batak


İlgili Kelimeler:

batakhane, karabatak

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Üzerine basıldığında çöken çamurlaşmış toprak

Örnek:

1. İnsan bu kumda, bir batakta gibi yürür, ayağını güç çeker, her adımda bir günlük yol zahmeti duyar.

1. İnsan bu kumda, bir batakta gibi yürür, ayağını güç çeker, her adımda bir günlük yol zahmeti duyar.

2. Kötü durum, içinden çıkılmaz iş

Örnek:

1. Bu bataktan kendini kurtarmaya çalıştıkça büsbütün saplandığını dehşetle görüyordu.

1. Bu bataktan kendini kurtarmaya çalıştıkça büsbütün saplandığını dehşetle görüyordu.

3. Elde bulunan kâğıtlara göre o turda kaç adet el kazanacağı üzerine tahminde bulunup en az, tahmin ettiği kadar el kazanmaya dayalı bir iskambil oyunu

4. sıfat , sıfat , mecaz , mecaz , sıfat , sıfat , mecaz , mecaz , Hayır gelmez, yarar sağlamaz, batmış