Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
cisimleşme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Cisimleşmek durumu


cisimleşmek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Cisim durumuna gelmek, tecessüm etmek


cisimleştirme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Cisimleştirmek işi


cisimleştirmek fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Cisimleşme işini yaptırmak


çiskin
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çiseleyen yağmur

2. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Çiseleyen yağmurdan hafifçe ıslanmış


cismani
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , eskimiş , eskimiş , sıfat , sıfat , eskimiş , eskimiş , Cisimle, bedenle ilgili

2. Dinî bir inanışla ilgili düşüncelere bağlı olmayarak yalnız maddi temellere dayanan, ruhani karşıtı


Lisan : Arapça cismānī

Telaffuz : cisma:ni:

cismanilik
Anlamı:

1. isim , isim , felsefe , felsefe , isim , isim , felsefe , felsefe , Maddilik


cismen
Anlamı:

1. zarf , zarf , eskimiş , eskimiş , zarf , zarf , eskimiş , eskimiş , Cisim olarak, vücutça, bedence


Lisan : Arapça cismen

Telaffuz : ci'smen

çit

İlgili Kelimeler:

çit sarmaşığı, yatık çit

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bağ, bahçe, bostan vb. yerlerin çevresine çalı, kamış, ağaç dalı gibi şeylerden çekilen duvar türü, çeper, barı

Örnek:

1. Çitten, her akşam yaptığım gibi mektepten kalmış bir spor aşkı ile atladım.

1. Çitten, her akşam yaptığım gibi mektepten kalmış bir spor aşkı ile atladım.


çit
Anlamı:

1. isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , Pamuktan dokunmuş basma

2. Başörtüsü, yazma, yemeni


çıt

İlgili Kelimeler:

çıt çıt, çıtkırıldım

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Hafif ve anlık ses

Örnek:

1. Aşağı katta ayak sesleri. Teyzenin odasında çıt yok.

1. Aşağı katta ayak sesleri. Teyzenin odasında çıt yok.


çıt (veya çıtını) çıkarmamak
Anlamı:

1. ses çıkarmamak

Örnek:

1. İşte bak, hücre kapısını çıt çıkarmadan araladı, yine bir şey diyecek.

1. İşte bak, hücre kapısını çıt çıkarmadan araladı, yine bir şey diyecek.

2. hiç konuşmamak


çıt çıkmamak
Anlamı:

1. en hafif bir ses bile çıkmamak

Örnek:

1. Bir müddet hiçbirisi kımıldamadı ve çıt çıkmadı, sonra bir hıçkırık duyuldu.

1. Bir müddet hiçbirisi kımıldamadı ve çıt çıkmadı, sonra bir hıçkırık duyuldu.


çıt çıt
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Birbiri ardınca çıkan çıtırtılı ses


çıt etmek
Anlamı:

1. `çıt` sesi çıkarmak


çit sarmaşığı
Anlamı:

1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Çit sarmaşığıgillerin örnek bitkisi olan, genellikle tarla kenarlarında yetişen, beyaz çiçekli, tüysüz ve uzun saplı, sarılıcı, çok yıllık ve otsu bir bitki (Convolvulus sepium)


çit sarmaşığıgiller
Anlamı:

1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Bitişik taç yapraklı iki çeneklilerden, çit sarmaşığı, kahkaha çiçeği, mahmude, küsküt vb. bitkileri içine alan bir familya


çita
Anlamı:

1. isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , Etçil memeliler sınıfının etçiller takımının kedigiller familyasından bir hayvan


Lisan : İngilizce cheetah

çıta

İlgili Kelimeler:

yabancı çıta

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Düzgün biçilmiş uzun ve ensiz tahta


Telaffuz : çı'ta

çıtak
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , halk ağzında , halk ağzında , sıfat , sıfat , halk ağzında , halk ağzında , Dağda yaşayan ve geçimini odun satarak sağlayan

2. Kaba, huysuz, kavgacı


çitari
Anlamı:

1. isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , İzmaritgillerden, üzerinde sarı çizgiler bulunan, en büyüğü yarım kiloyu aşmayan, kılçıklı bir balık (Boxsalpa)

2. İpek ve pamukla dokunan bir tür çizgili kumaş

Örnek:

1. Pencerelerdeki çitari perdelerden, köşedeki aynalı konsola kadar her şey, Hikmet'i çocukluğunun en samimi aşinaları gibi karşıladı.

1. Pencerelerdeki çitari perdelerden, köşedeki aynalı konsola kadar her şey, Hikmet'i çocukluğunun en samimi aşinaları gibi karşıladı.


çıtayı yükseltmek
Anlamı:

1. hedefi yüksek belirlemek


çıtçıt
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Üzerinde dikili bulundukları şeyin iki kenarını üst üste getirerek birleştirmeye ve tutturmaya yarayan, iki parçadan yapılmış metal nesne, fermejüp, kopça

2. Mobilya kapaklarını, kapıları kilitleme ve sürgülemenin dışında kapalı tutmaya yarayan ve az bir kuvvetle açılıp kapanmasını sağlayan iki parçalı metal veya plastik araç

3. Kadınların saçlarını daha uzun göstermek için taktıkları ek şaç


çıtçıtçı
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Giyim sanayisinde giysilere çıtçıt diken kimse


çıtçıtçılık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çıtçıtçının yaptığı iş