Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
cinsî
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , eskimiş , eskimiş , sıfat , sıfat , eskimiş , eskimiş , Cinsel


Lisan : Arapça cinsī

Telaffuz : cinsi:

cinsilatif
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Güzel, alımlı, hoşa giden kadın


Lisan : Arapça cins + laṭīf

Telaffuz : ci'nsilati:fi, l ince okunur

cinsiyet

İlgili Kelimeler:

cinsiyet ayrımcılığı

Anlamı:

1. isim , isim , biyoloji , biyoloji , isim , isim , biyoloji , biyoloji , Bireye, üreme işinde ayrı bir rol veren ve erkekle dişiyi ayırt ettiren yaradılış özelliği, eşey, cinslik, seks

Örnek:

1. Cinsiyet değiştirecek kadar kin ateşinde piştim.

1. Cinsiyet değiştirecek kadar kin ateşinde piştim.


Lisan : Arapça cinsiyyet

cinsiyet ayrımcılığı
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Genellikle eğitim veya iş yaşamında bireye erkek veya kadın olduğu için farklı tutum ve davranışlar içinde olma


cinslik

İlgili Kelimeler:

cinslik bilimi, iki cinslikli

Anlamı:

1. isim , isim , biyoloji , biyoloji , isim , isim , biyoloji , biyoloji , Cinsiyet

2. argo , argo , argo , argo , Gariplik, tuhaflık


cinslik bilimi
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Cinsellik bilimi


cinsliksiz
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , biyoloji , biyoloji , sıfat , sıfat , biyoloji , biyoloji , Eşeysiz


çintemani
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Özellikle kumaşlara ve çinilere uygulanmış, ikisi altta biri üstte iç içe geçmiş halkalar ve şimşeği ifade eden iki yatık kıvılcımdan meydana gelen süsleme motifi, itayağı


Lisan : Sanskritçeden

çintiyan
Anlamı:

1. isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , İçi astarlı, uzun kadın donu, kadın şalvarı


cinyolu
Anlamı:

1. isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , Tarlaların arasında görülen verimsiz topraklar


Telaffuz : ci'nyolu

cip
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Her türlü arazide kullanılabilen motorlu taşıt


Lisan : İngilizce jeep

çip
Anlamı:

1. isim , isim , bilişim , bilişim , isim , isim , bilişim , bilişim , Yonga

Örnek:

1. Bilgisayar çipi.

1. Bilgisayar çipi.


Lisan : İngilizce chip

çıpa
Anlamı:

1. isim , isim , denizcilik , denizcilik , isim , isim , denizcilik , denizcilik , Gemilerin dalgalara, akıntılara kapılarak yer değiştirmemesi için suya atılan, zincirle gemiye bağlı bulunan, ucu çengelli ağır demir araç, çipo, demir

2. ekonomi , ekonomi , ekonomi , ekonomi , Döviz kurlarını belirlemek için esas alınan ölçü


Lisan : İtalyanca ceppo

çıpalama
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çıpalamak işi


çıpalamak fiil
Anlamı:

1. -i , -i , denizcilik , denizcilik , -i , -i , denizcilik , denizcilik , Gemi, kayık vb.nin dalgalara, akıntılara kapılarak yer değiştirmesini çıpa aracılığıyla önlemek

2. Gemi, kayık vb.ni çıpa aracılığıyla çıpaya bağlı halatın uzunluğu ölçüsünde, dar bir bölgede tutmak


çıpı çıpı
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çocuk dilinde yıkanma


çipil
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Ağrılı ve kirpikleri dökülmüş (göz)

Örnek:

1. Annesininki gibi çipil fakat daha siyah ve kapakları şişmiş gözleri parlak, ufarak ve batıktı.

1. Annesininki gibi çipil fakat daha siyah ve kapakları şişmiş gözleri parlak, ufarak ve batıktı.


çıpıl çıpıl
Anlamı:

1. zarf , zarf , zarf , zarf , Su ile oynayarak


çipilleşme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çipilleşmek işi


çipilleşmek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Gözleri çipil duruma gelmek


çipilti
Anlamı:

1. isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , Yağmur serpintisi


çıpır

İlgili Kelimeler:

çıpır makinesi

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Yonga


çıpır makinesi
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Elyaflı plaka imalatında kullanılmak üzere odunları yonga durumuna getiren makine


çıplak

İlgili Kelimeler:

çıplak alev, çıplak at, çıplak gözle, çıplak maaş, çıplak maden, çıplak mülkiyet, çıplak resim, çıplak tohumlular, çıplak ücret, çıplaklar kampı, baldırı çıplak

Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Üstünde bulunması gereken giysi, örtü vb. bulunmayan, üryan, nü, cıbıl, cıbıldak

Örnek:

1. Kız, çıplak tabanlarını bozuk yolda şaplata şaplata köyün içerisine doğru uzaklaştı.

1. Kız, çıplak tabanlarını bozuk yolda şaplata şaplata köyün içerisine doğru uzaklaştı.

2. Saçsız (baş)

3. Üzerinde yaprak olmayan

Örnek:

1. Irmağın başında kocaman, çıplak bir tek kavak vardı.

1. Irmağın başında kocaman, çıplak bir tek kavak vardı.

4. İçinde gerekli eşya bulunmayan

Örnek:

1. Ankara tepelerinin birinde, boz renkli bir binanın çıplak ve dar bir odasında onunla karşı karşıyayız.

1. Ankara tepelerinin birinde, boz renkli bir binanın çıplak ve dar bir odasında onunla karşı karşıyayız.

5. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Yoksul (kimse)

Örnek:

1. Askerliğini yapmamış, beş parasız, çıplak bir Cemal'in nesi vardı evlenilecek?

1. Askerliğini yapmamış, beş parasız, çıplak bir Cemal'in nesi vardı evlenilecek?

6. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Yalın, süssüz

Örnek:

1. Çıplak bir anlatım.

1. Çıplak bir anlatım.

7. isim , isim , isim , isim , Soyunmuş durumda olan vücudun resmi, nü


çıplak alev
Anlamı:

1. isim , isim , kimya , kimya , isim , isim , kimya , kimya , Isıtılacak maddelere veya bunların içinde bulunduğu kaplara doğrudan doğruya yöneltilen ateş veya alev