92406 kayıt bulundu.
1. -e , -e , nesnesiz , nesnesiz , -e , -e , nesnesiz , nesnesiz , Çabucak veya ansızın çizilmek
Telaffuz : çizili'vermek
1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Çizme işine konu olmak
1. Şişenin bir tarafı birer santimetre ara ile çizilmiş ve üzerine de birer rakam konulmuş.
1. Şişenin bir tarafı birer santimetre ara ile çizilmiş ve üzerine de birer rakam konulmuş.
geometrik çizim, tasar çizim
1. isim , isim , isim , isim , Çizme işi
2. Çizilerek oluşturulmuş biçim
3. matematik , matematik , matematik , matematik , Bir şeklin belli bir kurala göre cetvel ve pergel yardımıyla çizilmesi işi
tasar çizimcilik
1. isim , isim , isim , isim , Çizimcinin yaptığı iş
1. zarf , zarf , halk ağzında , halk ağzında , zarf , zarf , halk ağzında , halk ağzında , Çizgi durumunda, sırayla
1. Turnam gelir çizin çizin / Kanadı boynundan uzun
1. Turnam gelir çizin çizin / Kanadı boynundan uzun
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Çizinti yapılmamış
1. Bunlar, iyi cins beyaz kâğıt üstüne yazılmamış, basılmıştı sanki. Silintisiz, çıkıntısız, çizintisiz.
1. Bunlar, iyi cins beyaz kâğıt üstüne yazılmamış, basılmıştı sanki. Silintisiz, çıkıntısız, çizintisiz.
1. isim , isim , isim , isim , Cızırdamak işi, cızıldama
1. İncelip cızırdamaya başlayan sesiyle onlara hitap etti.
1. İncelip cızırdamaya başlayan sesiyle onlara hitap etti.
1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , `Cızır` diye ses çıkarmak, cızıldamak
2. Boğazındaki gıcıktan dolayı kesik ve ince ses çıkarmak, cızıldamak
1. isim , isim , isim , isim , Cızırdatmak işi, cızıldatma
1. Beyim, dedi, tavla oynamak evkafta kalem cızırdatmaya benzemiyor galiba.
1. Beyim, dedi, tavla oynamak evkafta kalem cızırdatmaya benzemiyor galiba.
1. -i , -i , -i , -i , Cızırdamasına yol açmak, cızıldatmak
2. Kâğıt üzerinde ustaca kalem oynatmak veya beceriyle yazı yazmak, cızıldatmak
1. isim , isim , isim , isim , Cızırdama sırasında çıkan sesin adı, cızıltı
1. Döşeme, suyun cızırtılarla soğuttuğu ağır bir taş gibi buğu içindeydi.
1. Döşeme, suyun cızırtılarla soğuttuğu ağır bir taş gibi buğu içindeydi.