Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
çıldırtabilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çıldırtabilmek işi


çıldırtabilmek fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Çıldırtma ihtimali veya imkânı bulunmak

2. Çıldırtma becerisi bulunmak


çıldırtma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çıldırtmak işi


çıldırtmak fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Çıldırmasına sebep olmak

Örnek:

1. Ana kız ikisini de sevinçlerinden çıldırtacak kadar ağır, pahalı hediyeler getirmişti.

1. Ana kız ikisini de sevinçlerinden çıldırtacak kadar ağır, pahalı hediyeler getirmişti.


cildiye
Anlamı:

1. isim , isim , tıp , tıp , isim , isim , tıp , tıp , Hekimliğin deri hastalıkları ile ilgili dalı, dermatoloji


Lisan : Arapça cildiyye

cildiyeci
Anlamı:

1. isim , isim , tıp , tıp , isim , isim , tıp , tıp , Deri hastalıkları uzmanı, dermatolog


cildiyecilik
Anlamı:

1. isim , isim , tıp , tıp , isim , isim , tıp , tıp , Cildiyecinin yaptığı iş


çile
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , İpek, yün, pamuk vb. her türlü iplik demeti

2. Yay kirişi


çile

İlgili Kelimeler:

çilehane

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Zahmet, sıkıntı

Örnek:

1. Bizim bu dünyadaki hayatımız da bir çileden ibaret olduğu düşünülecek olursa en münasip çilenin de burada olması icap ediyordu.

1. Bizim bu dünyadaki hayatımız da bir çileden ibaret olduğu düşünülecek olursa en münasip çilenin de burada olması icap ediyordu.

2. din bilgisi , din bilgisi , din bilgisi , din bilgisi , Dervişlerin kırk gün süre ile kendilerine uyguladıkları zahmetli ve perhizli dönem


Lisan : Farsça çille

çile çekmek
Anlamı:

1. büyük sıkıntı ve üzüntü içinde yaşamak

Örnek:

1. Âşıkın olmaz mı çile çekmesi / Çilenin olmaz mı boyun bükmesi

1. Âşıkın olmaz mı çile çekmesi / Çilenin olmaz mı boyun bükmesi


çile çıkarmak (veya doldurmak)
Anlamı:

1. sıkıntılı bir işin veya bir durumun sona ermesini beklemek

Örnek:

1. Yirmi beş senedir Beykoz'daki o tekke gibi evde çile dolduruyorum.

1. Yirmi beş senedir Beykoz'daki o tekke gibi evde çile dolduruyorum.


çileci
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Çile (I) çeken, sıkıntı sahibi

Örnek:

1. Bu çileci görüş sanatçılarımızı da etkilemiştir elbet.

1. Bu çileci görüş sanatçılarımızı da etkilemiştir elbet.


çileci
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çile (II) satan veya yapan kimse


çilecilik
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Dinî amaçlarla ve törelere bağlı olarak doğal eğilimleri ve beden isteklerini yenmek için isteyerek acı çekme


çileden çıkarmak
Anlamı:

1. çok kızdırmak

Örnek:

1. Karşı taraftan konuşanın kolağası Mustafa Kemal oluşu hepsini çileden çıkarır.

1. Karşı taraftan konuşanın kolağası Mustafa Kemal oluşu hepsini çileden çıkarır.


Ön Takı : (birini)

çileden çıkmak
Anlamı:

1. olup bitenler karşısında sabrı ve dayanıklılığı kalmayıp taşkınlık göstermek

Örnek:

1. Ben ötede beride tanıdığım yaşlı başlı Fransızlarla böyle konuştukça kardeşim çileden çıkıyordu.

1. Ben ötede beride tanıdığım yaşlı başlı Fransızlarla böyle konuştukça kardeşim çileden çıkıyordu.

2. eskimiş , eskimiş , eskimiş , eskimiş , çile süresini bitirmek


çileğimsi
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Çileksi


çilehane
Anlamı:

1. isim , isim , eskimiş , eskimiş , isim , isim , eskimiş , eskimiş , Dervişlerin çile doldurdukları yer


Lisan : Farsça çille + ḫāne

Telaffuz : çileha:ne

çilek

İlgili Kelimeler:

çilek kompostosu, çilek reçeli, çilek suyu, çilek üzümü, ağaç çileği, dağ çileği, Frenk çileği, yaban çileği

Anlamı:

1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Gülgillerden, sapları sürüngen, çiçekleri beyaz bir bitki

2. Bu bitkinin güzel kokulu, pembe, kırmızı renkli meyvesi


çilek kompostosu
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Yaş çilek, şeker ve suyun kaynatılması ile yapılan komposto


çilek reçeli
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çilek ve şekerden yapılan kokulu bir reçel türü


çilek suyu
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çileğin sıkılmasıyla elde edilen meyve suyu


çilek üzümü
Anlamı:

1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Bir tür üzüm


çilekçi
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çilek yetiştiren veya satan kimse


çilekçilik
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çilek yetiştirme veya satma işi