92406 kayıt bulundu.
1. isim , isim , isim , isim , Bakanlar Kurulu, hükûmet
2. Hekim muayenehanesi
1. Rengi doktor kabinelerinin kapılarındaki cilalı siyah levhalar gibi parlıyor.
1. Rengi doktor kabinelerinin kapılarındaki cilalı siyah levhalar gibi parlıyor.
3. Kabin
1. Bir kabineye girip soyundum.
1. Bir kabineye girip soyundum.
4. Hela
Lisan : Fransızca cabinet
Telaffuz : kabi'ne
kabir azabı, kabir suali, Anıtkabir
1. isim , isim , isim , isim , Mezar
1. Ve serin serviler altında kalan kabrinde / Her seher bir gül açar, her gece bir bülbül öter
1. Ve serin serviler altında kalan kabrinde / Her seher bir gül açar, her gece bir bülbül öter
Lisan : Arapça ḳabr
1. isim , isim , din bilgisi , din bilgisi , isim , isim , din bilgisi , din bilgisi , İslam inancına göre öldükten sonra mezarda çekilecek azap
1. İslam inancına göre öldükten sonra mezarda azap duymak
1. Kabir azabı çeken ölülerin inlemelerini ibretle dinlediler.
1. Kabir azabı çeken ölülerin inlemelerini ibretle dinlediler.
2. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , çok sıkılmak, üzülmek
1. isim , isim , din bilgisi , din bilgisi , isim , isim , din bilgisi , din bilgisi , İslam inancına göre öldükten sonra mezarda sorulan soru
2. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Uzun ve bıktırıcı soru
kabzımal, ahzükabz
1. isim , isim , isim , isim , Dışkılama sıklığının azalması veya zor ve ağrılı dışkılama, peklik, kabızlık, ishal karşıtı
1. Kabızdan helak olma derecesine geldim.
1. Kabızdan helak olma derecesine geldim.
2. Azrail tarafından ruh teslim alınma, ölme
3. eskimiş , eskimiş , eskimiş , eskimiş , Alma
4. eskimiş , eskimiş , eskimiş , eskimiş , Kavrama, el ile tutma
Lisan : Arapça ḳabż
1. zarf , zarf , eskimiş , eskimiş , zarf , zarf , eskimiş , eskimiş , Milattan önce
Lisan : Arapça ḳabl + mīlād
Telaffuz : ka'blelmi:lat, l ince okunur
kablo gemisi, anot kablosu
1. isim , isim , isim , isim , Elektrik akımı iletiminde kullanılan ve yalıtkan bir madde ile sarılı bulunan metal tel
1. Konduları elektrik kablolarıyla sarıp sarmalayacağına söz verdi.
1. Konduları elektrik kablolarıyla sarıp sarmalayacağına söz verdi.
Lisan : Fransızca câbleau
Telaffuz : ka'blo
1. isim , isim , denizcilik , denizcilik , isim , isim , denizcilik , denizcilik , Deniz altına telefon, telgraf ve elektrik kabloları döşeyen gemi
kablolu yayın
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Kablosu olan
2. Kablo aracılığıyla işlevini yapan (araç, gereç)
1. isim , isim , isim , isim , Televizyon yayınının kablo, cam iletken vb. bir fiziksel ortam üzerinden abonelere ulaştırıldığı yayın türü
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Kablosu olmayan
2. Kablo olmaksızın bağlantı sağlayan (araç, gereç)
Kabotaj Bayramı, kabotaj gemisi, kabotaj hakkı
1. isim , isim , denizcilik , denizcilik , isim , isim , denizcilik , denizcilik , Bir ülkenin iskele veya limanları arasında gemi işletme işi
Lisan : Fransızca cabotage
1. isim , isim , denizcilik , denizcilik , isim , isim , denizcilik , denizcilik , Deniz ticaretini teşvik amacıyla 1 Temmuz'da kutlanan bayram
Özel: Evet
1. isim , isim , denizcilik , denizcilik , isim , isim , denizcilik , denizcilik , Kabotaj hattında çalışan gemi
1. isim , isim , hukuk , hukuk , isim , isim , hukuk , hukuk , Türk kara sularında, Türkiye'deki akarsu ve göllerde gemi bulundurma, bunlarla gidiş geliş ve taşıma yapma hakkı
1. Limanlarımızda kabotaj hakkı tamamıyla Türklere geçmiştir.
1. Limanlarımızda kabotaj hakkı tamamıyla Türklere geçmiştir.