Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
veledizina
Anlamı:

1. isim , isim , kaba konuşmada , kaba konuşmada , isim , isim , kaba konuşmada , kaba konuşmada , Piç


Lisan : Arapça veled + zinā

Telaffuz : vele'dizina:

veledrom
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , İçinde motosiklet ve bisiklet yarışlarının yapıldığı pist


Lisan : Fransızca vélodrome

velense
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Yüzü uzun tüylü, kalın ve ağır battaniye

Örnek:

1. Köşedeki divana oturmuş, üstüne kırmızı bir velense örttüğü ayaklarını karşısındaki koltuğa dayamıştı.

1. Köşedeki divana oturmuş, üstüne kırmızı bir velense örttüğü ayaklarını karşısındaki koltuğa dayamıştı.


Lisan : İtalyanca valenciana

Telaffuz : vele'nse

velespit
Anlamı:

1. isim , isim , eskimiş , eskimiş , isim , isim , eskimiş , eskimiş , Bisiklet


Lisan : Fransızca vélocipède

velet

İlgili Kelimeler:

veledizina

Anlamı:

1. isim , isim , eskimiş , eskimiş , isim , isim , eskimiş , eskimiş , Oğul, çocuk

2. ünlem , ünlem , ünlem , ünlem , Çocukları paylarken kullanılan bir söz


Lisan : Arapça veled

velev ki
Anlamı:

1. bağlaç , bağlaç , bağlaç , bağlaç , İsterse, olsa da, kaldı ki, hatta, her ne kadar

Örnek:

1. Tanıdıklarından velev ki çoktan beri görmeyerek unuttuklarına bile rast gelir gelmez hemen...

1. Tanıdıklarından velev ki çoktan beri görmeyerek unuttuklarına bile rast gelir gelmez hemen...


Lisan : Arapça velev

velhasıl

İlgili Kelimeler:

velhasılıkelam

Anlamı:

1. zarf , zarf , zarf , zarf , Kısacası

Örnek:

1. Mehtap, iri güller ve senin en güzel aksin / Velhasıl o rüya duruyor yerli yerinde

1. Mehtap, iri güller ve senin en güzel aksin / Velhasıl o rüya duruyor yerli yerinde


Lisan : Arapça ve'l-ḥāṣil

Telaffuz : ve'lha:sıl

velhasılıkelam
Anlamı:

1. zarf , zarf , zarf , zarf , Sözün kısası

Örnek:

1. Velhasılıkelam, spor terakki ediyor bizde!

1. Velhasılıkelam, spor terakki ediyor bizde!


Lisan : Arapça ve'l-ḥāṣil + kelām

Telaffuz : ve'lha:sılıkelam, l ince okunur

veli

İlgili Kelimeler:

veliaht, velinimet, veliyullah

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bir çocuğu koruyan, işlerine bakan ve her türlü davranışından sorumlu kimse, ege, iye

2. din bilgisi , din bilgisi , din bilgisi , din bilgisi , Ermiş

Örnek:

1. Anadolu'da hele Rumeli'de her yolüstünde, her tepede görülen türbelerde yatan veliler...

1. Anadolu'da hele Rumeli'de her yolüstünde, her tepede görülen türbelerde yatan veliler...


Lisan : Arapça velī

Telaffuz : veli:

veliaht
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bir hükümdarın ölümünden veya tahttan çekilmesinden sonra tahta geçmeye aday olan kimse

2. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Herhangi bir göreve veya makama geleceği beklenilen kimse


Lisan : Arapça velī + ʿ ahd

Telaffuz : veli:aht

veliahtlık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Veliaht olma durumu


velilik
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Veli olma durumu, velinin görev ve ödevi, velayet


velinimet
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Birine, etkisi yaşadıkça sürecek bir iyilik ve bağışta bulunan kimse, ana

Örnek:

1. Velinimetlerinin bulunmadığı her mecliste kimseye söz bırakmayarak hep kendi konuşuyor.

1. Velinimetlerinin bulunmadığı her mecliste kimseye söz bırakmayarak hep kendi konuşuyor.


Lisan : Arapça velī + niʿmet

Telaffuz : veli:ni:met

veliyullah
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Veli


Lisan : Arapça veliyullah

Telaffuz : veliyulla:hı

velur
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kadife


Lisan : Fransızca velours

Telaffuz : l ince okunur

velut
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , eskimiş , eskimiş , sıfat , sıfat , eskimiş , eskimiş , Doğurgan

2. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Çok eser ortaya koyan, verimli

Örnek:

1. Velut bir yazar.

1. Velut bir yazar.


Lisan : Arapça velūd

Telaffuz : l ince okunur

velvele
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Gereksiz telaş, gürültü ve heyecan

Örnek:

1. Çoktan böyle gürültü, kalabalık görmemiş, böyle velvele duymamıştı.

1. Çoktan böyle gürültü, kalabalık görmemiş, böyle velvele duymamıştı.


Lisan : Arapça velvele

velvele kopmak
Anlamı:

1. büyük gürültü çıkmak

Örnek:

1. Kıyamet kopar gibi bir velvele koptu, bütün ordu surların üstüne atıldı.

1. Kıyamet kopar gibi bir velvele koptu, bütün ordu surların üstüne atıldı.


velveleci
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Gürültücü


velvelecilik
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Gürültücülük


velveleye vermek
Anlamı:

1. gereksiz telaşa ve heyecana düşürmek

Örnek:

1. Susun, ortalığı velveleye vermeyin! Ne bağrışıyorsunuz?

1. Susun, ortalığı velveleye vermeyin! Ne bağrışıyorsunuz?


vena
Anlamı:

1. isim , isim , anatomi , anatomi , isim , isim , anatomi , anatomi , Toplardamar


Lisan : Latince

Venezuelalı
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Venezuela halkından olan kimse


Özel: Evet

Venüs

İlgili Kelimeler:

venüsçarığı

Anlamı:

1. isim , isim , gök bilimi , gök bilimi , isim , isim , gök bilimi , gök bilimi , Çoban Yıldızı


Özel: Evet

Lisan : Fransızca vénus

venüsçarığı
Anlamı:

1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Salepgillerden, esmer kırmızımtırak renkte olan, çiçekleri çarığa benzeyen, güzel bir süs bitkisi (Ceypripedium calceolus)


Telaffuz : venü'sçarığı