Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
kaftancı
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kaftan yapan veya satan kimse


kaftancılık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kaftancının yaptığı iş


kâfur

İlgili Kelimeler:

kâfur ağacı

Anlamı:

1. isim , isim , eskimiş , eskimiş , isim , isim , eskimiş , eskimiş , Kâfur ağacından elde edilen, hekimlikte kullanılan, beyaz ve yarı saydam, kolaylıkla parçalanan, güzel kokulu bir madde

Örnek:

1. Hastaneye gider gitmez gene kan aldırdılar, kâfuru şırınga ettiler, daha bilmem neler yaptılar, hasta açılmadı.

1. Hastaneye gider gitmez gene kan aldırdılar, kâfuru şırınga ettiler, daha bilmem neler yaptılar, hasta açılmadı.

2. sıfat , sıfat , mecaz , mecaz , sıfat , sıfat , mecaz , mecaz , Çok beyaz


Lisan : Arapça kāfūr

Telaffuz : kâ:fu:ru

kâfur ağacı
Anlamı:

1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Defnegillerden, Uzak Doğu'da yetişen, kâfur elde edilen ağaç (Cinnamonum camphora)


kağan
Anlamı:

1. isim , isim , tarih , tarih , isim , isim , tarih , tarih , Hanların bağlı olduğu devlet başkanı, hakan, imparator


kağanlık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kağan olma durumu

2. Kağanın yönetimindeki ülke


kâğıda dökmek
Anlamı:

1. yazıya geçirmek


kâğıdımsı
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Kâğıtsı


kâgir
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , mimarlık , mimarlık , sıfat , sıfat , mimarlık , mimarlık , Taş veya tuğladan yapılan (yapı), kârgir

Örnek:

1. Kâgir ev.

1. Kâgir ev.


Lisan : Farsça kārgīr

Telaffuz : kâ:gir

kâğıt

İlgili Kelimeler:

kâğıt ağacı, kâğıt balığı, kâğıt dutu, kâğıt helvası, kâğıt kebabı, kâğıt oyunu, kâğıt para, kâğıt torba, atık kâğıt, değerli kâğıt, kaba kâğıt, mumlu kâğıt, müsveddelik kâğıt, üçkâğıt, yağlı kâğıt, zamklı kâğıt, aşı kâğıdı, bakkal kâğıdı, borsa kâğıdı, boş kâğıdı, celp kâğıdı, cevap kâğıdı, çağrı kâğıdı, daktilo kâğıdı, duvar kâğıdı, el işi kâğıdı, esericedit kâğıdı, folyo kâğıdı, fon kâğıdı, hüsnühâl kâğıdı, ikametgâh kâğıdı, imza kâğıdı, iskambil kâğıdı, kafa kâğıdı, karbon kâğıdı, kaymak kâğıdı, kese kâğıdı, kopya kâğıdı, kraft kâğıdı, krepon kâğıdı, kurutma kâğıdı, kuşe kâğıdı, matris kâğıdı, mazeret kâğıdı, mulaj kâğıdı, nüfus kâğıdı, oy kâğıdı, oyun kâğıdı, ölüm kâğıdı, parşömen kâğıdı, pergament kâğıdı, saman kâğıdı, sevk kâğıdı, sigara kâğıdı, teksir kâğıdı, temiz kâğıdı, turnusol kâğıdı, tuvalet kâğıdı, yan kâğıdı, yazı kâğıdı, yazılı kâğıdı, zımpara kâğıdı

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Hamur durumuna getirilmiş türlü bitkisel maddelerden yapılan, yazı yazmaya, baskı yapmaya, bir şey sarmaya yarayan kuru, ince yaprak

Örnek:

1. Yazı kâğıdı. Duvar kâğıdı. Sigara kâğıdı.

1. Yazı kâğıdı. Duvar kâğıdı. Sigara kâğıdı.

2. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Bu yapraktan yapılmış

Örnek:

1. Gece hafif rüzgârlarla sallanan kâğıt fenerlerin aydınlığında dans edilir.

1. Gece hafif rüzgârlarla sallanan kâğıt fenerlerin aydınlığında dans edilir.

3. Yazılı kâğıt yaprağı, pusula, tezkere

Örnek:

1. Belediye kâtibine bir kâğıt götürmüştü, dönerken kasabın çırağına rast geldi.

1. Belediye kâtibine bir kâğıt götürmüştü, dönerken kasabın çırağına rast geldi.

4. Yazılı sınav kâğıdı

5. İskambil kâğıdı

6. Belge ve doküman

Örnek:

1. ... hâkim kararı olmadıkça ... kimsenin üstü, özel kâğıtları ve eşyası aranamaz.

1. ... hâkim kararı olmadıkça ... kimsenin üstü, özel kâğıtları ve eşyası aranamaz.

7. Menkul kıymetler borsasında işlem gören tahvil, hisse senedi gibi mali değeri olan senet

8. Menkul kıymetler

9. halk ağzında , halk ağzında , halk ağzında , halk ağzında , Kâğıt para

Örnek:

1. Kalkıp cevabını veriyor; bilirse ne âlâ, beş bin kâğıdı cepledi demektir.

1. Kalkıp cevabını veriyor; bilirse ne âlâ, beş bin kâğıdı cepledi demektir.


Lisan : Farsça kāġaẕ

kâğıt açmak
Anlamı:

1. iskambil kâğıtlarını oyunculara dağıttıktan sonra koz olacak kâğıdın yüzünü çevirmek


kâğıt ağacı
Anlamı:

1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Kâğıt dutu


kâğıt balığı
Anlamı:

1. isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , Kâğıt balığıgillerden, gövdesi kâğıt gibi ince ve saydam, üzerinde üç siyah benek bulunan kemikli bir balık (Trachypterus trachypterus)


kâğıt balığıgiller
Anlamı:

1. isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , Kemikli balıklardan, örnek hayvanı kâğıt balığı olan, ince gövdeli, gümüşi renkli balık familyası


kâğıt dutu
Anlamı:

1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Dutgillerden, Çin'de ve Japonya'da yetişen, kabuğundan kâğıt yapılan bir ağaç, kâğıt ağacı (Broussenetia papyrifera)


kâğıt helvacı
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kâğıt helvası yapan veya satan kimse


kâğıt helvası
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Tekerlek biçiminde, ince, yassı ve gevrek bir helva türü


kâğıt kaleme sarılmak
Anlamı:

1. hemen yazmaya başlamak

Örnek:

1. Partinin kurulacağını duyunca kâğıda kaleme sarılmış, korkunç bir telgraf yazmıştı.

1. Partinin kurulacağını duyunca kâğıda kaleme sarılmış, korkunç bir telgraf yazmıştı.


kâğıt kebabı
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kemiksiz koyun eti, domates, biber, soğan ve baharat karışımının yağlı kâğıt içerisine konarak fırında pişirilmesi yoluyla hazırlanan bir kebap türü


kâğıt oynamak
Anlamı:

1. iskambil kâğıtlarını kullanarak çeşitli oyunlar oynamak

Örnek:

1. Birkaçı soba etrafında çay içiyorlar, tavla ve kâğıt oynuyorlar.

1. Birkaçı soba etrafında çay içiyorlar, tavla ve kâğıt oynuyorlar.


kâğıt oyunu
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , İskambil kâğıdı ile oynanan oyun

Örnek:

1. Hiç kâğıt oyunu oynamazken birkaç aydır altmışaltıya alıştırmışlar, sıra ile yenip duruyorlardı.

1. Hiç kâğıt oyunu oynamazken birkaç aydır altmışaltıya alıştırmışlar, sıra ile yenip duruyorlardı.


kâğıt para
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Devlet bankası tarafından piyasaya çıkarılan değeri kâğıt üzerinde belirtilen para, banknot


kâğıt torba
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Ambalajlamada kullanılan, kâğıttan yapılan, gerektiğinde özel makinelerde dikilerek hazırlanan torba


kâğıt üzerinde (veya üstünde) kalmak
Anlamı:

1. yapılması düşünülmüş olduğu hâlde yapılmamak

2. kararı bağlandığı hâlde uygulanmamak


kâğıtçı

İlgili Kelimeler:

üçkâğıtçı

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kâğıt yapan kimse

2. Kâğıt ve yazı gereçleri satan kimse