Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
bakılmak fiil
Anlamı:

1. -e , -e , nesnesiz , nesnesiz , -e , -e , nesnesiz , nesnesiz , Bakma işine konu olmak veya bakma işi yapılmak

Örnek:

1. Uzaktan bakıldığında, asabi ve çirkin bir cadıyı andırıyordu.

1. Uzaktan bakıldığında, asabi ve çirkin bir cadıyı andırıyordu.


bakılsa
Anlamı:

1. işin gerçeği, aslında

Örnek:

1. Şakiler odanın içinde potinlerinin uçlarına basarak geziniyor idiyse de bakılsa bu ihtiyata hacet bile yoktu.

1. Şakiler odanın içinde potinlerinin uçlarına basarak geziniyor idiyse de bakılsa bu ihtiyata hacet bile yoktu.


bakım

İlgili Kelimeler:

bakımevi, bakım yurdu, tam bakım, yoğun bakım

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bakma işi

2. Bir şeyin iyi gelişmesi, iyi bir durumda kalması için verilen emek

Örnek:

1. Bahçe bakım ister.

1. Bahçe bakım ister.

3. Birinin beslenme, giyinme vb. gereksinimlerini üstlenme ve sağlama işi


bakım yapmak
Anlamı:

1. araç ve gereçlerin düzenli çalışması için onarımını yapmak


bakım yurdu
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Düşkünlerevi


bakımcı
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bakım işini yapan kimse


bakımcılık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bakımcının yaptığı iş


bakımdan
Anlamı:

1. zarf , zarf , zarf , zarf , Yönden, açıdan

Örnek:

1. Eğer bana sorarsanız bu kâfirlere sığınmanızı hiçbir bakımdan uygun bulmam.

1. Eğer bana sorarsanız bu kâfirlere sığınmanızı hiçbir bakımdan uygun bulmam.


bakımevi
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bakıma gereksinimi olan kimselerin bakıldıkları, barındıkları kuruluş

2. Kurum ve kuruluşlarda motorlu araçların onarıldığı ve korunduğu yer veya birim

3. Belirli noktalarda özellikle kar mücadelesinde kullanılan araç ve gereçlerin barındırıldığı bina

4. askerlik , askerlik , askerlik , askerlik , Kademe


Telaffuz : bakı'mevi

bakımından
Anlamı:

1. zarf , zarf , zarf , zarf , Bakış veya görüş açısı yönünden, değerlendirme açısından

Örnek:

1. Mamafih, bütün şiirimde şekil bakımından bir çeşit barok hâlâ hükmünü sürdürüyordu.

1. Mamafih, bütün şiirimde şekil bakımından bir çeşit barok hâlâ hükmünü sürdürüyordu.

2. -e göre

Örnek:

1. Çeviri üzerine okuduğum yazıları -okumadıklarım da öyleymiş gibi geliyor bana- yazılma nedenleri bakımından iki büyük öbekte toplayabilirim.

1. Çeviri üzerine okuduğum yazıları -okumadıklarım da öyleymiş gibi geliyor bana- yazılma nedenleri bakımından iki büyük öbekte toplayabilirim.


bakımlı

İlgili Kelimeler:

bakımlı erkek

Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , İyi bakılmış, üzerinde iyi çalışılmış

Örnek:

1. Avludan atlar geçmeye başladı. Hepsi besili ve bakımlı idi.

1. Avludan atlar geçmeye başladı. Hepsi besili ve bakımlı idi.


bakımlı erkek
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Görünüşe, giyimine kuşamına özen gösteren erkek, metroseksüel


bakımlık
Anlamı:

1. isim , isim , sinema , sinema , televizyon , televizyon , isim , isim , sinema , sinema , televizyon , televizyon , Filmin kartpostal büyüklüğünde cam bir perde üzerinde görünmesini sağlayan cihaz


bakımlılık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bakımlı olma durumu


bakımsız
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Özen gösterilmemiş, bakılmamış

Örnek:

1. Çocuk, kılıksız ve bakımsız.

1. Çocuk, kılıksız ve bakımsız.


bakımsızlık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bakımsız olma, terk edilme, yüzüstü bırakılma durumu

Örnek:

1. Bakımsızlıklarla göçüp gitmiş bir cihan / Mevsimler soğumuş, sular azalmış

1. Bakımsızlıklarla göçüp gitmiş bir cihan / Mevsimler soğumuş, sular azalmış


bakınabilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bakınabilmek işi


bakınabilmek fiil
Anlamı:

1. -e , -e , nesnesiz , nesnesiz , -e , -e , nesnesiz , nesnesiz , Bakınma ihtimali veya imkânı bulunmak

2. Bakınma becerisi bulunmak


bakıncak
Anlamı:

1. isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , Nişangâh


bakındı
Anlamı:

1. ünlem , ünlem , halk ağzında , halk ağzında , ünlem , ünlem , halk ağzında , halk ağzında , `Bak hele, olacak şey mi?` anlamlarında şaşma bildiren bir söz


Telaffuz : ba'kındı

bakınış
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bakınma işi


bakınma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bakınmak işi


bakınmak fiil
Anlamı:

1. -e , -e , nesnesiz , nesnesiz , -e , -e , nesnesiz , nesnesiz , Çevreye göz gezdirmek, araştırmak

Örnek:

1. Etrafına bakındı fotoğrafçıları çağırmak için.

1. Etrafına bakındı fotoğrafçıları çağırmak için.

2. halk ağzında , halk ağzında , halk ağzında , halk ağzında , Muayene olmak


bakıntı
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Temel gereksinimleri karşılama

Örnek:

1. Üç yaşına kadar valideler çocuklarına pek az bir şey öğretebilecek veyahut hemen hiçbir şey öğretemeyecek, yalnız bir bakıntıdan ibaret bulunan hizmetlerinde bile...

1. Üç yaşına kadar valideler çocuklarına pek az bir şey öğretebilecek veyahut hemen hiçbir şey öğretemeyecek, yalnız bir bakıntıdan ibaret bulunan hizmetlerinde bile...


bakir
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Cinsel ilişkide bulunmamış (erkek)

2. El değmemiş, kullanılmamış

3. İşlenmemiş (toprak)

4. Eskimemiş, yıpranmamış, yeni


Lisan : Arapça bākir

Telaffuz : ba:kir