92406 kayıt bulundu.
1. -i , -i , -i , -i , Karalama ihtimali veya imkânı bulunmak
2. Karalamaya gücü yetmek
1. isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , Leylekgillerden, gagası aşağı doğru kıvrık, tüyleri kara, uzun bacaklı bir kuş, çeltik kargası (Ciconia nigra)
Telaffuz : kara'leylek
aklı karalı
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Karası (II) olan
2. Üzeri kalemle karalanmış
ağzı karalık, bahtı karalık, gözü karalık, yüzü karalık
1. isim , isim , isim , isim , Kara olma durumu
2. Karaya çalan leke
1. isim , isim , isim , isim , Uzaklık ve karanlık sebebiyle kim veya ne olduğu seçilemeyen, belli belirsiz, koyu renkli biçim, silüet
1. Az sonra dört atlının karaltısını seçtiler.
1. Az sonra dört atlının karaltısını seçtiler.
2. Hafif karanlık
3. Leke
1. -i , -i , halk ağzında , halk ağzında , -i , -i , halk ağzında , halk ağzında , Hor görmek
1. Merhametin çoktur beni karama / Beni görüp mah yüzünü bürüme
1. Merhametin çoktur beni karama / Beni görüp mah yüzünü bürüme
2. Karalamak, kara çalmak, lekelemek
3. Kötülemek, yermek
akkaraman, morkaraman, güney karamanı
1. isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , Orta Anadolu'da yetiştirilen, kuyruğu iri ve yağlı bir tür koyun
1. isim , isim , isim , isim , Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
Özel: Evet
Telaffuz : kara'man
1. bir şeye tam güvenmeyip ileride ne olacağı konusunda bilgi sahibi olunamadığı durumlarda kullanılan bir söz
1. isim , isim , isim , isim , Genellikle ayakkabı yüzü yapılan bir tür sağlam ve parlak kumaş
2. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Bu kumaştan yapılmış
Lisan : Rumca
Telaffuz : karamando'la
1. isim , isim , isim , isim , Türkçenin, Karaman ve yöresinde yaşayan Ortodoks Hristiyanlar tarafından konuşulan, Yunan alfabesi ile yazılan ağzı, Karamanlıca
Özel: Evet
1. isim , isim , isim , isim , Bilardo oyununda isteka ile vurulan bilyenin öbürlerine dokunması
2. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Çarpışma, birbirine çarpma
3. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Karışıklık, karmaşa
Lisan : Fransızca carambole
1. karışıklıktan yararlanarak birini aldatmak
2. bir işi aşırı bir çabuklukla yaparak gereken özeni göstermemek
1. isim , isim , isim , isim , Eritilmiş ve birazı yakılmış şekerle yapılan şekerleme, karamela
Lisan : Fransızca caramel
1. isim , isim , isim , isim , Karamel
Lisan : İtalyanca caramella
Telaffuz : karame'la, l ince okunur
1. sıfat , sıfat , felsefe , felsefe , sıfat , sıfat , felsefe , felsefe , Kötümser
1. kötümserliğe kapılmak, bedbin olmak
1. İşsiz geçirdiği her gün biraz daha karamsar oldu.
1. İşsiz geçirdiği her gün biraz daha karamsar oldu.