Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
çıtçıtlama
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çıtçıtlamak işi


çıtçıtlamak fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Çıtçıtla tutturmak


çiten
Anlamı:

1. isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , Saman taşımak için arabalara konulan ince dallardan örülmüş büyük sepet veya çit

2. Kuzu ağılı


çiti
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çitme işi


çıtı çıkmamak
Anlamı:

1. hiç konuşmamak


çıtı pıtı
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Ufak tefek ve sevimli, çıtır pıtır

Örnek:

1. Sınıf tamamen boşaldığında çıtı pıtı kadınla öğretmenin de onlarla birlikte gitmiş olduklarını fark etti.

1. Sınıf tamamen boşaldığında çıtı pıtı kadınla öğretmenin de onlarla birlikte gitmiş olduklarını fark etti.


çiti yapmak
Anlamı:

1. saçları, çitilmiş tarakla taramak

2. çitilemek


çitileme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çitilemek işi


çitilemek fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Kirini çıkarmak için çamaşırın iki yanını birbirine sürtmek

Örnek:

1. Gel beni çitile, bana vur tokaç.

1. Gel beni çitile, bana vur tokaç.


çitilenme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çitilenmek işi


çitilenmek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Çitileme işine konu olmak


çitili
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Çitilenmiş olan


çitilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çitilmek işi


çitilmek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Çitme işine konu olmak


çıtır çıtır
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Çok taze, gevrek

2. isim , isim , isim , isim , Kömür ve odun yanarken, ince tahta çubuklar vb. kırılırken, gevrek bir şey yenilirken çıkan ses


çıtır çıtır etmek
Anlamı:

1. çıtırdamak


çıtır çıtır konuşmak
Anlamı:

1. düzgün ve uzunca konuşmak


çıtır pıtır
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Çıtı pıtı

2. zarf , zarf , zarf , zarf , Kolaylıkla ve tatlı tatlı (konuşmak)


çıtırbom
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Türedi, ehliyetsiz

Örnek:

1. Seksenli yılların çıtırbom yayıncıları, ne türden bir kültürsüzleştirmeye hizmet ettiklerini acaba biliyorlar mı?

1. Seksenli yılların çıtırbom yayıncıları, ne türden bir kültürsüzleştirmeye hizmet ettiklerini acaba biliyorlar mı?


çıtırdama
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çıtırdamak işi


çıtırdamak fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Çıtır çıtır ses çıkarmak

Örnek:

1. Yere kuş gibi basardı. Fakat ne kadar olsa eski tahtalar çıtırdardı.

1. Yere kuş gibi basardı. Fakat ne kadar olsa eski tahtalar çıtırdardı.


çıtırdatabilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çıtırdatabilmek işi


çıtırdatabilmek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Çıtırdatma ihtimali veya imkânı bulunmak


çıtırdatış
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çıtırdatma işi


çıtırdatma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çıtırdatmak işi