Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
cıvıtmak fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Cıvık duruma getirmek

2. nesnesiz , nesnesiz , mecaz , mecaz , nesnesiz , nesnesiz , mecaz , mecaz , Bir işi yakışık almayacak bir duruma getirmek

Örnek:

1. Ali Rıza içince cıvıtırdı.

1. Ali Rıza içince cıvıtırdı.

3. nesnesiz , nesnesiz , mecaz , mecaz , nesnesiz , nesnesiz , mecaz , mecaz , Ciddiyetten uzaklaşmak


çivitsiz
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , İçinde çivit bulunmayan

2. Çivitli sudan geçirilmemiş olan (çamaşır)


çiviyukarı
Anlamı:

1. isim , isim , spor , spor , isim , isim , spor , spor , Yağlı güreşte hasmı ayaklarından yakalayıp tepesi üstü diktikten sonra sırtını yere getirerek yenme biçimi


Telaffuz : çivi'yukarı

cıvma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Cıvmak işi


çıvma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çıvmak işi


cıvmak fiil
Anlamı:

1. -den , -den , halk ağzında , halk ağzında , -den , -den , halk ağzında , halk ağzında , Hızla giden bir şey bir yere çarpıp yön değiştirmek, sekmek, sapmak, inhiraf etmek

Örnek:

1. Kurşun taşa değmiş sonra taştan cıvmış, Dursun Hoca'ya değmiş.

1. Kurşun taşa değmiş sonra taştan cıvmış, Dursun Hoca'ya değmiş.

2. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Sapmak, yol değiştirmek, amaçtan şaşmak, çavmak


çıvmak fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , halk ağzında , halk ağzında , nesnesiz , nesnesiz , halk ağzında , halk ağzında , Atlamak, sıçramak, zıplamak

2. Cıvmak


Çivril
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Denizli iline bağlı ilçelerden biri


Özel: Evet

Telaffuz : çi'vril

çiy
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Havada buğu durumundayken akşamın ve gecenin serinliğiyle yerde veya bitkilerde toplanan küçük su damlaları, şebnem, jale

Örnek:

1. Çimenlerin üzerindeki çiylerde güneşten düşmüş parlak elmas damlalarını ayaklarıyla ezdi.

1. Çimenlerin üzerindeki çiylerde güneşten düşmüş parlak elmas damlalarını ayaklarıyla ezdi.


ciyak ciyak
Anlamı:

1. zarf , zarf , zarf , zarf , Cıyak cıyak


cıyak cıyak
Anlamı:

1. zarf , zarf , zarf , zarf , `İnce, acı ve yüksek sesle bağırarak, ciyak ciyak


cıyak cıyak etmek
Anlamı:

1. ince, acı ve yüksek sesle durmadan bağırmak

Örnek:

1. Martılar cıyak cıyak ederek dört yana savruldular.

1. Martılar cıyak cıyak ederek dört yana savruldular.


ciyaklama
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Cıyaklama


cıyaklama
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Cıyaklamak işi, ciyaklama


ciyaklamak fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Cıyaklamak


cıyaklamak fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , İnce, acı ve yüksek sesle bağırmak, ciyaklamak


ciyaklatma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Cıyaklatma


cıyaklatma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Cıyaklatmak işi, ciyaklatma


ciyaklatmak fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Cıyaklatmak


cıyaklatmak fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Cıyaklamasına sebep olmak, ciyaklatmak


çıyan

İlgili Kelimeler:

çıyan gözlü, kara çıyan, sarı çıyan, yılan çıyan

Anlamı:

1. isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , Çok ayaklılardan, sarımtırak renkte, zehirli bir böcek (Scolopendra)

2. sıfat , sıfat , mecaz , mecaz , sıfat , sıfat , mecaz , mecaz , Hain

Örnek:

1. Damadım için söylüyorsan sen de bilirsin ki ne akreptir ne de çıyan.

1. Damadım için söylüyorsan sen de bilirsin ki ne akreptir ne de çıyan.


çıyan gibi
Anlamı:

1. hain bakışlı (kimse)


çıyan gözlü
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Mavi gözlü


çıyanlık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Hain olma durumu, hainlik


çıyanlık etmek
Anlamı:

1. hainlik etmek