92406 kayıt bulundu.
1. isim , isim , isim , isim , Üzgün olma durumu, neşesizlik
1. Emeğinin ve cesaretinin gözümden kaçmış bulunmasından hâlâ üzgünlük duyuyorum.
1. Emeğinin ve cesaretinin gözümden kaçmış bulunmasından hâlâ üzgünlük duyuyorum.
1. isim , isim , isim , isim , Kısa sürede birçok mermi atabilen, isabet oranı düşük, tek elle de kullanılabilen bir tür makineli tüfek
Lisan : İbranice Uziel Gal'ın adından
1. -le , -le , -le , -le , Uzlaşma ihtimali veya imkânı bulunmak
2. Uzlaşma becerisi bulunmak
1. isim , isim , isim , isim , Uzlaşmak durumu, uyuşma (II), uzlaşı, uzlaşım, mutabakat, konsensüs
1. Yoksa mutlu bir şansla bir uzlaşma olacak, bu da yumuşak bir tasfiyeye imkân bırakacak mıydı?
1. Yoksa mutlu bir şansla bir uzlaşma olacak, bu da yumuşak bir tasfiyeye imkân bırakacak mıydı?
1. isim , isim , isim , isim , Uzlaşma sağlayan kimse
2. Uzlaşmacılıktan yana olan kimse
1. isim , isim , isim , isim , Çıkarlarından, düşüncelerinden ödünler vererek uzlaşma sağlama siyaseti
1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Aralarındaki düşünce veya çıkar ayrılığını, karşılıklı ödünlerle kaldırarak uyuşmak, karşılıklı anlaşmak ve mutabık kalmak, antant kalmak
1. O vakit politika ile mücerret ilmi birbiriyle gayet kolay uzlaşır şeyler sanıyordum.
1. O vakit politika ile mücerret ilmi birbiriyle gayet kolay uzlaşır şeyler sanıyordum.
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Uzlaşmayan, uzlaşma yanlısı olmayan
1. Uzlaşmaz bir tutum.
1. Uzlaşmaz bir tutum.
1. -i , -i , -i , -i , Uzlaştırma ihtimali veya imkânı bulunmak
2. Uzlaştırma becerisi bulunmak
uzlaştırma kurulu
1. isim , isim , isim , isim , Uzlaştırmak işi
1. isim , isim , isim , isim , Toplu sözleşme görüşmelerinde tarafların uyuşmazlığa düşmeleri durumunda, uzlaşma sağlamak amacı ile grev ve lokavt kanununa göre oluşturulan, kararlarının yaptırım gücü olmayan kurul
1. -i , -i , -i , -i , Uzlaşmalarını sağlamak
1. Onlar da iki tarafı uzlaştırmak için son defa arabuluculuğa koşuyorlardı.
1. Onlar da iki tarafı uzlaştırmak için son defa arabuluculuğa koşuyorlardı.
1. isim , isim , eskimiş , eskimiş , isim , isim , eskimiş , eskimiş , Toplum yaşayışından kaçıp tek başına yaşama
1. Ülfet belalı şey fakat uzlet sıkıntılı / Bilmem nasıl geçirmeliyim son beş on yılı
1. Ülfet belalı şey fakat uzlet sıkıntılı / Bilmem nasıl geçirmeliyim son beş on yılı
Lisan : Arapça ʿuzlet
el uzluğu
1. isim , isim , isim , isim , Ustalık, işinin eri olma durumu, hazakat, ehliyet