92406 kayıt bulundu.
1. isim , isim , isim , isim , Sağlığı koruma veya tedavi amacıyla yapılan, süt, tereyağı, yumurta, bal vb. hayvansal gıda maddelerinin de yer aldığı beslenme rejimi
Lisan : Fransızca végétarisme
1. isim , isim , tıp , tıp , isim , isim , tıp , tıp , Ur
2. bitki bilimi , bitki bilimi , bitki bilimi , bitki bilimi , Bitki örtüsü
Lisan : Fransızca végétation
vekâletname, vekâlet ücreti, başvekâlet
1. isim , isim , isim , isim , Vekillik
1. İtimat edilir, kanundan, hukuktan anlar birisine umumi bir vekâlet vereceğim.
1. İtimat edilir, kanundan, hukuktan anlar birisine umumi bir vekâlet vereceğim.
2. eskimiş , eskimiş , eskimiş , eskimiş , Bakanlık
1. Her vekâlet ya iki odadır ya üç, her odada ya beş gaz sandığından masa vardır ya on.
1. Her vekâlet ya iki odadır ya üç, her odada ya beş gaz sandığından masa vardır ya on.
Lisan : Arapça vekālet
Telaffuz : vekâ:let
1. birinin yerine bakmak, görevini üstlenmek
1. O sıralarda babam bir ara kaymakama vekâlet ediyordu.
1. O sıralarda babam bir ara kaymakama vekâlet ediyordu.
1. isim , isim , hukuk , hukuk , isim , isim , hukuk , hukuk , Vekâlet verilen işlerde o işi yapana ödenen ücret
vekâleten atamak, vekâleten atanmak
1. zarf , zarf , zarf , zarf , Vekil olarak, asaleten karşıtı
1. Vekâleten atamak.
1. Vekâleten atamak.
Lisan : Arapça vekāleten
Telaffuz : vekâ:leten
1. isim , isim , hukuk , hukuk , isim , isim , hukuk , hukuk , Vekâleten atamak işi
umumi vekâletname
1. isim , isim , hukuk , hukuk , isim , isim , hukuk , hukuk , Bir kimsenin vekil olduğunu bildiren, noterlik tarafından onaylanmış belge
Lisan : Arapça vekālet + Farsça nāme
Telaffuz : vekâ:letna:me
vekilharç, vekil vükela, başvekil, başkan vekili, dava vekili, icra vekili, milletvekili
1. isim , isim , isim , isim , Birinin, işini görmesi için kendi yerine bıraktığı veya yetki verdiği kimse
2. Milletvekili
3. Bir görevde, asıl görevlinin yerine bakan kimse
4. eskimiş , eskimiş , eskimiş , eskimiş , Bakan
1. Hanın avlusundan sokağa vekil ve sefir otomobillerine taş çıkartacak bir lüks otomobil yürüdü.
1. Hanın avlusundan sokağa vekil ve sefir otomobillerine taş çıkartacak bir lüks otomobil yürüdü.
Lisan : Arapça vekīl
Telaffuz : veki:li
1. isim , isim , eskimiş , eskimiş , isim , isim , eskimiş , eskimiş , Kesedar
Lisan : Arapça vekīl + ḫarc
1. isim , isim , isim , isim , Vekilharç olma durumu
2. Vekilharç makamı
1. Şu parayı al da ben vekilharçlıktan isterim.
1. Şu parayı al da ben vekilharçlıktan isterim.
başvekillik, dava vekilliği, milletvekilliği
1. isim , isim , isim , isim , Vekil olma durumu, asalet karşıtı
2. Birinin yerine iş görme yetkisi, naiplik
1. 1916 sonlarında Mustafa Kemal ikinci ordu komutan vekilliğine atanmıştır.
1. 1916 sonlarında Mustafa Kemal ikinci ordu komutan vekilliğine atanmıştır.
3. Bakanlık
1. Hükûmetten ne mebusluk ne de vekillik isteği var.
1. Hükûmetten ne mebusluk ne de vekillik isteği var.
1. isim , isim , isim , isim , Bayrak bilimi
Lisan : Fransızca vexillologie
Telaffuz : l ince okunur
1. isim , isim , matematik , matematik , isim , isim , matematik , matematik , Doğrultusu, yönü, uzunluğu belirli olan ve bir ok işaretiyle gösterilen doğru çizgi
2. fizik , fizik , fizik , fizik , Büyüklüğü ile yönü olan nicelik
3. tıp , tıp , tıp , tıp , Enfeksiyon etkenini bir konaktan diğerine aktaran genellikle eklem bacaklı, omurgalı veya omurgasız taşıyıcı canlı
Lisan : Fransızca vecteur
1. isim , isim , eskimiş , eskimiş , isim , isim , eskimiş , eskimiş , Doğum, doğma, doğuş
Lisan : Arapça velādet
Telaffuz : vela:det, l ince okunur
1. bağlaç , bağlaç , bağlaç , bağlaç , Ama
Lisan : Arapça velākīn
Telaffuz : vela:kin
velayetname
1. isim , isim , eskimiş , eskimiş , isim , isim , eskimiş , eskimiş , Velilik
2. Otorite
3. Yetke
Lisan : Arapça velāyet
Telaffuz : vela:yet, l ince okunur
1. isim , isim , isim , isim , Tarikat ileri gelenlerinin hayatlarını ve menkıbelerini anlatan kitap
Lisan : Arapça velāyet + Farsça nāme
Telaffuz : vela:yetna:me, l ince okunur