92406 kayıt bulundu.
1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Çukur durumuna getirilmek
1. -i , -i , -i , -i , Çukur duruma getirmek
1. Dudaklarını büzerek, dişleriyle dilini ısırarak, yanağını çukurlaştırarak mütemadiyen söylüyordu.
1. Dudaklarını büzerek, dişleriyle dilini ısırarak, yanağını çukurlaştırarak mütemadiyen söylüyordu.
1. isim , isim , isim , isim , Adana iline bağlı ilçelerden biri
Özel: Evet
Telaffuz : çuku'rova
çul çaput, çultutmaz
1. isim , isim , isim , isim , Genellikle kıldan yapılmış kaba dokuma
1. Geceleri Ali, bir çula bürünerek yatıyordu.
1. Geceleri Ali, bir çula bürünerek yatıyordu.
2. Kıldan veya yünden yapılmış hayvan örtüsü
1. Ata çul örtmek.
1. Ata çul örtmek.
3. eskimiş , eskimiş , eskimiş , eskimiş , Tekke mensuplarının büründüğü örtü
4. teklifsiz konuşmada , teklifsiz konuşmada , teklifsiz konuşmada , teklifsiz konuşmada , Giyim, giysi
Lisan : Arapça cūl
1. isim , isim , isim , isim , Dokunmuş eski eşya veya eski giysi
1. Halk onları hiçbir zaman aç bırakmaz. Çul çaput kabîlinden de olsa öteberi vererek sevabına giydirir.
1. Halk onları hiçbir zaman aç bırakmaz. Çul çaput kabîlinden de olsa öteberi vererek sevabına giydirir.
2. Her türlü dokunmuş kumaş
1. `bir kimsenin değeri, kılık kıyafeti ile değil kişiliğindeki cevherle ölçülür` anlamında kullanılan bir söz
1. isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , Kalın kumaş
1. Bacağında çülakiden bir külot pantolon, sırtında şayaktan lacivert ceket.
1. Bacağında çülakiden bir külot pantolon, sırtında şayaktan lacivert ceket.
1. isim , isim , isim , isim , Çul yapan veya satan kimse
2. Gerekli gereksiz giyecek alan kimse
çulha kuşu
1. isim , isim , isim , isim , El tezgâhında bez dokuyan kimse
Lisan : Farsça cūlāh
1. isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , Bir tür iskete (Parus pendulinus)
1. isim , isim , isim , isim , Çullamak işi
2. halk ağzında , halk ağzında , halk ağzında , halk ağzında , Tavşan ve kuzu eti ile kızartılmış hamur yemeği
1. -i , -i , -i , -i , Hayvana çul örtmek
2. -e , -e , -e , -e , Fırtınalı denizde dalgalar güverteye su atmak
1. -e , -e , -e , -e , Çullanma ihtimali veya imkânı bulunmak
2. Çullanmaya gücü yetmek
3. Çullanma becerisi bulunmak
1. -e , -e , -i , -i , -e , -e , -i , -i , Çullandırma ihtimali veya imkânı bulunmak
1. Bir küçük dalgınlık, etrafındaki düşman mahluklardan birisini hatta hepsini birden üstüne çullandırabilirdi.
1. Bir küçük dalgınlık, etrafındaki düşman mahluklardan birisini hatta hepsini birden üstüne çullandırabilirdi.
2. Çullandırmaya gücü yetmek
3. Çullandırma becerisi bulunmak