1. -e , -e , -i , -i , -e , -e , -i , -i , İki şey arasında bırakarak sıkıştırmak
1. Parmağını kapıya kıstırdı.
1. Parmağını kapıya kıstırdı.
2. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Kaçamayacak bir duruma getirmek
1. Hırsızı çatı arasına kıstırdılar.
1. Hırsızı çatı arasına kıstırdılar.