Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
baştanımazlık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Baştanımaz olma durumu


baştankara
Anlamı:

1. isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , Ötücü kuşlar takımının baştankaragiller familyasından, Kuzey Afrika, Avrupa ve Asya'da yaşayan, böcek yiyerek tarıma yararlı olan, oldukça kısa, güçlü ve sivri gagalı, çeşitli renklerde olabilen bir tür kuş (Parus major)


Telaffuz : başta'nkara

baştankaragiller
Anlamı:

1. isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , Omurgalı hayvanların ötücü kuşlar takımından yüz kadar kuş türünü içine alan geniş bir familya


baştarda
Anlamı:

1. isim , isim , denizcilik , denizcilik , tarih , tarih , isim , isim , denizcilik , denizcilik , tarih , tarih , Osmanlı donanmasında yer alan kadırga cinsinden bir savaş gemisi türü


Lisan : İtalyanca bastarda

başteknisyen
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , En yüksek düzeyde bulunan teknisyen


Lisan : Türkçe baş + Fransızca technicien

Telaffuz : ba'şteknisyen

başteknisyenlik
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Başteknisyen olma durumu

2. Başteknisyenin yaptığı iş


bastı
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kıyma ile pişirilmiş sebze

Örnek:

1. Kabak bastısı. Patlıcan bastısı.

1. Kabak bastısı. Patlıcan bastısı.


bastıbacak
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Bacakları kısa veya çarpık (kimse)

Örnek:

1. Süvari taburunun en önünde bir topal, biri yampiri iki bastıbacak ihtiyar da darbuka çalarak yürüyorlar.

1. Süvari taburunun en önünde bir topal, biri yampiri iki bastıbacak ihtiyar da darbuka çalarak yürüyorlar.

2. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Yaramaz, haylaz (çocuk)

Örnek:

1. Ülen, haddini bilmez bastıbacak, emir vermek sana mı kaldı?

1. Ülen, haddini bilmez bastıbacak, emir vermek sana mı kaldı?


Telaffuz : bastı'bacak

bastığı yerde ot bitmez
Anlamı:

1. `gittiği yere uğursuzluk götürür, gittiği yerin bereketini kurutur` anlamında kullanılan bir söz


bastığı yere bir daha basmamak
Anlamı:

1. arı gibi çok hareketli olmak


bastığı yeri bilmemek
Anlamı:

1. çok sevinmek

2. şaşkınlıktan nerede olduğunu seçememek, durumunu kontrol edememek


bastık
Anlamı:

1. isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , Pestil


bastika
Anlamı:

1. isim , isim , denizcilik , denizcilik , isim , isim , denizcilik , denizcilik , Bir yelken serenine veya herhangi bir ağaca açılan delik


Lisan : İtalyanca pasteca

Telaffuz : basti'ka

bastırabilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bastırabilmek işi


bastırabilmek fiil
Anlamı:

1. -e , -e , -i , -i , -e , -e , -i , -i , Bastırma ihtimali veya imkânı bulunmak

2. Bastırma becerisi bulunmak


bastırak
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Yol yapımında çakıl, kum, cüruf vb. maddeleri ezmeye ve sıkıştırmaya yarayan alet


bastırık
Anlamı:

1. isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , Kapıyı arkadan bastırmak için kullanılan ağaç dayak

2. Ağırlık, yük


bastırılış
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bastırılma işi


bastırılma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bastırılmak işi

Örnek:

1. Eğer onun, hadisenin bastırılması yolunda enerjik davranışları olmasaydı belki de daha feci şeyler olacaktı.

1. Eğer onun, hadisenin bastırılması yolunda enerjik davranışları olmasaydı belki de daha feci şeyler olacaktı.


bastırılmak fiil
Anlamı:

1. -e , -e , nesnesiz , nesnesiz , -e , -e , nesnesiz , nesnesiz , Bastırma işine konu olmak


bastırım
Anlamı:

1. isim , isim , ruh bilimi , ruh bilimi , isim , isim , ruh bilimi , ruh bilimi , Ruh dünyasında oluşan tepkimelerin bilinç dışına yansıması


bastırış
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bastırma işi


bastırıverme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bastırıvermek işi


bastırıvermek fiil
Anlamı:

1. -e , -e , -i , -i , -e , -e , -i , -i , Çabucak bastırmak


Telaffuz : bastırı'vermek

bastırma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bastırmak işi

Örnek:

1. Leylâ, çayırın öbür ucuna kaçarak içinden gelen gülmeleri bastırmaya çalışır.

1. Leylâ, çayırın öbür ucuna kaçarak içinden gelen gülmeleri bastırmaya çalışır.