Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
bakma sen
Anlamı:

1. `aldırış etme` anlamında kullanılan bir söz


bakmak fiil

İlgili Kelimeler:

günebakan, aynabakar

Anlamı:

1. -e , -e , -e , -e , Bakışı bir şey üzerine çevirmek

Örnek:

1. Zamanla nasıl değişiyor insan / Hangi resmime baksam ben değilim

1. Zamanla nasıl değişiyor insan / Hangi resmime baksam ben değilim

2. Aramak

3. Bir şeyin yüzü bir yöne doğru olmak

Örnek:

1. Limana bakan penceresinden deniz görünürdü.

1. Limana bakan penceresinden deniz görünürdü.

4. Bir şeyin gelişmesi veya iyi bir durumda kalması için emek vermek

5. Beslemek, geçindirmek

Örnek:

1. Üç çocuklu bir aileye bakıyor.

1. Üç çocuklu bir aileye bakıyor.

6. Bir iş birinden beklenmek

Örnek:

1. Evin bütün işleri bana bakıyor.

1. Evin bütün işleri bana bakıyor.

7. Hastayı muayene etmek

8. Tedavi etmek için ilgilenmek

9. Yoklamak, incelemek, denemek

Örnek:

1. Git bak bakalım, evdeler mi? Şu hesaba sen de bak. Yemeğin tadına bakar mısınız?

1. Git bak bakalım, evdeler mi? Şu hesaba sen de bak. Yemeğin tadına bakar mısınız?

10. Bir işi yapmak, bir işi yapmakla görevli olmak

Örnek:

1. Pasaport işine polis bakar.

1. Pasaport işine polis bakar.

11. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , İlgilenmek

Örnek:

1. Baktılar, ettiler, ilaç, tedavi, faydası olmadı.

1. Baktılar, ettiler, ilaç, tedavi, faydası olmadı.

12. Uğraşmak, meşgul olmak

Örnek:

1. Çocuğum, sen derslerine bak.

1. Çocuğum, sen derslerine bak.

13. Yapılabilmesi bir şeye bağlı bulunmak

Örnek:

1. Bu iş beş bin liraya bakar.

1. Bu iş beş bin liraya bakar.

14. Gözetmek, korumak

15. Renklerde benzemek, andırmak

Örnek:

1. Bu kumaşın rengi yeşile bakıyor.

1. Bu kumaşın rengi yeşile bakıyor.

16. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Anlamak, farkına varmak

Örnek:

1. Bazı akşamlar bakarım Halil savuşur, nereye gittiğini de kimseye söylemez.

1. Bazı akşamlar bakarım Halil savuşur, nereye gittiğini de kimseye söylemez.

17. Başka bir şeyle ilgilenmeyip elindeki veya önündeki işle uğraşır olmak

Örnek:

1. Yemeğini yemene bak! Vaktini boş geçirmemeye bak!

1. Yemeğini yemene bak! Vaktini boş geçirmemeye bak!


bakmakla usta olunsa köpekler kasap olurdu
Anlamı:

1. `yapmadan yalnızca nasıl yapıldığına bakarak hiçbir şey öğrenilemez` anlamında kullanılan bir söz


bakraç
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çoğunlukla bakırdan yapılan küçük kova

Örnek:

1. Kuyu bakracı.

1. Kuyu bakracı.

2. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Bu kovanın alabildiği miktarda olan

Örnek:

1. Yüzleri, kafalarından aşağı birkaç bakraç su akıtılmış gibi sırılsıklamdı terden.

1. Yüzleri, kafalarından aşağı birkaç bakraç su akıtılmış gibi sırılsıklamdı terden.


baks
Anlamı:

1. isim , isim , denizcilik , denizcilik , isim , isim , denizcilik , denizcilik , Gemiye hayvan yüklerken kullanılan sandık


Lisan : İngilizce box

baksana! (veya baksanıza!)
Anlamı:

1. teklifsiz konuşmada , teklifsiz konuşmada , teklifsiz konuşmada , teklifsiz konuşmada , bir seslenme sözü

2. dikkat çekme sözü

Örnek:

1. Akşam oluyor, baksana hava karardı.

1. Akşam oluyor, baksana hava karardı.


bakteri

İlgili Kelimeler:

bakterikıran, bakteri plağı

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Toprakta, suda, canlılarda bulunan, çürüme, mayalanma veya hastalıklara yol açan, küresel, silindirimsi, kıvrık biçimli olan, bölünerek çoğalan, klorofilsiz, tek hücreli canlı


Lisan : Fransızca bactérie

bakteri plağı
Anlamı:

1. isim , isim , tıp , tıp , isim , isim , tıp , tıp , Üzerinde bakteri bulunduran diş plağı


bakteridi
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Şarbon hücresi gibi hareketsiz bakteri


Lisan : Fransızca bactéridie

bakterigiller
Anlamı:

1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Bakteri türlerini içine alan familya


bakterikıran
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Canlıların vücudunda veya laboratuvar deneylerinde bakterileri fiziksel, kimyasal etkiyle öldüren (etken), bakterisit


Telaffuz : bakteri'kıran

bakterisit
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Bakterikıran


Lisan : Fransızca bactéricide

bakteriyel
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , tıp , tıp , sıfat , sıfat , tıp , tıp , Bakterilerle ilgili


Lisan : Fransızca bactériel

bakteriyolog
Anlamı:

1. isim , isim , tıp , tıp , isim , isim , tıp , tıp , Bakteriyoloji alanında çalışan kimse


Lisan : Fransızca bactériologue

Telaffuz : l ince okunur

bakteriyoloji
Anlamı:

1. isim , isim , tıp , tıp , isim , isim , tıp , tıp , Bakterilerin ve genellikle mikropların biçimlerini, niteliklerini inceleyen bilim


Lisan : Fransızca bactériologie

Telaffuz : l ince okunur

bakteriyolojik
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , tıp , tıp , sıfat , sıfat , tıp , tıp , Bakteri bilimi ile ilgili


Lisan : Fransızca bactériologique

Telaffuz : l ince okunur

bakteriyoskopi
Anlamı:

1. isim , isim , tıp , tıp , isim , isim , tıp , tıp , Bakterilerin mikroskopla incelenmesi işlemi


Lisan : Fransızca bactérioscopie

baktıkça alır
Anlamı:

1. `güzelliği birdenbire göze çarpmaz` anlamında kullanılan bir söz


baktın kar havası, eve gel kör olası
Anlamı:

1. `tehlikeli bir durum belirmeye başlayınca ondan uzaklaşmanın çaresine bakılmalıdır` anlamında kullanılan bir söz


baktırabilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Baktırabilmek işi


baktırabilmek fiil
Anlamı:

1. -e , -e , -i , -i , -e , -e , -i , -i , Baktırma ihtimali veya imkânı bulunmak

2. Baktırma becerisi bulunmak


baktırma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Baktırmak işi


baktırmak fiil
Anlamı:

1. -e , -e , -i , -i , -e , -e , -i , -i , Bakmasına yol açmak, bakmasını sağlamak

Örnek:

1. Hastayı meşhur doktorlara baktırıyoruz.

1. Hastayı meşhur doktorlara baktırıyoruz.


baktırtma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Baktırtmak işi


baktırtmak fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Baktırma işini yaptırmak