92406 kayıt bulundu.
1. -i , -i , -i , -i , Kabak çekirdeği, ayçiçeği, fıstık vb.nin kabuklarını çıkararak yemek
1. Bir yandan ay çekirdeği çitler, bir yandan gözlük değiştire değiştire okurdu.
1. Bir yandan ay çekirdeği çitler, bir yandan gözlük değiştire değiştire okurdu.
2. Çitle çevirmek
1. isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , Çitlembik
1. -i , -i , -i , -i , Bir araya getirmek, birleştirmek
2. Kumaştaki deliği örerek kapamak
3. Tarağın dişlerini iplikle bağlayıp sıkıştırmak
4. Çitilemek
1. isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , Üzüm salkımının küçük dalı
1. isim , isim , isim , isim , Ayak altında ezilerek çıtır çıtır ses çıkaran bir patlangaç türü, çatapat
havacıva, hava cıva
1. isim , isim , kimya , kimya , isim , isim , kimya , kimya , Atom numarası 80, atom ağırlığı 200,5, yoğunluğu 13,59 olan, donma noktası -38,8 °C olduğundan, normal sıcaklıkta sıvı olarak bulunan, gümüş renginde bir element (simgesi Hg)
1. Kapıların birinden köpek havlamaları duyuluyor, diğerinden ise cıva kokan bir duman sızıyordu.
1. Kapıların birinden köpek havlamaları duyuluyor, diğerinden ise cıva kokan bir duman sızıyordu.
Lisan : Farsça cīve
1. isim , isim , denizcilik , denizcilik , isim , isim , denizcilik , denizcilik , Geminin baş tarafından havaya doğru biraz kalkık olarak uzatılmış bulunan direk
Lisan : İtalyanca givadera
Telaffuz : cıva'dra
cıvalı zar
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Cıvası olan
1. Kumarbazlar fener ışığında inceledikleri zarların cıvalı olmadığını gördüler.
1. Kumarbazlar fener ışığında inceledikleri zarların cıvalı olmadığını gördüler.
1. isim , isim , argo , argo , isim , isim , argo , argo , Bir yüzü ağır olacak biçimde yapılmış, hileli zar, öküz
civankaşı, civanmert, civanperçemi
1. isim , isim , isim , isim , Yakışıklı genç erkek veya güzel genç kadın
1. Henüz on yedi yaşında pembe, beyaz, saf, masum bir civandı.
1. Henüz on yedi yaşında pembe, beyaz, saf, masum bir civandı.
2. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Genç ve yakışıklı
1. Maşallah! Ne güzel, ne civan kişiler!
1. Maşallah! Ne güzel, ne civan kişiler!
Lisan : Farsça cevān
1. isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , Bir nakış ve işleme türü
Telaffuz : civa'nkaşı
1. sıfat , sıfat , eskimiş , eskimiş , sıfat , sıfat , eskimiş , eskimiş , Mert yaradılışlı, yüce gönüllü, yiğit
1. Allah razı olsun, çok civanmert çocuksun.
1. Allah razı olsun, çok civanmert çocuksun.
Lisan : Farsça cevānmerd
Telaffuz : civa'nmert
1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Birleşikgillerden, birçok türü olan bir kır bitkisi, kandil çiçeği (Achillea millefolium)
Telaffuz : civa'nperçemi
1. isim , isim , isim , isim , Yöre (I)
1. Civarda başka vinç bulamamışlardı.
1. Civarda başka vinç bulamamışlardı.
2. Dolay
3. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Yakında olan
1. O kadar kararlı, o kadar gözü pekti ki civar mahalleden gelen çocuklar bile onun ordusuna yazılmaya başladılar.
1. O kadar kararlı, o kadar gözü pekti ki civar mahalleden gelen çocuklar bile onun ordusuna yazılmaya başladılar.
Lisan : Arapça civār
Telaffuz : civa:rı
1. isim , isim , isim , isim , Birbirine bağlanmak istenen ağaç veya demir parçalarının üzerinde hazırlanmış olan deliklerden geçirilerek ucuna somun takılıp sıkıştırılan iri başlı vida
Lisan : İtalyanca chiavarda
Telaffuz : cıva'ta