92406 kayıt bulundu.
1. nesnesiz , nesnesiz , -le , -le , nesnesiz , nesnesiz , -le , -le , Buluşturulma ihtimali veya imkânı bulunmak
1. nesnesiz , nesnesiz , -le , -le , nesnesiz , nesnesiz , -le , -le , Bir araya gelmeleri sağlanmak, bir araya getirilmek
1. -i , -i , -le , -le , -i , -i , -le , -le , Çabucak buluşturmak
Telaffuz : buluşturu'vermek
1. nesnesiz , nesnesiz , -le , -le , nesnesiz , nesnesiz , -le , -le , Buluşulma ihtimali veya imkânı bulunmak
1. nesnesiz , nesnesiz , -le , -le , nesnesiz , nesnesiz , -le , -le , Çabucak veya ansızın buluşmak
karabulut, kara bulut, katman bulut, kızgın bulut, küme bulut, saçak bulut, sedefsi bulut, yığın bulut, toz bulutu, yağmur bulutu
1. isim , isim , isim , isim , Atmosferdeki su damlacıkları ve buz taneciklerinin görülebilir yoğunluk kazanmasıyla oluşan, biçimleri, yükseklikleri ve yol açtıkları hava olaylarıyla birbirinden ayrılan yığın
1. Mavi maviydi gökyüzü / Bulutlar beyaz beyazdı / Boşluğu ve üzüntüsü / İçinde ne garip bir yazdı
1. Mavi maviydi gökyüzü / Bulutlar beyaz beyazdı / Boşluğu ve üzüntüsü / İçinde ne garip bir yazdı
2. Herhangi bir şeyden oluşan yoğun yığın
1. Ortalık sarı bir toz bulutu içinde.
1. Ortalık sarı bir toz bulutu içinde.
3. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Keder, endişe
1. Gazi'nin şen çehresi üstünden ciddi bir düşüncenin bulutu geçer gibi oldu.
1. Gazi'nin şen çehresi üstünden ciddi bir düşüncenin bulutu geçer gibi oldu.
1. çok sarhoş olmak
1. Meyhaneli köylerin her birinde üçer beşer çekmiş, bulut olmuştur.
1. Meyhaneli köylerin her birinde üçer beşer çekmiş, bulut olmuştur.
1. isim , isim , isim , isim , Küçük bulut
1. Cam kırıklarına benzer, kesici, acıtıcı bulutçukların kayıp kayıp gittikleri bir gökyüzü.
1. Cam kırıklarına benzer, kesici, acıtıcı bulutçukların kayıp kayıp gittikleri bir gökyüzü.
1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Bulutlanma ihtimali bulunmak
1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Ansızın veya çabucak bulutlanmak
Telaffuz : bulutlanı'vermek
1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Bulutlarla kaplanmak
1. Gökler bulutlanıyor rüzgâr serinliyordu / Serpilmeye başladı bir yağmur ince ince
1. Gökler bulutlanıyor rüzgâr serinliyordu / Serpilmeye başladı bir yağmur ince ince
2. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Kederlenmek, hüzünlenmek
1. Acaba Saffet'in vaktiyle nişanlısı olduğunu söylese Mazlume ile başlayan bu billur gibi şeffaf sevgi bulutlanır mıydı?
1. Acaba Saffet'in vaktiyle nişanlısı olduğunu söylese Mazlume ile başlayan bu billur gibi şeffaf sevgi bulutlanır mıydı?
kafası bulutlu
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Bulutlarla kaplanmış, bulutlanmış
1. Hava bulutlu ve üzerinde durduğumuz tepe rüzgârlı idi.
1. Hava bulutlu ve üzerinde durduğumuz tepe rüzgârlı idi.
2. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Karışık, net olmayan (bellek)
3. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Bulanık
1. Bulutlu düşünceler dimağını kapladığı sırada uzun siyah kirpikleri arasından iki şimşek çaktı.
1. Bulutlu düşünceler dimağını kapladığı sırada uzun siyah kirpikleri arasından iki şimşek çaktı.
1. isim , isim , gök bilimi , gök bilimi , isim , isim , gök bilimi , gök bilimi , Uzayda gaz ve toz bulutu, nebülöz
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Bulutu bulunmayan, açık, berrak
1. Burası ufukları geniş, seması bulutsuz, güneşi berrak bir yeşil saha idi.
1. Burası ufukları geniş, seması bulutsuz, güneşi berrak bir yeşil saha idi.