Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
yağabilmek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Yağma ihtimali veya imkânı bulunmak


yağar
Anlamı:

1. isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , Yağmur

Örnek:

1. Yüce dağların yağarı / Eridi kalmadı karı

1. Yüce dağların yağarı / Eridi kalmadı karı


yağcı

İlgili Kelimeler:

gül yağcı

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Yağ çıkaran veya satan kimse

2. Makineleri yağlayan kimse

3. argo , argo , argo , argo , Dalkavuk


yağcılık

İlgili Kelimeler:

gül yağcılık

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Yağ çıkarma veya satma işi

2. Makineyi yağlama işi

3. argo , argo , argo , argo , Dalkavukluk

Örnek:

1. Tavlamak için konuşur, tezgâhçılık için konuşur, yağcılık için konuşur.

1. Tavlamak için konuşur, tezgâhçılık için konuşur, yağcılık için konuşur.


yağcılık etmek
Anlamı:

1. argo , argo , argo , argo , gereksiz biçimde övmek, dalkavukluk etmek


Ön Takı : (birine)

yağdanlık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Makineleri yağlamakta kullanılan, ince, uzun bir borusu olan yağ kabı

2. argo , argo , argo , argo , Dalkavuk


yağdırabilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Yağdırabilmek işi


yağdırabilmek fiil
Anlamı:

1. -e , -e , -i , -i , -e , -e , -i , -i , Yağdırma ihtimali veya imkânı bulunmak

2. Yağdırmaya gücü yetmek


yağdırılma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Yağdırılmak işi


yağdırılmak fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Yağdırma işi yapılmak


yağdırma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Yağdırmak işi


yağdırmak fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Yağmasını sağlamak

2. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Bir şeyi aralıksız ve ısrarlı bir biçimde yapmak

Örnek:

1. Turhan mütemadiyen babasına, amcasına mektuplar yağdırıyor.

1. Turhan mütemadiyen babasına, amcasına mektuplar yağdırıyor.

3. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Vermek, söylemek

Örnek:

1. Cemal Paşa, çılgın, Adana'ya, Afyon'a şiddetle emirler yağdırıyordu.

1. Cemal Paşa, çılgın, Adana'ya, Afyon'a şiddetle emirler yağdırıyordu.

4. -e , -e , nesnesiz , nesnesiz , mecaz , mecaz , -e , -e , nesnesiz , nesnesiz , mecaz , mecaz , Bol miktarda vermek, sağlamak

Örnek:

1. Bu fabrika piyasaya kumaş yağdırdı.

1. Bu fabrika piyasaya kumaş yağdırdı.

5. nesnesiz , nesnesiz , mecaz , mecaz , nesnesiz , nesnesiz , mecaz , mecaz , Çok sayıda ortaya koymak, sürmek

Örnek:

1. Çorbada tuzum bulunsun diyen para, eşya yağdırmıştı.

1. Çorbada tuzum bulunsun diyen para, eşya yağdırmıştı.


yağhane
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bitkisel ve hayvansal yağ elde edilen yer


Lisan : Türkçe yağ + Farsça ḫāne

Telaffuz : yağha:ne

yağı
Anlamı:

1. isim , isim , eskimiş , eskimiş , isim , isim , eskimiş , eskimiş , Düşman, hasım

Örnek:

1. Yağı basar, uğru çapar, tek başıma barınamam, ölürüm.

1. Yağı basar, uğru çapar, tek başıma barınamam, ölürüm.


yağılaşma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Yağılaşmak işi


yağılaşmak fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , -le , -le , nesnesiz , nesnesiz , -le , -le , Düşman olarak karşı karşıya gelmek, savaşa tutuşmak


yağılık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Düşmanlık


yağıltı
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Derideki yağ ve ter bezleri tarafından salgılanan, lifleri bir kılıf gibi sararak dış tesirlerden koruyan madde


yağımsı
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Yağsı


yağıp gürlemek
Anlamı:

1. birine çok sinirlenmek

Örnek:

1. Ne diyor, arkamdan yağıp gürlüyor mu?

1. Ne diyor, arkamdan yağıp gürlüyor mu?


yağır
Anlamı:

1. isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , Sırt, arka, iki kürek arası

2. Atın omuzları arasındaki yer

3. Çoğunlukla bu yerde eyer ve semerin açtığı yara

4. Kel


yağış

İlgili Kelimeler:

yağış düzeni, yağış göstergesi, yağış haritası, yağışölçer, konvansiyonel yağış

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Yağma işi

2. Havadaki su buharının yoğunlaşma sonunda sıvı veya katı durumda yere düşmesi, ağış karşıtı

3. Yağan yağmur veya kar miktarı

4. Yağmur


yağış düzeni
Anlamı:

1. isim , isim , coğrafya , coğrafya , isim , isim , coğrafya , coğrafya , Yıllık ortalama yağış tutarının aylara veya mevsimlere dağılışı


yağış göstergesi
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Yağış durumunu ölçen ve gösteren alet


yağış haritası
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bölgelere göre yağış yoğunluğunu ve türünü gösteren harita