92406 kayıt bulundu.
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Bahanesi olmayan
2. zarf , zarf , zarf , zarf , Bahanesi olmadan
1. Kapıdan çıkmak üzere olan İclâl geriye dönerek bahanesiz durmuştu.
1. Kapıdan çıkmak üzere olan İclâl geriye dönerek bahanesiz durmuştu.
yenibahar
1. isim , isim , isim , isim , Baharat
Lisan : Arapça bahār
Telaffuz : baha:rı
bahar bayramı, bahar dönemi, bahar nezlesi, erken bahar, evvel bahar, gülbahar, ikinci bahar, ilkbahar, nevbahar, sonbahar
1. isim , isim , gök bilimi , gök bilimi , isim , isim , gök bilimi , gök bilimi , İlkbahar
1. Biz çiçeği bahardan bahara görürüz.
1. Biz çiçeği bahardan bahara görürüz.
2. Bu mevsimde ağaçlarda açan çiçekler ve yapraklar
3. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Gençlik dönemi
Lisan : Farsça bahār
Telaffuz : baha:rı
1. isim , isim , isim , isim , Genellikle mayıs ayının ilk günlerinde kutlanan bayram
1. Bir bahar bayramının ikinci, üçüncü günleri, abla kardeş kokusunu kim bilir kaçıncı defa alıyordu.
1. Bir bahar bayramının ikinci, üçüncü günleri, abla kardeş kokusunu kim bilir kaçıncı defa alıyordu.
1. isim , isim , isim , isim , Yılın kıştan sonra gelen ilk ayları
2. Eğitim ve öğretimde ikinci yarıyıl
1. isim , isim , isim , isim , Yiyecek ve içeceklere hoş koku ve tat vermek için kullanılan tarçın, karanfil, zencefil, karabiber vb. maddeler, bahar (II)
1. Alttan alta, keskin bir baharat kokusu hissediliyor.
1. Alttan alta, keskin bir baharat kokusu hissediliyor.
Lisan : Arapça bahārāt
1. -i , -i , -i , -i , Baharat ile süslemek, lezzetlendirmek, baharat ekmek
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , İçinde karabiber, karanfil, tarçın vb. maddeler bulunan, baharlı
1. Dumanlı dumanlı, sıcak sıcak, baharatlı köfteler...
1. Dumanlı dumanlı, sıcak sıcak, baharatlı köfteler...
1. isim , isim , isim , isim , Baharatçı
1. Yağ, peynir satanlar, baharcılar, inci boncuk, koku satanlar sokaklara salaşlar kurar, sıra sıra dizilirler.
1. Yağ, peynir satanlar, baharcılar, inci boncuk, koku satanlar sokaklara salaşlar kurar, sıra sıra dizilirler.
1. alay yollu , alay yollu , alay yollu , alay yollu , gençliğin verdiği coşkuyla gereksiz veya aşırı davranışta bulunmak
1. isim , isim , isim , isim , Divan edebiyatında, bahar tasviri ile başlayan kaside
Lisan : Farsça bahār + Arapça -iyye
Telaffuz : baha:riye
bahçe domatesi, bahçe katı, bahçe kekiği, bahçe makası, bahçe nanesi, arkabahçe, asma bahçe, bağ bahçe, aile bahçesi, botanik bahçesi, çay bahçesi, çiçek bahçesi, çocuk bahçesi, hayvanat bahçesi, limon bahçesi, meyve bahçesi, nebatat bahçesi, portakal bahçesi
1. isim , isim , isim , isim , Sebze, meyve, çiçek veya ağaç yetiştirilen yer
1. Alevi ve bağrışmaları gören kadın erkek herkes evimizin bahçesine doldu.
1. Alevi ve bağrışmaları gören kadın erkek herkes evimizin bahçesine doldu.
Lisan : Farsça bāġçe
1. isim , isim , isim , isim , Osmaniye iline bağlı ilçelerden biri
Özel: Evet
Telaffuz : ba'hçe
1. isim , isim , isim , isim , Tarla ve bahçelerde yapay gübre kullanmadan doğal olarak yetiştirilen bir tür domates
1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Bahçelerde özel yöntemlerle yetiştirilen kekik
1. isim , isim , isim , isim , Çeşitli ot ve bitkileri düzgün kesmek ve budamak amacıyla yapılan bir makas türü