92406 kayıt bulundu.
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Belli bir dakika süresince yapılan veya olan
1. Apartmanın gazetesini, ekmeğini yirmi beş dakikalık bir gecikmeyle dağıtacaktı bundan böyle.
1. Apartmanın gazetesini, ekmeğini yirmi beş dakikalık bir gecikmeyle dağıtacaktı bundan böyle.
1. zarf , zarf , zarf , zarf , Tam olarak
1. Tam on ikiyi çeyrek geçe öğle yemeğini yiyor dakikası dakikasına.
1. Tam on ikiyi çeyrek geçe öğle yemeğini yiyor dakikası dakikasına.
daktilo kâğıdı, daktilo makinesi, daktilo masası, daktilo şeridi, elektrikli daktilo
1. isim , isim , isim , isim , Yazı makinesi
1. Aynı paragraf başları, aynı satır aralıkları, eminim yazıldıkları daktilo bile aynıdır.
1. Aynı paragraf başları, aynı satır aralıkları, eminim yazıldıkları daktilo bile aynıdır.
2. Daktilograf
1. Bir daktilonun ille hanende olması şart değildir.
1. Bir daktilonun ille hanende olması şart değildir.
Lisan : Fransızca dactylo
Telaffuz : l ince okunur
1. isim , isim , isim , isim , Daktilodaki harflerin kâğıt üzerine yazılmasını sağlayan karbonlu şerit
1. isim , isim , isim , isim , Yazı makinesi ile yazı yazan kimse, daktilo
Lisan : Fransızca dactylographe
Telaffuz : l ince okunur
1. isim , isim , isim , isim , Yazı makinesi ile yazı yazma işi
Lisan : Fransızca dactylographie
Telaffuz : l ince okunur
1. isim , isim , isim , isim , Parmak izine dayanarak kimlik belirleme yöntemi
Lisan : Fransızca dactyloscopie
Telaffuz : l ince okunur
1. isim , isim , isim , isim , Suçlunun parmak izlerini belirlemeye, kimliğini araştırıp bulmaya yarayan yöntemlerin bütünü
Lisan : Fransızca dactylotechnie
Telaffuz : daktilo'tekni, l ince okunur
1. yazı makinesiyle yazmak
1. İmtihanlarına çalışırken destek veriyor, tezlerini daktiloya çekiyordu.
1. İmtihanlarına çalışırken destek veriyor, tezlerini daktiloya çekiyordu.
dalkıran, dalkurutan, ana dal, yan dal, ana bilim dalı, harmandalı, zeytin dalı
1. isim , isim , isim , isim , Ağacın gövdesinden ayrılan kollardan her biri
1. Cılız dallar, yeşili fersiz, tırnak kadar yapraklar!
1. Cılız dallar, yeşili fersiz, tırnak kadar yapraklar!
2. Branş
3. Bir bilim alanının içinde yer alan ana bilim dalında alt alanı
4. biyoloji , biyoloji , biyoloji , biyoloji , Canlıların bölümlenmesinde, sınıfların bir araya gelmesiyle oluşan birlik, şube
ana dal, doruk dal
1. isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , Arka, sırt
2. Kol
3. Omuz
1. Belikler dalına dökülür gelir / İnce bel üstüne sal ala gözlüm
1. Belikler dalına dökülür gelir / İnce bel üstüne sal ala gözlüm
4. Boyun, ense
dalfes, dalfidan, dalgündüz, dalkılıç, dalöğle, daltaban, daluyku, dalyarak
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Çıplak, yalın
1. Dalkılıç. Daltaban.
1. Dalkılıç. Daltaban.
1. karmaşık bir biçimde yayılıp genişlemek
1. Samimiyetimizin her köşesinde heybetli çınarlar gibi dal budak salmıştı.
1. Samimiyetimizin her köşesinde heybetli çınarlar gibi dal budak salmıştı.
2. soy yönünden genişleyip yayılmak
1. ince uzun yapılı
1. Birincisi o incecik o dal gibi kız / Şimdi galiba bir tüccar karısı
1. Birincisi o incecik o dal gibi kız / Şimdi galiba bir tüccar karısı
1. yayılmak, kaplamak
1. Yüreğinde onmaz bir karıncalanma vardı; onmaz bir kıpırtı dal sürüyordu, durmadan filizleniyordu.
1. Yüreğinde onmaz bir karıncalanma vardı; onmaz bir kıpırtı dal sürüyordu, durmadan filizleniyordu.