Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
çubuk demir
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , İnşaatlarda kullanılan, üzerinde yiv bulunmayan demir


çubuk makarna
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , İnce, uzun, çubuk biçiminde dökülmüş ve fırınlanmış makarna


çubuk odası
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çubukluk


çubukçu
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çubuk yapıp satan kimse

2. eskimiş , eskimiş , eskimiş , eskimiş , Saraylarda ve büyük konaklarda tütün çubuklarını hazırlayan kimse


çubukçuluk
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çubukçunun yaptığı iş


çubuklama
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çubuklamak işi


çubuklamak fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Halı, kilim vb. örtülerin tozunu temizlemek veya şilte, pamuk gibi şeyleri kabartıp düzeltmek için üzerlerine değnekle vurmak


çubuklu
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Çubuğu olan

2. Uzunlamasına çizgili (kumaş)

Örnek:

1. Kırmızı çubuklu, soluk entarisinin bir eteğini beline sokmuş.

1. Kırmızı çubuklu, soluk entarisinin bir eteğini beline sokmuş.


çubukluk
Anlamı:

1. isim , isim , eskimiş , eskimiş , isim , isim , eskimiş , eskimiş , Çubukların saklandığı yer, çubuk odası

Örnek:

1. Çubukların muhafaza edildiği yerlere çubukluk veya çubuk odası denirdi.

1. Çubukların muhafaza edildiği yerlere çubukluk veya çubuk odası denirdi.


çubuksuz
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Çubuğu olmayan


cüce

İlgili Kelimeler:

cüce aynası, yer cücesi

Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Boyu, normalden çok daha kısa olan (kimse)

Örnek:

1. Bunlardan başka köyün iki meczubu, bir cücesi vardır.

1. Bunlardan başka köyün iki meczubu, bir cücesi vardır.

2. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Gelişmemiş (bitki)

Örnek:

1. Cüce ağaçlar.

1. Cüce ağaçlar.


cüce aynası
Anlamı:

1. isim , isim , mecaz , mecaz , isim , isim , mecaz , mecaz , Nesneleri olduğundan küçük gösteren ayna

Örnek:

1. Gövdemi çocuk başı kadar küçülten bir cüce aynası karşısındayız.

1. Gövdemi çocuk başı kadar küçülten bir cüce aynası karşısındayız.


cüceleşme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Cüceleşmek durumu


cüceleşmek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Cüce durumuna gelmek

Örnek:

1. Dünyanın bütün umutları cüceleşmişti artık.

1. Dünyanın bütün umutları cüceleşmişti artık.


cücelik
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Cüce olma durumu

Örnek:

1. Boyunun cüceliği yetişmiyormuş gibi iki kat olarak bir de reverans yaptı.

1. Boyunun cüceliği yetişmiyormuş gibi iki kat olarak bir de reverans yaptı.


çucu
Anlamı:

1. isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , Semerci


cücük
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Tomurcuk

2. Soğan, marul vb. katmerli bitkilerin en iç bölümü

3. Bir şeyin küçüğü veya onu andıran bir parçası

4. halk ağzında , halk ağzında , halk ağzında , halk ağzında , Kümes hayvanlarının yavrusu, civciv

5. halk ağzında , halk ağzında , halk ağzında , halk ağzında , Kuş yavrusu


cücüklenme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Cücüklenmek işi


cücüklenmek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Filizlenmek

Örnek:

1. Soğanlar dolapta cücüklenmiş.

1. Soğanlar dolapta cücüklenmiş.


cücüklü
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Cücüğü olan


cüda
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , eskimiş , eskimiş , sıfat , sıfat , eskimiş , eskimiş , Yurt, baba ocağı gibi çok sevilen şeylerden ayrılmış olan, uzak kalmış olan


Lisan : Farsça cudā

Telaffuz : cüda:

cüda etmek
Anlamı:

1. ayırmak

Örnek:

1. Canı, cananı, bütün varımı alsın da Hüda / Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda

1. Canı, cananı, bütün varımı alsın da Hüda / Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda


cudam
Anlamı:

1. isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , Beceriksiz, güçsüz, görgüsüz kimse

Örnek:

1. Adam değil, cudam!

1. Adam değil, cudam!


çuha

İlgili Kelimeler:

çuha çiçeği

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Tüysüz, ince, sık dokunmuş yün kumaş

Örnek:

1. Sandukanın yeşil çuhasına başını dayadığında, sanki bir el saçlarını okşayıp teskin edecekti onu.

1. Sandukanın yeşil çuhasına başını dayadığında, sanki bir el saçlarını okşayıp teskin edecekti onu.


Lisan : Farsça çūḫa

çuha çiçeği
Anlamı:

1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , İki çeneklilerden, çok yıllık, değişik renkli çiçekleri ve rozet yaprakları olan, dere kenarlarında da yetişen bir süs bitkisi, onbiraylık