Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
çivili
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Çivisi olan

Örnek:

1. Bedevi kadınları altı iri çivili bir tür yarım çizme giyiyorlar.

1. Bedevi kadınları altı iri çivili bir tür yarım çizme giyiyorlar.

2. Çivi çakılarak yapılmış

Örnek:

1. Kapıcı odasındaki çivili bastonu aldım, fabrikayı dolaşmaya çıktım.

1. Kapıcı odasındaki çivili bastonu aldım, fabrikayı dolaşmaya çıktım.

3. Çivi ile bir yere tutturulmuş

4. isim , isim , isim , isim , Çeşitli spor oyunlarında giyilen bir ayakkabı türü


cıvıltı
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kuşların ötüşürken çıkardıkları sesin adı

Örnek:

1. Her tarafından kuşların hoş cıvıltıları taşardı.

1. Her tarafından kuşların hoş cıvıltıları taşardı.

2. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Canlılık, ateşlilik

Örnek:

1. Sesin cıvıltısı gitmiş, yerine hüzün konmuştu.

1. Sesin cıvıltısı gitmiş, yerine hüzün konmuştu.


cıvıltılı
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Cıvıltısı olan

Örnek:

1. Odamın karanlığı içinde onun cıvıltılı konuşmasını dinliyordum.

1. Odamın karanlığı içinde onun cıvıltılı konuşmasını dinliyordum.


cıvıltısız
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Cıvıltısı olmayan


cıvıma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Cıvımak işi

Örnek:

1. Espriyi anlayamadığı için şimdi bu gülüşmeleri bir çeşit cıvıma sanmıştı.

1. Espriyi anlayamadığı için şimdi bu gülüşmeleri bir çeşit cıvıma sanmıştı.


cıvımak fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Cıvık duruma gelmek

2. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Bir iş çığırından çıkmak

3. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Saygısızca davranışta bulunmak


çivisi çıkmak
Anlamı:

1. kargaşa içinde bulunmak

Örnek:

1. Bu ülkenin, bu dünyanın çivisi çıkmış, ben mi çakacağım?

1. Bu ülkenin, bu dünyanın çivisi çıkmış, ben mi çakacağım?


çivisiz

İlgili Kelimeler:

çivisiz kalkan

Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Çivisi olmayan veya çivilenmemiş olan


çivisiz kalkan
Anlamı:

1. isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , Vücudunda çivi yerine benekleri bulunan, eti çok lezzetli kalkan balığı cinsi


çivit

İlgili Kelimeler:

çivit mavisi, çivit otu, çivit rengi

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Eskiden çivit otundan, bugün yapay yollarla elde edilen, mavi renkli, sarılığını gidermek için çamaşırın son suyuna karıştırılan toz boya

Örnek:

1. Gömleğime yine çivit koymuş annem.

1. Gömleğime yine çivit koymuş annem.


çivit mavisi
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çivit rengindeki mavi

Örnek:

1. Sarımtırak kirpiklerinin arasından bana bakan gözleri çivit mavisiydi.

1. Sarımtırak kirpiklerinin arasından bana bakan gözleri çivit mavisiydi.

2. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Bu renkte olan


çivit otu
Anlamı:

1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Baklagillerden, yapraklarından çivit çıkarılan bir tür bitki (İndigofera)

2. Turpgillerden, yapraklarından mavi boya çıkarılan bitki (İsalis tinctoria)


çivit rengi
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bir tür koyu mavi renk, çividî

2. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Bu renkte olan


cıvıtabilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Cıvıtabilmek işi


cıvıtabilmek fiil
Anlamı:

1. -i , -i , nesnesiz , nesnesiz , -i , -i , nesnesiz , nesnesiz , Cıvıtma ihtimali veya imkânı bulunmak

2. Cıvıtma becerisi bulunmak


cıvıtılma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Cıvıtılmak işi


cıvıtılmak fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Cıvık duruma getirilmek


cıvıtıverme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Cıvıtıvermek işi


cıvıtıvermek fiil
Anlamı:

1. -i , -i , nesnesiz , nesnesiz , -i , -i , nesnesiz , nesnesiz , Çabucak cıvıtmak


Telaffuz : cıvıtı'vermek

çivitleme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çivitlemek işi


çivitlemek fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Çamaşırı çivitli suya sokup sarılığını gidermek


çivitlenme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çivitlenmek işi


çivitlenmek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Çivitleme işine konu olmak


çivitli
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , İçinde çivit bulunan

2. Çivitli sudan geçirilmiş olan (çamaşır)


cıvıtma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Cıvıtmak işi