Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
takdir etmek (veya eylemek)
Anlamı:

1. beğenmek

Örnek:

1. Ama içinden yine onu takdir etmekten de geri kalmazmış.

1. Ama içinden yine onu takdir etmekten de geri kalmazmış.

2. önemini, gerekliliğini, değerini anlamak

Örnek:

1. Yarın pazar karıcığım / İşe gitmek var, takdir edersin

1. Yarın pazar karıcığım / İşe gitmek var, takdir edersin

3. değer biçmek, değerlendirmek


takdir hakkı
Anlamı:

1. isim , isim , hukuk , hukuk , isim , isim , hukuk , hukuk , Kanunun belirlediği durumlarda yargıca tanınan değerlendirme serbestliği, takdir yetkisi


takdir olunmak
Anlamı:

1. beğenilmek

2. değeri, önemi, gereği anlaşılmak

3. değeri biçilmek


takdir yetkisi
Anlamı:

1. isim , isim , hukuk , hukuk , isim , isim , hukuk , hukuk , Takdir hakkı


takdirde

İlgili Kelimeler:

aksi takdirde, bu takdirde, o takdirde, şu takdirde

Anlamı:

1. zarf , zarf , zarf , zarf , ...-dığı zaman

Örnek:

1. İnsan kendisine öğretilmediği takdirde dostunu, düşmanını tabii olarak ayıramaz.

1. İnsan kendisine öğretilmediği takdirde dostunu, düşmanını tabii olarak ayıramaz.


takdiriilahi
Anlamı:

1. isim , isim , din bilgisi , din bilgisi , isim , isim , din bilgisi , din bilgisi , Yazgı


Lisan : Arapça taḳdīr + ilāhī

Telaffuz : takdi:riila:hi:, l ince okunur

takdirini kazanmak
Anlamı:

1. bir kimse veya bir topluluk tarafından beğenilmek

Örnek:

1. Âlemin saygı ve takdirini kazanmış bir adam olacaksın.

1. Âlemin saygı ve takdirini kazanmış bir adam olacaksın.


takdirkâr
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , eskimiş , eskimiş , sıfat , sıfat , eskimiş , eskimiş , Takdir eden, beğenen

Örnek:

1. Babam, Ahmet Midhat Efendi'nin pek büyük takdirkârı idi.

1. Babam, Ahmet Midhat Efendi'nin pek büyük takdirkârı idi.


Lisan : Arapça taḳdīr + Farsça -kār

Telaffuz : takdirkâ:rı

takdirkârlık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Takdirkâr olma durumu


takdirname
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Yapılan bir işin beğenildiğini belirtmek amacıyla verilen yazılı belge, takdir

2. Okullarda belli bir başarı düzeyinin üzerine çıkan öğrenciye karnesiyle birlikte verilen belge, takdir


Lisan : Arapça taḳdīr + Farsça nāme

Telaffuz : takdirna:me

takdis
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kutsal sayma, kutsama


Lisan : Arapça taḳdīs

Telaffuz : takdi:si

takdis etmek
Anlamı:

1. kutsamak

Örnek:

1. Kemerlerindeki kurşunların her birisini ayrı ayrı takdis ettim.

1. Kemerlerindeki kurşunların her birisini ayrı ayrı takdis ettim.


takeometre
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Düzenlenmiş arazinin yüz ölçümünü bulup planını yapmaya yarayan alet


Lisan : Fransızca tachéomètre

Telaffuz : takeome'tre

takı
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çoğunlukla evlenen veya nişanlanan birine armağan olarak verilen küpe, bilezik, yüzük, zincir gibi şeylerin tümü

2. Kadınların ziynet eşyası, asım takım

Örnek:

1. Abuk sabukluktan bir çizgi yaratan giysileri, ilginç takılarıyla çağdaş bir efsaneydi.

1. Abuk sabukluktan bir çizgi yaratan giysileri, ilginç takılarıyla çağdaş bir efsaneydi.

3. dil bilgisi , dil bilgisi , dil bilgisi , dil bilgisi , Adın başka bir kelime ile ilgi kurmak üzere aldığı durum eki

Örnek:

1. Türkçede -i, -e, -de, -den, -in ekleri birer takıdır.

1. Türkçede -i, -e, -de, -den, -in ekleri birer takıdır.

4. dil bilgisi , dil bilgisi , dil bilgisi , dil bilgisi , Cümleler ile kelimeler arasında ilişki kurmaya yarayan kelimeler

Örnek:

1. Türkçede ile, göre birer takıdır.

1. Türkçede ile, göre birer takıdır.


takibat
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kovuşturma

Örnek:

1. Hakkımda takibat yapılacağından korkmayarak size anlatabilirim.

1. Hakkımda takibat yapılacağından korkmayarak size anlatabilirim.


Lisan : Arapça taʿḳībāt

Telaffuz : ta:kiba:tı

takibe vermek
Anlamı:

1. banka, alacağını hukuki yoldan tahsil edilebilmek için işi avukata havale etmek


takiben
Anlamı:

1. zarf , zarf , zarf , zarf , Ardınca

2. İzleyerek, hemen sonra

Örnek:

1. Teravihi takiben imam ve müezzinlere buzlu şerbetler ikram edilirdi.

1. Teravihi takiben imam ve müezzinlere buzlu şerbetler ikram edilirdi.


Lisan : taʿḳīben

Telaffuz : ta:kiben

takigraf
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Hızölçer


Lisan : Fransızca tachygraphe

takık
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , argo , argo , sıfat , sıfat , argo , argo , Kafaya takmış

2. Takıntılı


takikardi
Anlamı:

1. isim , isim , tıp , tıp , isim , isim , tıp , tıp , 343 taşikardi


Lisan : Fransızca tachycardie

takıklık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Takık olma durumu


takılgan
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , İnsanı, şaka yollu üzecek veya uğraştıracak davranışlarda bulunmayı huy edinmiş olan, muzip


takılganlık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Takılgan olma durumu, muziplik


takılı
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Takılmış, tutturulmuş, asılmış


takılı kalmak
Anlamı:

1. bir iş bitmemek

Örnek:

1. Bütün dava şimdi Trakya'daki bu sınırlama keyfiyetine takılı kalmıştı.

1. Bütün dava şimdi Trakya'daki bu sınırlama keyfiyetine takılı kalmıştı.