92406 kayıt bulundu.
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Bahtı kötü olan, mutsuz, talihsiz, kadersiz, kötü talihli, bibaht
1. Galiba bu, o bahtsız annenin en büyük kahrı oldu ve oğluna özlemini sayıklayarak öldü gitti.
1. Galiba bu, o bahtsız annenin en büyük kahrı oldu ve oğluna özlemini sayıklayarak öldü gitti.
1. zarf , zarf , zarf , zarf , Bahtsız bir biçimde, bahtsızcasına
Telaffuz : bahtsı'zca
1. `talihsizin işleri ters gider, bağına yağmur yerine taş veya dolu yağar` anlamında kullanılan bir söz
1. isim , isim , isim , isim , Bahtsız olma durumu, mutsuzluk
1. İnananların bahtsızlıkları, inanmayanların bahtsızlıkları yanında hakiki bir saadet.
1. İnananların bahtsızlıkları, inanmayanların bahtsızlıkları yanında hakiki bir saadet.
1. zarf , zarf , eskimiş , eskimiş , zarf , zarf , eskimiş , eskimiş , Özellikle
1. Köşk geniş, ben kalabalığı severim, bahusus etrafımda sizin gibi gençler olursa büsbütün içim açılır.
1. Köşk geniş, ben kalabalığı severim, bahusus etrafımda sizin gibi gençler olursa büsbütün içim açılır.
Lisan : Farsça bā + Arapça ḫuṣūṣ
Telaffuz : ba:husus
1. şaşma bildiren bir söz
1. Bak bak, neler olmuş da haberimiz yok!
1. Bak bak, neler olmuş da haberimiz yok!
1. işte
1. Bak, bu söylediğin doğru!
1. Bak, bu söylediğin doğru!
2. şaşma anlatan bir söz
1. Bak şu işe!
1. Bak şu işe!
3. küçümseme bildiren bir söz
1. Adamın aklına bak!
1. Adamın aklına bak!
1. isim , isim , isim , isim , Bakabilmek işi
1. Olaylara yüksekten bakabilme gücüdür kültür.
1. Olaylara yüksekten bakabilme gücüdür kültür.
1. -e , -e , nesnesiz , nesnesiz , -e , -e , nesnesiz , nesnesiz , Bakma ihtimali veya imkânı bulunmak
1. Olaya dışarıdan bakabilseydin gerçeği hemen görürdün.
1. Olaya dışarıdan bakabilseydin gerçeği hemen görürdün.
2. Bakma becerisi bulunmak
1. -e , -e , nesnesiz , nesnesiz , -e , -e , nesnesiz , nesnesiz , Bakma işini sürdürmek
Telaffuz : baka'durmak
1. -e , -e , nesnesiz , nesnesiz , -e , -e , nesnesiz , nesnesiz , Şaşkınlığa uğrayıp ne yapacağını bilmez durumda kalmak
1. Bakakalırım giden geminin ardından / Atamam kendimi denize, dünya güzel / Serde erkeklik var, ağlayamam
1. Bakakalırım giden geminin ardından / Atamam kendimi denize, dünya güzel / Serde erkeklik var, ağlayamam
Telaffuz : baka'kalmak
1. içinde yer aldığı cümlenin güvensizlik, kuşku, merak, uyarma vb. anlamlarını pekiştiren bir söz
1. Kim olduğumu anlasın bakalım!
1. Kim olduğumu anlasın bakalım!
1. isim , isim , kimya , kimya , isim , isim , kimya , kimya , Formaldehit ile bir fenolün yoğunlaşması sonucu elde edilen yapay reçine
Lisan : Bakélite tescilli marka adından
1. isim , isim , eğitim bilimi , eğitim bilimi , isim , isim , eğitim bilimi , eğitim bilimi , Üniversitelere girebilmek için lise öğreniminden sonra verilen olgunluk sınavı
Lisan : Fransızca baccalauréat
Telaffuz : bakalo'rya, l ince okunur
1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Baklagillerden, odunundan kırmızı boya çıkarılan bir ağaç (Haematoxylon campechianum)
Lisan : Arapça baḳḳam
Bakanlar Kurulu, başbakan, devlet bakanı
1. isim , isim , isim , isim , Hükûmet işlerinden birini yönetmek için, genellikle milletvekilleri arasından, başbakan tarafından seçilerek cumhurbaşkanınca onaylandıktan sonra işbaşına getirilen yetkili, vekil, icra vekili, nazır
1. O sadece iyi bir bayındırlık bakanıdır.
1. O sadece iyi bir bayındırlık bakanıdır.