kâğıt


İlgili Kelimeler:

kâğıt ağacı, kâğıt balığı, kâğıt dutu, kâğıt helvası, kâğıt kebabı, kâğıt oyunu, kâğıt para, kâğıt torba, atık kâğıt, değerli kâğıt, kaba kâğıt, mumlu kâğıt, müsveddelik kâğıt, üçkâğıt, yağlı kâğıt, zamklı kâğıt, aşı kâğıdı, bakkal kâğıdı, borsa kâğıdı, boş kâğıdı, celp kâğıdı, cevap kâğıdı, çağrı kâğıdı, daktilo kâğıdı, duvar kâğıdı, el işi kâğıdı, esericedit kâğıdı, folyo kâğıdı, fon kâğıdı, hüsnühâl kâğıdı, ikametgâh kâğıdı, imza kâğıdı, iskambil kâğıdı, kafa kâğıdı, karbon kâğıdı, kaymak kâğıdı, kese kâğıdı, kopya kâğıdı, kraft kâğıdı, krepon kâğıdı, kurutma kâğıdı, kuşe kâğıdı, matris kâğıdı, mazeret kâğıdı, mulaj kâğıdı, nüfus kâğıdı, oy kâğıdı, oyun kâğıdı, ölüm kâğıdı, parşömen kâğıdı, pergament kâğıdı, saman kâğıdı, sevk kâğıdı, sigara kâğıdı, teksir kâğıdı, temiz kâğıdı, turnusol kâğıdı, tuvalet kâğıdı, yan kâğıdı, yazı kâğıdı, yazılı kâğıdı, zımpara kâğıdı

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Hamur durumuna getirilmiş türlü bitkisel maddelerden yapılan, yazı yazmaya, baskı yapmaya, bir şey sarmaya yarayan kuru, ince yaprak

Örnek:

1. Yazı kâğıdı. Duvar kâğıdı. Sigara kâğıdı.

1. Yazı kâğıdı. Duvar kâğıdı. Sigara kâğıdı.

2. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Bu yapraktan yapılmış

Örnek:

1. Gece hafif rüzgârlarla sallanan kâğıt fenerlerin aydınlığında dans edilir.

1. Gece hafif rüzgârlarla sallanan kâğıt fenerlerin aydınlığında dans edilir.

3. Yazılı kâğıt yaprağı, pusula, tezkere

Örnek:

1. Belediye kâtibine bir kâğıt götürmüştü, dönerken kasabın çırağına rast geldi.

1. Belediye kâtibine bir kâğıt götürmüştü, dönerken kasabın çırağına rast geldi.

4. Yazılı sınav kâğıdı

5. İskambil kâğıdı

6. Belge ve doküman

Örnek:

1. ... hâkim kararı olmadıkça ... kimsenin üstü, özel kâğıtları ve eşyası aranamaz.

1. ... hâkim kararı olmadıkça ... kimsenin üstü, özel kâğıtları ve eşyası aranamaz.

7. Menkul kıymetler borsasında işlem gören tahvil, hisse senedi gibi mali değeri olan senet

8. Menkul kıymetler

9. halk ağzında , halk ağzında , halk ağzında , halk ağzında , Kâğıt para

Örnek:

1. Kalkıp cevabını veriyor; bilirse ne âlâ, beş bin kâğıdı cepledi demektir.

1. Kalkıp cevabını veriyor; bilirse ne âlâ, beş bin kâğıdı cepledi demektir.


Lisan : Farsça kāġaẕ