92406 kayıt bulundu.
irade beyanı, irade dışı, irade kaybı, irade yitimi, millî irade
1. isim , isim , isim , isim , Bir şeyi yapıp yapmamaya karar verme gücü, istenç
1. Korkunç bir irade kuvveti sarfıyla baş ucundaki lambayı yaktı.
1. Korkunç bir irade kuvveti sarfıyla baş ucundaki lambayı yaktı.
2. ruh bilimi , ruh bilimi , felsefe , felsefe , ruh bilimi , ruh bilimi , felsefe , felsefe , İstenç
3. eskimiş , eskimiş , eskimiş , eskimiş , Buyruk
1. Görülünce vurulması için irade bile var.
1. Görülünce vurulması için irade bile var.
4. eskimiş , eskimiş , eskimiş , eskimiş , İstek, dilek
1. Ölüme, yaşama irademizin bir çeşit tükenişi diye bakıyoruz.
1. Ölüme, yaşama irademizin bir çeşit tükenişi diye bakıyoruz.
Lisan : Arapça irāde
Telaffuz : ira:de
1. isim , isim , hukuk , hukuk , isim , isim , hukuk , hukuk , Bir sonuca yönelmiş irade açıklaması
1. sıfat , sıfat , ruh bilimi , ruh bilimi , felsefe , felsefe , sıfat , sıfat , ruh bilimi , ruh bilimi , felsefe , felsefe , İstençsiz
1. isim , isim , ruh bilimi , ruh bilimi , isim , isim , ruh bilimi , ruh bilimi , İrade yitimi
1. isim , isim , ruh bilimi , ruh bilimi , isim , isim , ruh bilimi , ruh bilimi , Karar verme, dikkat, istekli kımıldama vb. zihin veya beden etkinliğine ilişkin işleri yapamamaktan doğan sinir yorgunluğunda görülen bir belirti, irade kaybı, abuli, istenç yitimi
1. sıfat , sıfat , ruh bilimi , ruh bilimi , felsefe , felsefe , sıfat , sıfat , ruh bilimi , ruh bilimi , felsefe , felsefe , İstenççi
1. isim , isim , ruh bilimi , ruh bilimi , felsefe , felsefe , isim , isim , ruh bilimi , ruh bilimi , felsefe , felsefe , İstenççilik
1. sıfat , sıfat , ruh bilimi , ruh bilimi , felsefe , felsefe , sıfat , sıfat , ruh bilimi , ruh bilimi , felsefe , felsefe , İstençli
1. Gözleri siyah kirpikleri içinde canlı ve iradeli koyu kurşuni ışıklarla yanıyordu.
1. Gözleri siyah kirpikleri içinde canlı ve iradeli koyu kurşuni ışıklarla yanıyordu.
1. sıfat , sıfat , ruh bilimi , ruh bilimi , felsefe , felsefe , sıfat , sıfat , ruh bilimi , ruh bilimi , felsefe , felsefe , İstençsiz
1. O, artık bu adamın elinde iradesiz, cansız bir şey gibiydi.
1. O, artık bu adamın elinde iradesiz, cansız bir şey gibiydi.
1. isim , isim , ruh bilimi , ruh bilimi , felsefe , felsefe , isim , isim , ruh bilimi , ruh bilimi , felsefe , felsefe , İstençsizlik
1. Bu zaaf, bu mukavemetsizlik, bu iradesizlik ne idi, niçindi, nereden geliyordu?
1. Bu zaaf, bu mukavemetsizlik, bu iradesizlik ne idi, niçindi, nereden geliyordu?
1. sıfat , sıfat , eskimiş , eskimiş , ruh bilimi , ruh bilimi , felsefe , felsefe , sıfat , sıfat , eskimiş , eskimiş , ruh bilimi , ruh bilimi , felsefe , felsefe , İstençli
Lisan : Arapça irādī
Telaffuz : ira:di:
1. isim , isim , edebiyat , edebiyat , isim , isim , edebiyat , edebiyat , Bir düşünceyi atasözleri, özdeyiş vb. ile güçlendirme
Lisan : Arapça īrād + mes̱el
Telaffuz : i:ra:dımesel
1. isim , isim , eskimiş , eskimiş , ruh bilimi , ruh bilimi , felsefe , felsefe , isim , isim , eskimiş , eskimiş , ruh bilimi , ruh bilimi , felsefe , felsefe , İstenççilik
Lisan : Arapça irādiyye
Telaffuz : ira:diye
ırakgörür
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Uzak
1. Sesin ıraktan gelir, yürek deler.
1. Sesin ıraktan gelir, yürek deler.
1. isim , isim , müzik , müzik , isim , isim , müzik , müzik , Klasik Türk müziğinde, aynı adla anılan ve kalın fa diyez notasını andıran perdedeki makamlardan biri
Lisan : Arapça ʿirāḳ
1. `erişemediğimiz şeyle aramızdaki ilişkiyi bir aracı sağlar` anlamında kullanılan bir söz
1. isim , isim , gök bilimi , gök bilimi , isim , isim , gök bilimi , gök bilimi , Teleskop
Telaffuz : ıra'kgörür
1. isim , isim , isim , isim , Irak halkından veya bu halkın soyundan olan kimse
Özel: Evet