Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
başyaverlik
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Başyaver olma durumu

2. Başyaverin yaptığı iş

3. Başyaverin makamı


Başyayla
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Karaman iline bağlı ilçelerden biri


Özel: Evet

Telaffuz : ba'şyayla

başyazar
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bir gazete veya derginin başyazılarını yazan kimse, başmuharrir, sermuharrir

Örnek:

1. Namık Kemal'in tek başına kalem oynattığı alanlarda başyazarlar, fıkra yazarları, sanat eleştiricileri yetişir.

1. Namık Kemal'in tek başına kalem oynattığı alanlarda başyazarlar, fıkra yazarları, sanat eleştiricileri yetişir.


Telaffuz : ba'şyazar

başyazarlık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Başyazar olma durumu, başmuharrirlik, sermuharrirlik

Örnek:

1. Gazetecilikten, fıkracılıktan hatta bir iki yılda başyazarlıktan hevesimi çoktan almıştım.

1. Gazetecilikten, fıkracılıktan hatta bir iki yılda başyazarlıktan hevesimi çoktan almıştım.

2. Başyazarın yaptığı iş, başmuharrirlik, sermuharrirlik

Örnek:

1. Şirket bir dergi çıkaracak. Başyazarlığını ben aldım.

1. Şirket bir dergi çıkaracak. Başyazarlığını ben aldım.


başyazı
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Gazete ve dergilerde ilk sütuna veya birinci sayfaya konulan önemli yazı, başmakale

Örnek:

1. Demokrasi ve adalet konusunda, hem nalına hem mıhına, bir başyazı düşünmüştü.

1. Demokrasi ve adalet konusunda, hem nalına hem mıhına, bir başyazı düşünmüştü.


Telaffuz : ba'şyazı

başyazman
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Başkâtip


Telaffuz : ba'şyazman

başyazmanlık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Başkâtiplik


başyemek
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Ana yemek


Telaffuz : ba'şyemek

başyıldız
Anlamı:

1. isim , isim , gök bilimi , gök bilimi , isim , isim , gök bilimi , gök bilimi , Çift yıldızlarda kütlesi büyük olan yıldız

2. Sinema, tiyatro veya müzikhol sanatçılarının en önde geleni


Telaffuz : ba'şyıldız

başyönetmen
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bir filmde veya tiyatro oyununda en üst düzeyde yönetmenlik yapan kimse, başrejisör


Telaffuz : ba'şyönetmen

başyönetmenlik
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Başyönetmen olma durumu, başrejisörlük

2. Başyönetmenin yaptığı iş, başrejisörlük


başyukarı
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bir yer altı kuyusunun üst kısmına geçmeyi sağlayan geçit


Telaffuz : ba'şyukarı

bat
Anlamı:

1. isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , Kurşun boruların ağzını açmakta kullanılan, şimşirden yapılmış, ucu sivri bir takoz türü


bata çıka
Anlamı:

1. zarf , zarf , zarf , zarf , Güçlükle, zorlukla

Örnek:

1. Tekrar başlayan tipinin içinde bata çıka, bir iki sokak geçtik.

1. Tekrar başlayan tipinin içinde bata çıka, bir iki sokak geçtik.


batabilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Batabilmek işi


batabilmek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Batma ihtimali veya imkânı bulunmak

2. Batma becerisi bulunmak


batağa saplanmak
Anlamı:

1. içinden çıkılması güç bir durumda olmak

Örnek:

1. Uzun yıllardan beri parasal bakımdan tam bir batağa saplanmıştı.

1. Uzun yıllardan beri parasal bakımdan tam bir batağa saplanmıştı.


batak

İlgili Kelimeler:

batakhane, karabatak

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Üzerine basıldığında çöken çamurlaşmış toprak

Örnek:

1. İnsan bu kumda, bir batakta gibi yürür, ayağını güç çeker, her adımda bir günlük yol zahmeti duyar.

1. İnsan bu kumda, bir batakta gibi yürür, ayağını güç çeker, her adımda bir günlük yol zahmeti duyar.

2. Kötü durum, içinden çıkılmaz iş

Örnek:

1. Bu bataktan kendini kurtarmaya çalıştıkça büsbütün saplandığını dehşetle görüyordu.

1. Bu bataktan kendini kurtarmaya çalıştıkça büsbütün saplandığını dehşetle görüyordu.

3. Elde bulunan kâğıtlara göre o turda kaç adet el kazanacağı üzerine tahminde bulunup en az, tahmin ettiği kadar el kazanmaya dayalı bir iskambil oyunu

4. sıfat , sıfat , mecaz , mecaz , sıfat , sıfat , mecaz , mecaz , Hayır gelmez, yarar sağlamaz, batmış


batakçı
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Borcunu ödememeyi alışkanlık edinmiş (kimse)

2. Eline geçen parayı batıran (kimse)

Örnek:

1. Baba daima boğazına kadar borç içinde yaşar, müsrif, batakçı bir memurdu.

1. Baba daima boğazına kadar borç içinde yaşar, müsrif, batakçı bir memurdu.


batakçıl
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Bataklıkları seven, bataklıklarda yaşayan (bitki, hayvan)


batakçılık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Batakçı olma durumu


batakhane
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Gidenlerin dolandırıldığı veya kötü bir durumda bırakıldığı yer

Örnek:

1. Nihayet batakhaneyi satın alıp fedailerini kiraladığı zaman eli biraz genişledi.

1. Nihayet batakhaneyi satın alıp fedailerini kiraladığı zaman eli biraz genişledi.

2. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , İşlerin zamanında ve gereğince yapılmadığı yer


Lisan : Türkçe batak + Farsça ḫāne

Telaffuz : batakha:ne

bataklık

İlgili Kelimeler:

bataklık ardıcı, bataklık baykuşu, bataklık çulluğu, bataklık gazı, bataklık keteni, bataklık kırlangıcı, bataklık kuşları, bataklık nergisi

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çok derin olmayan sularla örtülü batak bölge, aynaz, azmak

Örnek:

1. Stadyuma, mekteplere yakın, onların burnu dibinde olan bu dere, hakikatte bir bataklıktır.

1. Stadyuma, mekteplere yakın, onların burnu dibinde olan bu dere, hakikatte bir bataklıktır.

2. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Uygunsuz ve kötü, ahlak dışı durum

Örnek:

1. Bizler kendisini bu bataklıktan kurtarmak için fazlasını bile yaptık.

1. Bizler kendisini bu bataklıktan kurtarmak için fazlasını bile yaptık.


bataklık ardıcı
Anlamı:

1. isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , Bataklık ve sık bitki örtülü yerlerde yaşayan küçük ve ötücü kuş (Acrocephahus palustris)


bataklık baykuşu
Anlamı:

1. isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , Baykuşgiller familyasından, sırt tüyleri pas rengi olan, bataklıklarda yaşayan bir tür kuş, İshak kuşu, hak kuşu (Asio flammeus)