Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
çözmek fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Düğümlü, bağlı veya sarılı bir şeyi açmak

2. Düğmeyi iliğinden açmak

Örnek:

1. Yalnız göğsünün düğmelerini çöz.

1. Yalnız göğsünün düğmelerini çöz.

3. Saçı açmak

4. Bulmaca, sorun vb.nin bilinmeyen, gizli noktasını bulup açıklamak, sonuca bağlamak

Örnek:

1. Kır saçlı postacı bulmacayı çözmüştü.

1. Kır saçlı postacı bulmacayı çözmüştü.

5. kimya , kimya , kimya , kimya , Bir maddeyi çözücüyle çözündürmek, onun çözeltisini yapmak

6. matematik , matematik , matematik , matematik , Bir problemde aranan sonucu, belli ögeler yardımıyla ortaya çıkarmak, halletmek

7. halk ağzında , halk ağzında , halk ağzında , halk ağzında , Çözgü ipini tezgâha yerleştirmek


çözücü
Anlamı:

1. isim , isim , kimya , kimya , isim , isim , kimya , kimya , Başka bir maddeyi çözme özelliği olan şey

Örnek:

1. Altın suyu altının çözücüsüdür.

1. Altın suyu altının çözücüsüdür.

2. teknik , teknik , teknik , teknik , Elektronik alıcılar için şifre veya bilgi çözücü, dekoder


çözücülük
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çözücü olma durumu


çözük
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Çözülmüş olan

Örnek:

1. Bu direkler olmasaydı yaşamamızdaki gerginlik buruşurdu. Çözük bir çadıra benzeyebilirdik.

1. Bu direkler olmasaydı yaşamamızdaki gerginlik buruşurdu. Çözük bir çadıra benzeyebilirdik.


çözülebilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çözülebilmek işi


çözülebilmek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Çözülme ihtimali veya imkânı bulunmak

Örnek:

1. Dilden dile çevirinin de aslında özel anlamıyla çeviri kurallarında çözülebileceğini sanmıyorum.

1. Dilden dile çevirinin de aslında özel anlamıyla çeviri kurallarında çözülebileceğini sanmıyorum.


çözülme

İlgili Kelimeler:

toplumsal çözülme

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çözülmek işi

2. askerlik , askerlik , askerlik , askerlik , Savaşta, gerideki savunma hattına çekilmek isteyen birliğin düşmandan sıyrılması

3. dil bilgisi , dil bilgisi , dil bilgisi , dil bilgisi , Bir sesin boğumlanmasından sonra organların eski duruma geçmesi

4. ruh bilimi , ruh bilimi , ruh bilimi , ruh bilimi , Kişilik, karakter vb. bir bütünde birliğin bozulması durumu

Örnek:

1. Bütün bu değişmelerin başıboş bırakılması, bir anarşi, bir çözülme hâline gelmesi güzel değildir.

1. Bütün bu değişmelerin başıboş bırakılması, bir anarşi, bir çözülme hâline gelmesi güzel değildir.


çözülmek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Çözme işine konu olmak

Örnek:

1. Alaca bir karanlık sarmadayken her yeri / Atlarımız çözüldü girdik handan içeri

1. Alaca bir karanlık sarmadayken her yeri / Atlarımız çözüldü girdik handan içeri

2. Gevşeyip yumuşamak, erimeye başlamak

3. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Birliğini, beraberliğini yitirmek, dağılmak, parçalanmak

4. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Gevşemek, güçsüz kalmak

Örnek:

1. Acı haberi duyunca eli ayağı çözülmüş.

1. Acı haberi duyunca eli ayağı çözülmüş.

5. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Dağılmak, çökmek

Örnek:

1. Yunan cephesinin çözülüp Anadolu'dan çekilmesiyle yine sulh elde edilmez.

1. Yunan cephesinin çözülüp Anadolu'dan çekilmesiyle yine sulh elde edilmez.


çözülüm
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çözülme işi, dağılım, bozgun

2. ruh bilimi , ruh bilimi , ruh bilimi , ruh bilimi , Sinir merkezleri arasındaki iş birliği ve uyumun bozulup kesilmesi


çözülüş
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çözülme işi

Örnek:

1. Düğümün çözülüşü.

1. Düğümün çözülüşü.


çözülüverme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çözülüvermek işi


çözülüvermek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Çabucak veya ansızın çözülmek


Telaffuz : çözülü'vermek

çözüm

İlgili Kelimeler:

çözüm yolu

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bir sorunun çözülmesinden alınan sonuç, hal

Örnek:

1. Ayrıca olasılıkları azaltmak da bir anlamda çözüme yaklaşmak demektir.

1. Ayrıca olasılıkları azaltmak da bir anlamda çözüme yaklaşmak demektir.

2. matematik , matematik , matematik , matematik , Bir denklemde bilinmeyenlerin yerine konulduğunda o denklemi gerçekleştiren sayı veya sayılar

3. matematik , matematik , matematik , matematik , Bir problemi çözmek için verilenler üzerinde yapılacak işlemlerin gösterilmesi


çözüm yolu
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bir güçlüğü giderme çaresi, hal çaresi

Örnek:

1. Sonunda ikisi ortası bir çözüm yolu bulundu.

1. Sonunda ikisi ortası bir çözüm yolu bulundu.


çözümcü
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çözüm getiren kimse


çözümcülük
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çözümcü olma durumu


çözümleme

İlgili Kelimeler:

ruhsal çözümleme

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çözümlemek işi

Örnek:

1. Ayağınızı denk alıp bu sorunu bir an evvel çözümlemenizi istiyorum.

1. Ayağınızı denk alıp bu sorunu bir an evvel çözümlemenizi istiyorum.

2. dil bilgisi , dil bilgisi , dil bilgisi , dil bilgisi , Bir cümledeki kelimelerin hangi kelime türünden olduklarını veya özne, tümleç, yüklem görevlerinden hangisinde bulunduklarını belirtme, tahlil

3. dil bilgisi , dil bilgisi , dil bilgisi , dil bilgisi , Kelimenin kökünü bulup eklerini gösterme

4. edebiyat , edebiyat , edebiyat , edebiyat , Bir metni belirli yöntemlere bağlı kalarak gözden geçirme, tahlil

5. felsefe , felsefe , felsefe , felsefe , Herhangi bir konunun, bir nesnenin düşüncede veya gerçeklikte kurucu parçalarına ayrılmak yoluyla yapısının, işleyişinin ve gelişim yasalarının ortaya konması işlemi

6. kimya , kimya , kimya , kimya , Bir maddenin birleşimindeki yalın cisimlerin niteliğini veya niceliğini anlamak için yapılan işlem, tahlil, analiz

7. matematik , matematik , matematik , matematik , Bir sayıyı onluk ve birliklerine ayırıp yazma


çözümlemek fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Çözümleme yoluyla bir şeyi incelemek, tahlil etmek, analiz etmek

2. Anlamı ve niteliği anlaşılamayan bir konuyu açıkladıktan sonra sonuca bağlamak, tahlil etmek, analiz etmek

Örnek:

1. Onu daha önce hiç görmemiş olmama karşın aramızda çözümleyemediğim bir bağın varlığını hissediyorum.

1. Onu daha önce hiç görmemiş olmama karşın aramızda çözümleyemediğim bir bağın varlığını hissediyorum.


çözümlemeli
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Çözümlemeye dayanan, çözümle ilgili, çözümsel, tahlilî, analitik


çözümlenebilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çözümlenebilmek işi


çözümlenebilmek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Çözümlenme ihtimali veya imkânı bulunmak

Örnek:

1. Dava, mahallî kuvvetler ve idari siyaset incelikleriyle çözümlenebilir.

1. Dava, mahallî kuvvetler ve idari siyaset incelikleriyle çözümlenebilir.


çözümleniş
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çözümlenme işi


çözümleniverme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çözümlenivermek işi


çözümlenivermek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Çabucak çözümlenmek

Örnek:

1. Ayaklanmanın elebaşısını yatağa atarsın, her şey kendiliğinden çözümleniverir.

1. Ayaklanmanın elebaşısını yatağa atarsın, her şey kendiliğinden çözümleniverir.


Telaffuz : çözümleni'vermek

çözümlenme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çözümlenmek işi

Örnek:

1. Fakat kısa zamanda büyük edebi ele geçirdi ve meselenin çözümlenmesini yine büyüklerden öğrendi.

1. Fakat kısa zamanda büyük edebi ele geçirdi ve meselenin çözümlenmesini yine büyüklerden öğrendi.