Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
kistleşmek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , tıp , tıp , nesnesiz , nesnesiz , tıp , tıp , Yabancı bir cisim veya patolojik bir urun çevresinde katılgan doku sertleşmek


kisve
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kılık kıyafet

Örnek:

1. Lakin bir türlü ahaliye mahsus kisveyi üzerinden atamamış.

1. Lakin bir türlü ahaliye mahsus kisveyi üzerinden atamamış.

2. Hacıların Kâbe'de giydikleri beyaz üstlük


Lisan : Arapça kisve

kisveye bürünmek
Anlamı:

1. herhangi bir kılığa girmek

2. herhangi bir niteliğe, biçime girerek gerçek kimliğinden farklı bir görünüş almak

Örnek:

1. Bu sebeplerle bazıları eserin bu kisveye bürünmüş olarak yazıldığını kabul etmek istememektedirler.

1. Bu sebeplerle bazıları eserin bu kisveye bürünmüş olarak yazıldığını kabul etmek istememektedirler.


kit
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Macun


kıt

İlgili Kelimeler:

kıt kanaat, kıtı kıtına, aklı kıt

Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , İhtiyaca yetmeyecek kadar az, bol(II) karşıtı

Örnek:

1. O devirde bizim gibi henüz askere gitmemiş şoförler çok kıttı.

1. O devirde bizim gibi henüz askere gitmemiş şoförler çok kıttı.

2. Az, yetersiz (duygu, söz vb.)

Örnek:

1. Sözü kıt bir adamdı.

1. Sözü kıt bir adamdı.


Lisan : Arapça ḳaḥṭ

kıt kanaat
Anlamı:

1. zarf , zarf , zarf , zarf , `Yoksulluk içinde ve güçlükle geçinmek` anlamında kıt kanaat geçinmek deyiminde kullanılan bir söz

Örnek:

1. Orada toprakla uğraşıyor, kıt kanaat geçiniyordu.

1. Orada toprakla uğraşıyor, kıt kanaat geçiniyordu.


kıta

İlgili Kelimeler:

kıta sahanlığı, kıtalar arası, hazır kıta, ihtiram kıtası, onur kıtası, şeref kıtası

Anlamı:

1. isim , isim , coğrafya , coğrafya , isim , isim , coğrafya , coğrafya , Yeryüzündeki altı büyük kara parçasından her biri, ana kara

Örnek:

1. Avrupa kıtası.

1. Avrupa kıtası.

2. askerlik , askerlik , askerlik , askerlik , Askerlerin bir komutanın emrinde bir araya gelmesinden oluşan birlik

Örnek:

1. Trakya'da, Anadolu'dan gelecek yeni kıtalara intizar edilmektedir.

1. Trakya'da, Anadolu'dan gelecek yeni kıtalara intizar edilmektedir.

3. edebiyat , edebiyat , edebiyat , edebiyat , Dörtlük

Örnek:

1. Abdülkadir Efendi'nin yazdığı tarih kıtasını aynen buraya geçirmekte bir fayda yok.

1. Abdülkadir Efendi'nin yazdığı tarih kıtasını aynen buraya geçirmekte bir fayda yok.

4. eskimiş , eskimiş , eskimiş , eskimiş , Parça, tane

Örnek:

1. İki kıta mektup.

1. İki kıta mektup.


Lisan : Arapça ḳiṭʿa

kıta sahanlığı
Anlamı:

1. isim , isim , coğrafya , coğrafya , isim , isim , coğrafya , coğrafya , Karaları çevreleyen ve kara sayılan 200 metre derinliğe kadar olan sığ deniz dipleri

2. hukuk , hukuk , hukuk , hukuk , Ülke kıyılarına bitişik olan ve 200 metre derinliğe veya bu sınırın ötesindeki su derinliğinin doğal kaynaklarının işletilmesine elverişli olduğu noktaya kadar kara sularının dışında kalan deniz altı bölgelerinin deniz yatağı ve toprak altı kesiminin bütünü


kıtaat
Anlamı:

1. isim , isim , eskimiş , eskimiş , isim , isim , eskimiş , eskimiş , Kıtalar, ana karalar

2. askerlik , askerlik , askerlik , askerlik , Asker birlikleri


Lisan : Arapça ḳiṭaʿāt

Telaffuz : kıtaa:tı

Kitab-ı Mukaddes
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Tevrat, Zebur, İncil'e verilen ortak ad


Özel: Evet

Telaffuz : kita:bımukaddes

kitaba (veya kitabına) uydurmak
Anlamı:

1. yasal olmayan bir işi hile, düzen vb. ile kanuna uygun gibi göstermek

Örnek:

1. Müfettiş Bey güldü ama babacan gülüşü değildi bu, tam tersine işini kitaba uydurmuşların güveni vardı onda.

1. Müfettiş Bey güldü ama babacan gülüşü değildi bu, tam tersine işini kitaba uydurmuşların güveni vardı onda.


kitaba el basmak
Anlamı:

1. kutsal kitap üzerine elini koyarak ant içmek


kitabe
Anlamı:

1. isim , isim , eskimiş , eskimiş , isim , isim , eskimiş , eskimiş , Yazıt


Lisan : Arapça kitābe

Telaffuz : kita:be

kitabet
Anlamı:

1. isim , isim , eskimiş , eskimiş , isim , isim , eskimiş , eskimiş , Yazmanlık, kâtiplik

2. Kompozisyon, tahrir


Lisan : Arapça kitābet

Telaffuz : kita:bet

kitabevi
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kitap satılan yer


Telaffuz : kita'bevi

kitabi
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , eskimiş , eskimiş , sıfat , sıfat , eskimiş , eskimiş , Kitapla ilgili

2. Kitaba uygun

3. Kitaba bağlı kalan, özgür düşünemeyen (kimse)

4. Düzgün, dil bilgisi kurallarına uygun (anlatım)

5. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Kuru, sıkıcı (anlatım)


Lisan : Arapça kitābī

Telaffuz : kita:bi:

kitabı kapamak
Anlamı:

1. herhangi bir konu ile ilgiyi kesmek


kitabında yer almamak
Anlamı:

1. aklına ve mantığına aykırı düşmek


kıtal
Anlamı:

1. isim , isim , eskimiş , eskimiş , isim , isim , eskimiş , eskimiş , Vuruşma, birbirini öldürme

2. Savaş


Lisan : Arapça ḳitāl

Telaffuz : kıta:li

kıtalar arası
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bütün kıtaları birbirine bağlayan, kıtalarla ilgili olan durum


kitap

İlgili Kelimeler:

kitap açacağı, kitap cebi, kitap dolabı, kitap düşkünü, kitap ehli, kitabevi, kitap fuarı, kitap kurdu, kitap sarayı, kitapsever, ana kitap, beyaz kitap, ehlikitap, hesap kitap, kara kaplı kitap, yardımcı kitap, yasak kitap, adres kitabı, baş ucu kitabı, boyama kitabı, cep kitabı, el kitabı, okuma kitabı, şiir kitabı

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Ciltli veya ciltsiz olarak bir araya getirilmiş, basılı veya yazılı kâğıt yaprakların bütünü

Örnek:

1. Ama ben, bir kitap üzerine bir fikir edinmek istedim mi o kitabı kendim okurum.

1. Ama ben, bir kitap üzerine bir fikir edinmek istedim mi o kitabı kendim okurum.

2. Herhangi bir konuda yazılmış eser

Örnek:

1. Acaba bir edebiyat kitabında hazır bir tarif bulamaz mıyız?

1. Acaba bir edebiyat kitabında hazır bir tarif bulamaz mıyız?

3. Kutsal kitap


Lisan : Arapça kitāb

kitap (veya kitaplar) devirmek (veya devretmek)
Anlamı:

1. bir veya birden çok kitabı başından sonuna kadar okuyup bitirmek

Örnek:

1. Zengin bir tasvir ve izah yapabilmek için evde kitaplar devirdi.

1. Zengin bir tasvir ve izah yapabilmek için evde kitaplar devirdi.


kitap açacağı
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Sayfalarının bir veya iki kenarı katlı olan kitapları açmak amacıyla kullanılan, tahta, fil dişi, gümüş vb. maddelerden yapılan araç


kitap cebi
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kitabın arka kapağına konulan, içinde kitapla ilgili künye ve kitabı ödünç alan okuyucu bilgilerinin bulunduğu karton bölme


kitap dolabı
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Ön yüzü açık, yatay ve dikey bölümleri olan bazı türlerinde çekmece de bulunan, kitap koymaya yarayan mobilya