bağırmak

fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , İnsan yüksek ve gür ses çıkarmak

Örnek:

1. Yaşasın hürriyet diye bağırsa ismi tarihe geçecekti.

1. Yaşasın hürriyet diye bağırsa ismi tarihe geçecekti.

2. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Kendini belli etmek

Örnek:

1. Kitap buradayım diye bağırıyor, sen onu görmüyorsun.

1. Kitap buradayım diye bağırıyor, sen onu görmüyorsun.

3. -e , -e , -e , -e , Yüksek sesle azarlamak