Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
bağlı kredi
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kredi açan ülkeden mal veya hizmet satın alınması şartı ile sağlanan kredi


bağlı olmak
Anlamı:

1. tabi bulunmak

Örnek:

1. Bağlı olduğu alay üç günlük bir dağ yürüyüşüne çıkmış.

1. Bağlı olduğu alay üç günlük bir dağ yürüyüşüne çıkmış.

2. tutulmak, tutkun olmak

Örnek:

1. İhtiyarın Arslan Bey'e bu kadar bağlı olması, Giray'ı sık sık bir tarafa itmesi canını sıkıyordu.

1. İhtiyarın Arslan Bey'e bu kadar bağlı olması, Giray'ı sık sık bir tarafa itmesi canını sıkıyordu.


bağlı su
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Ağaçta hücre zarının emdiği ve taşıdığı su


bağlık

İlgili Kelimeler:

bağlık bahçelik

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bağ yeri, üzüm bağları çok olan yer


bağlık bahçelik
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Bağı, bahçesi çok olan


bağlılaşık
Anlamı:

1. isim , isim , felsefe , felsefe , isim , isim , felsefe , felsefe , Biri ötekine bağlı olarak var olan, biri olmadan öteki düşünülemeyen iki şeyin bu ilişki yönünden durumu


bağlılaşma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bağlılaşmak işi


bağlılaşmak fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , İki şey arasında karşılıklı bağıntı olmak veya bağlılık kurmak


bağlılık

İlgili Kelimeler:

başı bağlılık, gözü bağlılık

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bağlı olma durumu, merbutiyet

Örnek:

1. Babama olan bağlılığımdan ziyade, anneme duyduğum kızgınlıktan yaptım bunu.

1. Babama olan bağlılığımdan ziyade, anneme duyduğum kızgınlıktan yaptım bunu.

2. Birine karşı, sevgi, saygı ile yakınlık duyma ve gösterme, sadakat

3. biyoloji , biyoloji , biyoloji , biyoloji , Bağlılaşım


bağnaz
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Bir düşünceye, bir inanışa aşırı ölçüde bağlanıp ondan başka bir düşünce ve inanışı kabul etmeyen, mutaassıp, fanatik


bağnazca
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Bağnaza yakışır bir biçimde olan


bağnazlaşma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bağnazlaşmak durumu


bağnazlaşmak fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Bağnaz duruma gelmek


bağnazlaştırılma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bağnazlaştırılmak işi


bağnazlaştırılmak fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Bağnazlaşması sağlanmak


bağnazlaştırma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bağnazlaştırmak işi


bağnazlaştırmak fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Bağnazlaşmasına yol açmak


bağnazlık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bir kimseye veya bir şeye aşırı düşkünlük ve tutkuyla bağlılık, bağnazca davranış, taassup, mutaassıplık, fanatiklik, fanatizm


bağrı kara
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , mecaz , mecaz , sıfat , sıfat , mecaz , mecaz , Bağrı yanık


bağrı yanık
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , mecaz , mecaz , sıfat , sıfat , mecaz , mecaz , Çok dert, acı, sıkıntı çekmiş, bağrı kara

Örnek:

1. Nice kahramanlar nice sultanlar / Gelmiş gitmiş bağrı yanık ozanlar

1. Nice kahramanlar nice sultanlar / Gelmiş gitmiş bağrı yanık ozanlar


bağrı yanıklık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bağrı yanık olma durumu


bağrı yanmak
Anlamı:

1. üzüntü çekmek, çok acı duymak

Örnek:

1. En büyüğünü kaybeden halk sanatkârının birkaç mısrası ile türkü bize bağrı yanan Anadolu'nun feryadını getirecek.

1. En büyüğünü kaybeden halk sanatkârının birkaç mısrası ile türkü bize bağrı yanan Anadolu'nun feryadını getirecek.

2. çok susamış olmak


bağrı yufka
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , mecaz , mecaz , sıfat , sıfat , mecaz , mecaz , Yufka yürekli


bağrıkara
Anlamı:

1. isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , Bir tür iskete kuşu (Saxicola torquata)


Telaffuz : bağrı'kara

bağrılma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bağrılmak işi