Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
vasıtalı

İlgili Kelimeler:

vasıtalı vergi

Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Araçlı

2. Dolaylı

Örnek:

1. Vasıtalı vergi.

1. Vasıtalı vergi.


vasıtalı vergi
Anlamı:

1. isim , isim , hukuk , hukuk , isim , isim , hukuk , hukuk , Vergi yükü, vergiyi verenden başka biri aracılığıyla oluşan vergi


vasıtalık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Aracılık

Örnek:

1. Ortalıkta utanmak, arlanmak kalmadığını, kızlara, kadınlara dairelerindeki müdürün vasıtalık ettiklerini söylüyordu.

1. Ortalıkta utanmak, arlanmak kalmadığını, kızlara, kadınlara dairelerindeki müdürün vasıtalık ettiklerini söylüyordu.


vasıtasıyla
Anlamı:

1. zarf , zarf , zarf , zarf , Aracılığıyla

Örnek:

1. Bana, basın kartım vasıtasıyla birinci mevki bir bilet alındı.

1. Bana, basın kartım vasıtasıyla birinci mevki bir bilet alındı.


Telaffuz : vasıtası'yla

vasıtasız

İlgili Kelimeler:

vasıtasız vergi

Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Araçsız

Örnek:

1. Silahsızdık, vasıtasızdık, tarafsızdık fakat sırf ümitli idik.

1. Silahsızdık, vasıtasızdık, tarafsızdık fakat sırf ümitli idik.

2. zarf , zarf , zarf , zarf , Doğrudan


vasıtasız vergi
Anlamı:

1. isim , isim , hukuk , hukuk , isim , isim , hukuk , hukuk , Vergi mükellefi önceden bilinen vergi


vasıtasızlık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Vasıtasız olma durumu

Örnek:

1. Anadolu, yaradılış günlerinin ilk çağlarındaki yolsuzluk, haraplık ve vasıtasızlık içindeydi.

1. Anadolu, yaradılış günlerinin ilk çağlarındaki yolsuzluk, haraplık ve vasıtasızlık içindeydi.


vasiyet

İlgili Kelimeler:

vasiyetname

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bir kimsenin ölümünden sonra yapılmasını istediği şey

Örnek:

1. Şimdiki hür Türkiye halkının yarınki hür Türkiye halkına vasiyeti işte budur.

1. Şimdiki hür Türkiye halkının yarınki hür Türkiye halkına vasiyeti işte budur.

2. Vasiyetname

Örnek:

1. Dayım ölmeden önce bir vasiyet hazırlamış, kasabadaki evi, tarladaki birkaç dönüm toprağı Zöhre'ye bırakmış.

1. Dayım ölmeden önce bir vasiyet hazırlamış, kasabadaki evi, tarladaki birkaç dönüm toprağı Zöhre'ye bırakmış.


Lisan : Arapça vaṣiyyet

vasiyet etmek
Anlamı:

1. öldükten sonra herhangi bir şeyin yapılmasını istemek


vasiyetname
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bir kimsenin vasiyetini yazmış olduğu belge, vasiyet

Örnek:

1. Türk Dil Kurumu ile Türk Tarih Kurumu için Atatürk'ün vasiyetnamesinde belirtilen mali menfaatler saklı olup kendilerine tahsis edilir.

1. Türk Dil Kurumu ile Türk Tarih Kurumu için Atatürk'ün vasiyetnamesinde belirtilen mali menfaatler saklı olup kendilerine tahsis edilir.


Lisan : Arapça vaṣiyyet + Farsça nāme

Telaffuz : vasiyetna:me

vasl
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kavuşma, ulaşma

2. Birleşme

3. edebiyat , edebiyat , edebiyat , edebiyat , Ulama


Lisan : Arapça vaṣl

vat

İlgili Kelimeler:

vatsaat

Anlamı:

1. isim , isim , fizik , fizik , isim , isim , fizik , fizik , Saniyede bir jullük iş yapan bir motorun güç birimi


Lisan : İngilizce watt

vatan

İlgili Kelimeler:

vatan borcu, vatan haini, vatansever, ana vatan

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Yurt

Örnek:

1. Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın / Bir vatan kalbinin attığı yerdir

1. Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın / Bir vatan kalbinin attığı yerdir


Lisan : Arapça vaṭan

vatan borcu
Anlamı:

1. isim , isim , mecaz , mecaz , isim , isim , mecaz , mecaz , Askerlik

Örnek:

1. Mektubunda diyorsun ki gel gayri / Vatan borcu biter bitmez ordayım

1. Mektubunda diyorsun ki gel gayri / Vatan borcu biter bitmez ordayım


vatan haini
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Vatanın yüksek çıkarlarını hiçe sayarak onun aleyhinde iş gören kimse


vatan hainliği
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Vatan haini olma durumu


vatan tutmak
Anlamı:

1. yurt edinmek

Örnek:

1. Vatan tutup bu yerlerde kalınmaz / İlleri var bizim ile benzemez

1. Vatan tutup bu yerlerde kalınmaz / İlleri var bizim ile benzemez


vatandaş

İlgili Kelimeler:

çifte vatandaş

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Yurttaş

Örnek:

1. Vatanın her karış toprağı, vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz.

1. Vatanın her karış toprağı, vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz.


vatandaşlık

İlgili Kelimeler:

çifte vatandaşlık

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Yurttaşlık

Örnek:

1. Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür.

1. Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür.


vatandaşlıktan çıkarılmak
Anlamı:

1. yurttaşlık hakları elinden alınmak

Örnek:

1. Hiçbir Türk, vatana bağlılıkla bağdaşmayan bir eylemde bulunmadıkça vatandaşlıktan çıkarılamaz.

1. Hiçbir Türk, vatana bağlılıkla bağdaşmayan bir eylemde bulunmadıkça vatandaşlıktan çıkarılamaz.


vatani

İlgili Kelimeler:

vatani görev, vatani vazife

Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Yurtsal

Örnek:

1. Hepimizin el birliğiyle ve samimiyetle çalışmamız vatani bir vazifedir.

1. Hepimizin el birliğiyle ve samimiyetle çalışmamız vatani bir vazifedir.


Lisan : Arapça vaṭanī

Telaffuz : vatani:

vatani görev
Anlamı:

1. isim , isim , askerlik , askerlik , isim , isim , askerlik , askerlik , Askerlik hizmeti, vatani vazife


vatani vazife
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Vatani görev


vatanlaştırma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Vatanlaştırmak işi


vatanlaştırmak fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Vatan durumuna getirmek

Örnek:

1. Bu kıtaları ne sömürgeleştirmiş ne de vatanlaştırmıştık.

1. Bu kıtaları ne sömürgeleştirmiş ne de vatanlaştırmıştık.