Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
bahçe nanesi
Anlamı:

1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Bahçelerde yetiştirilen bir tür nane


bahçeci
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çiçek, ağaç ve sebze yetiştirme işiyle uğraşan kimse


bahçecilik
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bahçecinin yaptığı iş


bahçeli
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Bahçesi olan

Örnek:

1. Birkaç aydan sonra hayatımız boyunca yaşadığımız en büyük bahçeli evden çıktık.

1. Birkaç aydan sonra hayatımız boyunca yaşadığımız en büyük bahçeli evden çıktık.


Bahçelievler
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , İstanbul iline bağlı ilçelerden biri


Özel: Evet

Telaffuz : bahçeli'evler

bahçelik

İlgili Kelimeler:

bağlık bahçelik

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bağları, bahçeleri olan yer

2. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Bahçe özelliği taşıyan


bahçelikli
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Bağı, bahçesi olan

Örnek:

1. Tren yoluna bakan, iki yanı bahçelikli, köşklü bu ara sokak unutulur gibi değil.

1. Tren yoluna bakan, iki yanı bahçelikli, köşklü bu ara sokak unutulur gibi değil.


bahçemsi
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Bahçeyi andıran, bahçeye benzeyen, bahçe gibi

Örnek:

1. Sokak tozlu durumundan, süprüntüden kurtulup serin, renkli, bahçemsi bir durum aldı.

1. Sokak tozlu durumundan, süprüntüden kurtulup serin, renkli, bahçemsi bir durum aldı.


Bahçesaray
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Van iline bağlı ilçelerden biri


Özel: Evet

Telaffuz : bahçe'saray

bahçesiz
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Bahçesi olmayan


bahçesizlik
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bahçesiz olma durumu


bahçıvan

İlgili Kelimeler:

bahçıvan çorbası, bahçıvan kebabı

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bir bahçenin düzenlenmesi ve bakımıyla görevli kimse

Örnek:

1. Çalıştık bahçıvanla sabah akşam baş başa / Bu üç gülü büyüttük üç yiğit arkadaşa

1. Çalıştık bahçıvanla sabah akşam baş başa / Bu üç gülü büyüttük üç yiğit arkadaşa

2. Geçimini bahçe ürünlerini yetiştirip satmakla sağlayan kimse


Lisan : Farsça bāġçevān

bahçıvan çorbası
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kaynayan et suyuna pirinç, havuç, ıspanak, patates ve kereviz eklenmesi ile hazırlanan bir yemek türü


bahçıvan kebabı
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Küçük parçalar hâlinde kuzu eti, havuç, patates, bezelye kullanılarak hazırlanan bir yemek türü


bahçıvanlı
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Bahçıvanı bulunan

Örnek:

1. Bahçıvanlı köşk.

1. Bahçıvanlı köşk.


bahçıvanlık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bahçıvanın yaptığı iş

Örnek:

1. Her zaman bahçıvanlıkla uğraşan bir ihtiyar adam.

1. Her zaman bahçıvanlıkla uğraşan bir ihtiyar adam.


bahçıvansız
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Bahçıvanı olmayan


bahçıvansızlık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bahçıvansız olma durumu


bahir

İlgili Kelimeler:

tahtelbahir

Anlamı:

1. isim , isim , eskimiş , eskimiş , isim , isim , eskimiş , eskimiş , Deniz

Örnek:

1. Ben o yârin çölünde kum / Bahrinde su, elinde mum

1. Ben o yârin çölünde kum / Bahrinde su, elinde mum

2. Mevlidin bölümlerinden her biri

3. edebiyat , edebiyat , edebiyat , edebiyat , Aruzdaki vezin takımlarından her biri


Lisan : Arapça baḥr

bahis

İlgili Kelimeler:

bahis konusu, bahis mevzusu, bahsetmek, çifte bahis, ikili bahis, mevzubahis, müşterek bahis, tabela bahis, üçlü bahis

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Üzerinde konuşulan şey, konu

Örnek:

1. Bu bahisleri bırakalım artık.

1. Bu bahisleri bırakalım artık.

2. Görüşünde veya iddiasında haklı çıkacak tarafa bir şey verilmesini kabul eden sözlü anlaşma

3. eskimiş , eskimiş , eskimiş , eskimiş , Bir kitabın bölümlerinden her biri

Örnek:

1. Burada da her bahsin sonunda yazdığı gibi uzun uzadıya incelemelerde bulunuyor.

1. Burada da her bahsin sonunda yazdığı gibi uzun uzadıya incelemelerde bulunuyor.


Lisan : Arapça baḥs̱

bahis açmak
Anlamı:

1. belli bir konuda konuşmaya başlamak

Örnek:

1. Senden bahis açılmadıkça susmak isterim.

1. Senden bahis açılmadıkça susmak isterim.


bahis konusu
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Söz konusu

Örnek:

1. Ablamın dediğine göre bunların biriyle evlenmem bahis konusuymuş.

1. Ablamın dediğine göre bunların biriyle evlenmem bahis konusuymuş.


bahis konusu olmak
Anlamı:

1. söz konusu olmak


bahis mevzusu
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Söz konusu


bahis mevzusu olmak
Anlamı:

1. söz konusu olmak

Örnek:

1. Zeynep bahis mevzusu olduğu zaman hayatın, istikbalin ne kıymeti vardı ki...

1. Zeynep bahis mevzusu olduğu zaman hayatın, istikbalin ne kıymeti vardı ki...