Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
çitlembik gibi
Anlamı:

1. ufak tefek, esmer ve sevimli


çitleme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çitlemek işi


çitlemek fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Kabak çekirdeği, ayçiçeği, fıstık vb.nin kabuklarını çıkararak yemek

Örnek:

1. Bir yandan ay çekirdeği çitler, bir yandan gözlük değiştire değiştire okurdu.

1. Bir yandan ay çekirdeği çitler, bir yandan gözlük değiştire değiştire okurdu.

2. Çitle çevirmek


çıtlık
Anlamı:

1. isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , Çitlembik


çitme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çitmek işi


çitmek fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Bir araya getirmek, birleştirmek

2. Kumaştaki deliği örerek kapamak

3. Tarağın dişlerini iplikle bağlayıp sıkıştırmak

4. Çitilemek


çitmik
Anlamı:

1. isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , Üzüm salkımının küçük dalı


çıtpıt
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Ayak altında ezilerek çıtır çıtır ses çıkaran bir patlangaç türü, çatapat


cıva

İlgili Kelimeler:

havacıva, hava cıva

Anlamı:

1. isim , isim , kimya , kimya , isim , isim , kimya , kimya , Atom numarası 80, atom ağırlığı 200,5, yoğunluğu 13,59 olan, donma noktası -38,8 °C olduğundan, normal sıcaklıkta sıvı olarak bulunan, gümüş renginde bir element (simgesi Hg)

Örnek:

1. Kapıların birinden köpek havlamaları duyuluyor, diğerinden ise cıva kokan bir duman sızıyordu.

1. Kapıların birinden köpek havlamaları duyuluyor, diğerinden ise cıva kokan bir duman sızıyordu.


Lisan : Farsça cīve

cıva gibi
Anlamı:

1. yerinde durmaz, ele avuca sığmaz, çok hareketli


cıvadra
Anlamı:

1. isim , isim , denizcilik , denizcilik , isim , isim , denizcilik , denizcilik , Geminin baş tarafından havaya doğru biraz kalkık olarak uzatılmış bulunan direk


Lisan : İtalyanca givadera

Telaffuz : cıva'dra

cıvalı

İlgili Kelimeler:

cıvalı zar

Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Cıvası olan

Örnek:

1. Kumarbazlar fener ışığında inceledikleri zarların cıvalı olmadığını gördüler.

1. Kumarbazlar fener ışığında inceledikleri zarların cıvalı olmadığını gördüler.


cıvalı zar
Anlamı:

1. isim , isim , argo , argo , isim , isim , argo , argo , Bir yüzü ağır olacak biçimde yapılmış, hileli zar, öküz


civan

İlgili Kelimeler:

civankaşı, civanmert, civanperçemi

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Yakışıklı genç erkek veya güzel genç kadın

Örnek:

1. Henüz on yedi yaşında pembe, beyaz, saf, masum bir civandı.

1. Henüz on yedi yaşında pembe, beyaz, saf, masum bir civandı.

2. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Genç ve yakışıklı

Örnek:

1. Maşallah! Ne güzel, ne civan kişiler!

1. Maşallah! Ne güzel, ne civan kişiler!


Lisan : Farsça cevān

civanım!
Anlamı:

1. sevgi bildiren bir seslenme sözü


civankaşı
Anlamı:

1. isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , Bir nakış ve işleme türü


Telaffuz : civa'nkaşı

civanlık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Civan olma durumu


civanmert
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , eskimiş , eskimiş , sıfat , sıfat , eskimiş , eskimiş , Mert yaradılışlı, yüce gönüllü, yiğit

Örnek:

1. Allah razı olsun, çok civanmert çocuksun.

1. Allah razı olsun, çok civanmert çocuksun.


Lisan : Farsça cevānmerd

Telaffuz : civa'nmert

civanmertlik
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Civanmert olma durumu


civanperçemi
Anlamı:

1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Birleşikgillerden, birçok türü olan bir kır bitkisi, kandil çiçeği (Achillea millefolium)


Telaffuz : civa'nperçemi

civar
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Yöre (I)

Örnek:

1. Civarda başka vinç bulamamışlardı.

1. Civarda başka vinç bulamamışlardı.

2. Dolay

3. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Yakında olan

Örnek:

1. O kadar kararlı, o kadar gözü pekti ki civar mahalleden gelen çocuklar bile onun ordusuna yazılmaya başladılar.

1. O kadar kararlı, o kadar gözü pekti ki civar mahalleden gelen çocuklar bile onun ordusuna yazılmaya başladılar.


Lisan : Arapça civār

Telaffuz : civa:rı

cıvata
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Birbirine bağlanmak istenen ağaç veya demir parçalarının üzerinde hazırlanmış olan deliklerden geçirilerek ucuna somun takılıp sıkıştırılan iri başlı vida


Lisan : İtalyanca chiavarda

Telaffuz : cıva'ta

cıvatalama
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Cıvatalamak işi


cıvatalamak fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Cıvata ile tutturmak


cıvatalı
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Cıvatası olan

2. Cıvata ile tutturulmuş olan