92406 kayıt bulundu.
1. isim , isim , tıp , tıp , isim , isim , tıp , tıp , Bir hastalıktan sonra yerleşip kalan işlev veya doku bozukluğu
1. Kırık ve çıkık sekellerine kaplıca yararlıdır.
1. Kırık ve çıkık sekellerine kaplıca yararlıdır.
Lisan : Fransızca séquelle
1. isim , isim , gök bilimi , gök bilimi , isim , isim , gök bilimi , gök bilimi , Satürn
Özel: Evet
1. isim , isim , eskimiş , eskimiş , isim , isim , eskimiş , eskimiş , Bir yerde oturanlar, sakinler
Lisan : Arapça sekene
şeker ağacı, şeker aktarması, Şeker Bayramı, şeker fasulyesi, şeker hastalığı, şeker kamışı, şeker pancarı, şekerpare, şekerrenk, esmer şeker, gizli şeker, gülbeşeker, kesme şeker, küp şeker, toz şeker, akide şekeri, badem şekeri, bayram şekeri, bonbon şekeri, çay şekeri, elma şekeri, horoz şekeri, kestane şekeri, kıtlama şekeri, kişniş şekeri, leblebi şekeri, lohusa şekeri, mevlit şekeri, meyve şekeri, nane şekeri, nikâh şekeri, nişasta şekeri, nöbet şekeri, pamuk şekeri, peynir şekeri, pudra şekeri, süt şekeri, üzüm şekeri
1. isim , isim , isim , isim , Şeker kamışı, şeker pancarı, patates, havuç, mısır, buğday vb. bitkilerin sap ve köklerinin öz suyundan veya nişastasından çıkarılan, birleşiminde karbon, oksijen ve hidrojen bulunan, beyaz, suda eriyen, mayalanabilen ve çoğu tatlı olan maddelerin genel adı
2. Bu madde katılarak yapılmış lokum, akide, çikolata vb. tatlı yiyeceklerin genel adı
1. Kolonya dökmekten, şeker tutmaktan, iyi gözükeceğim diye ağız etmekten yoruldu.
1. Kolonya dökmekten, şeker tutmaktan, iyi gözükeceğim diye ağız etmekten yoruldu.
3. tıp , tıp , tıp , tıp , Şeker hastalığı
1. Yirmi gün evvel ameliyat edildiği hâlde biraz şekeri görüldüğü için henüz taburcu edilememişti.
1. Yirmi gün evvel ameliyat edildiği hâlde biraz şekeri görüldüğü için henüz taburcu edilememişti.
4. sıfat , sıfat , mecaz , mecaz , sıfat , sıfat , mecaz , mecaz , Sevimli, cana yakın ve güzel
1. Hele bak, ne şeker şey!
1. Hele bak, ne şeker şey!
Lisan : Farsça şeker
1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Vatanı Doğu Asya olup Güneydoğu Anadolu'da da yetişen, yeşilimsi, beyaz çiçekli bir ağaç (Hovenia dulcis)
1. isim , isim , argo , argo , isim , isim , argo , argo , İşaretlerle iletişim kurma, gizlice haberleşme
1. Şeker aktarması da el, göz, baş, burun, mendil, fes ve peçeyle olur.
1. Şeker aktarması da el, göz, baş, burun, mendil, fes ve peçeyle olur.
1. isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , Ramazan Bayramı
Özel: Evet
1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Badıcı etli, tohumu yuvarlak ve beyaz bir tür fasulye
1. çok sevimli, güzel
2. yumuşak huylu, yumuşak davranan
1. Doktor şeker gibi adam, ahbabım.
1. Doktor şeker gibi adam, ahbabım.
1. isim , isim , tıp , tıp , isim , isim , tıp , tıp , Kanda şeker düzeyinin normal değerlerin üzerine çıkması sonucu çok su içme, çok yemek yeme, çok idrar yapma ve idrarda şeker bulunması ile beliren hastalık, şeker, diyabet
1. Ben de hastayım hanım, şeker hastalığım var.
1. Ben de hastayım hanım, şeker hastalığım var.
1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Buğdaygillerden, çiçekleri salkım durumunda başakçıklar oluşturan, 10 metreye kadar uzayabilen, öz suyundan şeker çıkarılan bir bitki (Saccarum officinarum)
1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Ispanakgillerden, etli kökünden şeker elde edilen bir yıllık tarım bitkisi, kocabaş (Beta vulgaris var rapa)
şekerciboyası
1. isim , isim , isim , isim , Şeker ve şekerleme yapan veya satan kimse
1. Birkaç gün içinde anlaşıldı ki ... bir fakir şekercinin kızı ile evlenmiş.
1. Birkaç gün içinde anlaşıldı ki ... bir fakir şekercinin kızı ile evlenmiş.
2. Şeker satılan yer
1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Şekerciboyasıgillerden, kökü iç sürdürücü olarak kullanılan, 2-3 metre yüksekliğinde, üzümsü meyvesinden şarapları boyamak için kırmızı boya çıkarılan çok yıllık bir bitki, Amerikan üzümü (Phytolacca americana)
Telaffuz : şekerci'boyası
1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Ispanaklar takımına giren, şekerciboyası vb. bitkileri içine alan bir bitki familyası
1. şeker şerbetine, limon suyu veya limon tuzu katarak kaynatıp koyulaşmasını sağlamak
1. teklifsiz konuşmada , teklifsiz konuşmada , teklifsiz konuşmada , teklifsiz konuşmada , genellikle kadınların kullandığı sevgi bildiren bir seslenme sözü
1. isim , isim , isim , isim , Şekerlemek işi
2. Toz şekerin içine meyve özleri konduktan sonra kaynatılmasıyla yapılan her türlü şeker
1. Cevahir, şekerleme, kitapçı camekânları önünde tevakkuf ede ede yürüyordum.
1. Cevahir, şekerleme, kitapçı camekânları önünde tevakkuf ede ede yürüyordum.
3. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Oturduğu yerde hafif ve kısa süreli uyuma
1. Her gün öğle yemeğinden sonra şekerlemeden önce yeni yeni şahsiyetler katılıyordu aralarına.
1. Her gün öğle yemeğinden sonra şekerlemeden önce yeni yeni şahsiyetler katılıyordu aralarına.
1. -i , -i , -i , -i , İçine şeker koymak, şekerle tatlandırmak
2. nesnesiz , nesnesiz , mecaz , mecaz , nesnesiz , nesnesiz , mecaz , mecaz , Kısa bir süre uyumak