hayvan bilimi , Tek hücrelilerin veya çok hücreli küçük hayvanların uygun olmayan şartlarda veya çoğalma sırasında çevrelerine saldıkları kendilerini korumaya yarayan dayanıklı kapsül
Lisan : Fransızca kyste
1. isim , isim , coğrafya , coğrafya , isim , isim , coğrafya , coğrafya , Bir yarımadayı karaya bağlayan, iki yanı su, dar kara parçası, berzah, dil (I)
1. isim , isim , isim , isim , Ölçüt
1. Dedektif romanlarında suçluyu ararken kullanılan bir kıstası burada da kullanabiliriz.
1. Dedektif romanlarında suçluyu ararken kullanılan bir kıstası burada da kullanabiliriz.
Lisan : Arapça ḳisṭās
Telaffuz : kısta:sı
1. isim , isim , isim , isim , Kıstırmak işi
2. İçerisine peynir, kıyılmış et vb. konularak sac üzerinde pişirilen börek
3. Karnıyarık yemeği
1. -e , -e , -i , -i , -e , -e , -i , -i , İki şey arasında bırakarak sıkıştırmak
1. Parmağını kapıya kıstırdı.
1. Parmağını kapıya kıstırdı.
2. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Kaçamayacak bir duruma getirmek
1. Hırsızı çatı arasına kıstırdılar.
1. Hırsızı çatı arasına kıstırdılar.