92406 kayıt bulundu.
1. isim , isim , isim , isim , Hapiste bulunma durumu veya süresi
1. Hapisliği sıkıntılı geçti.
1. Hapisliği sıkıntılı geçti.
1. isim , isim , biyoloji , biyoloji , isim , isim , biyoloji , biyoloji , Olgun bir üreme hücresinde bulunan kromozom takımı
Lisan : Fransızca haploïde
Telaffuz : l ince okunur
1. isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , Orta hece düşmesi
Lisan : Fransızca haplologie
Telaffuz : l'ler ince okunur
1. -e , -e , -i , -i , -e , -e , -i , -i , Hapsetme ihtimali veya imkânı bulunmak
2. Hapsetmeye gücü yetmek
Lisan : Arapça ḥabs + Türkçe edebilmek
Telaffuz : ha'psedebilmek
1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Hapsetme işi yapılmak
Telaffuz : ha'psedilmek
1. -e , -e , -i , -i , -e , -e , -i , -i , Bir suçluyu hapishaneye koymak
2. Bir yere kapatıp salıvermemek
1. Kediyi odaya hapsetti.
1. Kediyi odaya hapsetti.
3. Engellemek, sınırlamak
4. mecaz , mecaz , -de , -de , mecaz , mecaz , -de , -de , Bir kimseyi veya bir şeyi boşu boşuna tutmak, alıkoymak
1. Gelirim diye beni akşama kadar burada hapsetti.
1. Gelirim diye beni akşama kadar burada hapsetti.
Lisan : Arapça ḥabs + Türkçe etmek
Telaffuz : ha'psetmek
1. -e , -e , -i , -i , -e , -e , -i , -i , Hapsedilmesine yol açmak
Telaffuz : ha'psettirmek
1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Aksırıvermek
Telaffuz : hapşırı'vermek
1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Aksırmak
1. Aksi gibi benim hiç durmadan esneyeceğim geliyor, hapşırmak istiyordum.
1. Aksi gibi benim hiç durmadan esneyeceğim geliyor, hapşırmak istiyordum.