92406 kayıt bulundu.
1. Çöp şiş yapan veya satan kimse
1. Beni otelden alıp bir çöp şişçiye götürmüştün.
1. Beni otelden alıp bir çöp şişçiye götürmüştün.
1. isim , isim , isim , isim , Sokaklarda çöplerin içinde toplandığı büyük kap
2. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Çöplük
1. Âdemoğulları Haliç'i iğrenç bir çöp tenekesi yapmışlardır.
1. Âdemoğulları Haliç'i iğrenç bir çöp tenekesi yapmışlardır.
3. sıfat , sıfat , mecaz , mecaz , sıfat , sıfat , mecaz , mecaz , İşe yaramayan, kötü, berbat
1. isim , isim , isim , isim , Evlerde içine çöplerin konduğu kâğıt veya plastik torba
1. isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , Çevre temizlik vergisi
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Gözünden hiçbir şey kaçmayacak kadar titiz ve dikkatli olan, aldatılamaz
1. Dairedeki levazım müdürü çöpatlamazın biridir, diyorlar.
1. Dairedeki levazım müdürü çöpatlamazın biridir, diyorlar.
Telaffuz : çö'patlamaz
1. isim , isim , isim , isim , Evlenmelerde aracılık eden kimse
2. halk ağzında , halk ağzında , halk ağzında , halk ağzında , Kimin kiminle evleneceğini önceden kararlaştırıp gerçekleştirdiğine inanılan manevi güç
1. Çöpçatan böyle çatmış.
1. Çöpçatan böyle çatmış.
Telaffuz : çö'pçatan
1. isim , isim , isim , isim , Çöpçatanın işi
1. Bir çıkarı olsun olmasın, bayılır çöpçatanlığa.
1. Bir çıkarı olsun olmasın, bayılır çöpçatanlığa.
1. isim , isim , isim , isim , Evlerden çöpleri toplayan veya sokakları süpüren temizlik işçisi, gübürcü
1. İşçi, nefer, hamal ve çöpçü bile bu ilk bilgi sermayesiyle mücehhez olmak borcu altındadır.
1. İşçi, nefer, hamal ve çöpçü bile bu ilk bilgi sermayesiyle mücehhez olmak borcu altındadır.
akçöpleme
1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Düğün çiçeğigillerden, kökleri iç sürdürücü olarak kullanılan, karaçöpleme, yeşilçöpleme ve sarıçöpleme gibi türleri olan bir bitki, marulcuk (Helleborus)
1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Çöplenme ihtimali veya imkânı bulunmak
1. isim , isim , isim , isim , Çöplenmek işi
1. Onun, gördüğü bazı işlerden çöplenmesine müsaade ediyordu.
1. Onun, gördüğü bazı işlerden çöplenmesine müsaade ediyordu.
1. nesnesiz , nesnesiz , teklifsiz konuşmada , teklifsiz konuşmada , nesnesiz , nesnesiz , teklifsiz konuşmada , teklifsiz konuşmada , Çeşitli yiyeceklerden azar azar yemek
1. Onun bıraktığı yemekten bir süre çöplenmiş.
1. Onun bıraktığı yemekten bir süre çöplenmiş.
2. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Kendine açıktan ufak tefek çıkarlar sağlamak
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Sapı olan (üzüm vb.)
2. Çöple, süprüntüyle karışmış
çöplük horozu
1. isim , isim , isim , isim , Çöplerin atıldığı veya biriktirildiği yer, çöp tenekesi, küllük, süprüntülük, gübürlük, mezbele, mezbelelik
2. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Her türlü yetkinin sınırsızca kullanıldığı yer
1. Evvelden buraları onların çöplüğü idi.
1. Evvelden buraları onların çöplüğü idi.
3. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Çok kirli yer