92406 kayıt bulundu.
1. isim , isim , isim , isim , Beğendirmek işi
1. Senin gibi kılı kırk yaran bir kıza name beğendirme başarısından dolayı sevgiliniz beyefendiyi kutlarım.
1. Senin gibi kılı kırk yaran bir kıza name beğendirme başarısından dolayı sevgiliniz beyefendiyi kutlarım.
1. -e , -e , -i , -i , -e , -e , -i , -i , Beğenilmesini, hoş görünmesini sağlamak
1. Bunun ilk kademesi Ali Bey'e hikâyesini beğendirmek olacaktı.
1. Bunun ilk kademesi Ali Bey'e hikâyesini beğendirmek olacaktı.
sağbeğeni
1. isim , isim , isim , isim , Güzel veya çirkin yargısını verdiren duygu, zevk
1. Kadınlar hoşgörü ve beğeniyle dansı alkışlarlar.
1. Kadınlar hoşgörü ve beğeniyle dansı alkışlarlar.
2. Herhangi bir konuda güzeli çirkinden ayırma yetisi, gusto
1. Kendine özgü bir beğenisi var bu konuda.
1. Kendine özgü bir beğenisi var bu konuda.
1. isim , isim , isim , isim , Beğenilir olma durumu
1. Bunun sebebini kendi güç beğenilirliğinde bulmakta ve herkese de bu kanaati telkin etmektedir.
1. Bunun sebebini kendi güç beğenilirliğinde bulmakta ve herkese de bu kanaati telkin etmektedir.
1. isim , isim , isim , isim , Beğenilmek işi veya durumu, popülarite
1. Beğenilmenin, imrenilmenin yerine sevilmeyi koyabilmek için açtığı savaşta mağlup düştü.
1. Beğenilmenin, imrenilmenin yerine sevilmeyi koyabilmek için açtığı savaşta mağlup düştü.
1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , İyi ve güzel bulunmak
1. Hususi numaraları ile tutuluyor, beğeniliyor, alkışlanıyordu.
1. Hususi numaraları ile tutuluyor, beğeniliyor, alkışlanıyordu.
2. Sevilmek, hoşa gitmek
1. Pek sevilecek, beğenilecek yanı da yoktu zavallının.
1. Pek sevilecek, beğenilecek yanı da yoktu zavallının.
güçbeğenir
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Beğenme duygusu olan
1. isim , isim , isim , isim , Beğenme işi veya durumu
1. Eğer bu beğeniş ve güven gerçek bilgi ve ihtisasa dayansaydı, şüphesiz daha sağlam, daha verimli olurdu.
1. Eğer bu beğeniş ve güven gerçek bilgi ve ihtisasa dayansaydı, şüphesiz daha sağlam, daha verimli olurdu.
1. -i , -i , -i , -i , İyi veya güzel bulmak
1. Biz çocuklar evimizi çok beğendik.
1. Biz çocuklar evimizi çok beğendik.
2. Benzerleri arasından birini seçip ayırmak
1. Kimseleri beğenmediğinden çok geç evlendi.
1. Kimseleri beğenmediğinden çok geç evlendi.
3. Onaylamak, kabul etmek, tasvip etmek
1. kuşku duymak, kuşku ile karşılamak
1. Ben bu işin sonunu beğenmiyorum.
1. Ben bu işin sonunu beğenmiyorum.
2. küçümsemek, hor görmek